WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Davacı kadının kusuru bulunmamış olsa da davadan sonra fiilen bir başka erkekle yaşama olayı gerçekleştiğine göre, tedbir (TMK m. 169) ve yoksulluk nafakası alamaz (TMK md. 175 ve 176). Öyleyse davacı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi yanlış olmuştur. 3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir....

Davacı erkeğin açmış olduğu boşanma davası sonucunda davalı kadının değişik zamanlarda farklı kişilere başka birini sevdiğini, davacıyı sevmediğini, davacı ile zorla evlendirildiğini söylediği, davacı erkeğin ise davalıya baskı uygulayıp götürüp babasının evine bıraktığı ve tarafların ayrı yaşadıkları belirtilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, yerel mahkemece verilen bu karar davalı kadın tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle temyiz edilmiştir. Yapılan temyiz incelemesi sonucunda dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı kadın tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı kadın tarafından 03.10.2012 tarihinde bağımsız tedbir nafakası davası (TMK md.197) açılmış, Ödemiş 1....

Dava, ayrı yaşamda haklılığa dayalı tedbir nafakası istemine ilişkindir . TMK.nun 197. maddesi uyarınca, ayrı yaşamda haklı olan eş diğerinden tedbir nafakası talebinde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği karı-koca birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.md.186/son). Nafaka takdirinde, tarafların ekonomik durumları tam ve sağlıklı araştırılıp, gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına ve TMK 4.md. vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmelidir. Somut olayda; mahkemece her ne kadar verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince delil listesi bildirilmediğinden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin 31.10.2014 tarihli celsesinde verilen iki haftalık kesin süre içerisinde, 07.11.2014 tarihinde davacı vekilince tanık listesinin dosyaya sunulduğu, sunulan tanık listesinde hakim havalesinin bulunduğu anlaşılmaktadır....

TMK.nun 197. maddesi uyarınca, ayrı yaşamda haklı olan eş diğerinden tedbir nafakası talebinde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği karı-koca birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.md.186/son). Nafaka takdirinde, tarafların ekonomik durumları tam ve sağlıklı araştırılıp, gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına ve TMK 4.md. vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmelidir. Tedbir nafakasının miktarı, davalı kocanın geliriyle orantılı olmak kaydıyla birlikte yaşadıkları zamanda eşine sağladığı geçim şartlarını ayrı yaşama hallerinde de sağlayacak oranda olması gerekir. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına, özellikle davalının gelir durumuna göre takdir edilen nafaka miktarı azdır....

Ancak eşlerin ekonomik güçlerinin birbirine yakın olması durumu söz konusu ise bu durumda geçici tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkacağı söylenebilir. TMK'nın 169. maddesi uyarınca takdir edilen tedbir nafakası, hâkim tarafından yargılama sırasında kaldırılmadığı takdirde boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesi ile kendiliğinden sona erer. Sayılan özellikleri itibari ile anılan madde hükmünün emredici bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenledir ki, somut olayda olduğu gibi taraflar arasında ayrı mahkemelerde yürüyen boşanma davalarının olması veya boşanma davasından bağımsız olarak ayrı yaşama olgusuna dayalı (TMK m. 197) açılan tedbir nafakası davasının bulunması, bu davaların her birinde geçici nitelikte olan, talep ve kusur şartlarına bağlı olmayan TMK'nın 169. maddesine dayalı tedbir nafakası hükmedilmesine engel değildir. Kural olarak her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir....

TBK. 50,51,52,58) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 1. bentle açıklandığı üzere, davacı-davalı (koca)'nın boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerçekleşmiştir. Bu durumda davalı-davacı (kadın)'ın ayrı yaşamakta haklı olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, davalı-davacı (kadın)'ın tedbir nafakası davasının ('TMK.md.197) kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz, gerekçe ile reddine karar verilmesi de doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....

Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır.Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir ( TMK md. 186/son ). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı ( kocadan )daha iyi olması ya da aynı olması, davalı kocayı tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir ( TMK. md. 4 )....

Dava, ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı tedbir nafakası istemine ilişkindir(TMK. md. 197). 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, ilk derece yargılamasını aşamalara ayırmıştır. Bu aşamalar: a) Dilekçelerin karşılıklı verilmesi, b)Ön inceleme, c)Tahkikat, d)Sözlü yargılama, e)Hüküm, olmak üzere beş aşamadan oluşmaktadır. Ön inceleme aşamasının amacı, tahkikat aşamasına geçmeden önce gerekli hazırlıkların yapılması, bu suretle gerek mahkeme gerekse de tarafların davaya tam bir hakimiyet ile davanın uzamasına sebep olacak nedenlerden arınmış olarak tahkikat aşamasına geçmesini sağlamaktır (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.375-376; Ermenek, İbrahim: “Hukuk Muhakemeleri Kanununa Göre Ön inceleme”, İ.. Ü.. H.. F..i D.., C. 2, S. 1, Y. 2011, s. 145-146). Konuyla ilgili düzenlemelere göz atıldığında, 6100 sayılı HMK’nun 137. maddesinde, ön incelemenin kapsamı; 138....

Hukuk Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/4786 Esas, 2022/5465 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasında birleştirilerek görülen bağımsız tedbir nafakası ile boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava olan bağımsız tedbir nafakası davasının kabulüne birleşen boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik istinaf başvurularının miktar yönünden kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle reddine, birleşen boşanma davasının reddine yönelik davalı-birleşen davacı erkek eş vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-birleşen davalı kadın eş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2....

UYAP Entegrasyonu