İcra MahkemesiTARİHİ : 20/06/2006NUMARASI : 2006/206/469 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Borçlunun, şikayet olarak öne sürdüğü tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi kabul edildiğine göre, bu durumda süresinde olan borca itiraz nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetsizdir. SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz nedenleri yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu mirasçılar hakkında genel haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, şikayetçi borçluların takibin kesinleşmesinden sonra icra müdürlüğüne mirasın reddine ilişkin mahkeme ilamını ibraz ederek, takibin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri, icra müdürlüğü tarafından verilen ret kararı üzerine icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece, bu taleplerin borca itiraz niteliğinde olduğu ve mirasın reddi kararının kesinleşmesinden itibaren yedi günlük itiraz süresi içerisinde ileri sürülmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmektedir. Şikayet edenlerin murisi ... olup, takip, şikayetçi borçlular hakkında mirasçı sıfatı ile yapılmaktadır. Şikayetçi borçlular, mirası reddettiklerinden, murisin borcundan sorumlu olmadıklarını ileri sürerek icra müdürlüğünün ret kararının iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını istemişlerdir....
e gönderilen ödeme emri tebligatının, yeterli mernis adresi şerhi olmadan yapılması nedeniyle, TK'nın 21/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle adı geçenin usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 11.6.2018 olarak düzeltilmesine karar verilmiş, borçluların KHK'ya yönelik iddialarının ise borca itiraz niteliğinde olup takibin türüne göre icra müdürlüğüne yapılması gerektiğinden bahisle mahkemece incelenemeyeceği belirtilerek, borçluların bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular ile alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B....
CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçi borçluların aynı takip dosyasında aynı nedenlere dayalı şikayet, imzaya ve borca itirazlarını ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/677 E. sayılı dosyasında da ileri sürdüklerini, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, şikayetçi borçlular tarafından itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususların dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesinin mümkün olmadığını, şikayetçi borçlularla arasındaki ticari ilişkinin şirket hissesi alım satımından doğduğunu, takibe konu senetlerdeki imzalarının şikayetçi borçlu gerçek kişinin eli ürünü olduğunu savunarak itiraz ve şikayetin usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, ... 2....
Borçlunun, yetkili icra dairesince düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine, yeniden itiraz ve şikayet hakkının doğduğu izahtan varestedir. Başka bir anlatımla, yetkili icra dairesinden borçluya gönderilen ödeme emri, borçluya yeniden itiraz ve şikayet hakkı verir. O halde mahkemece, borçlunun ödeme emrine yönelik şikayetlerinin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ : .Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü'nün 2013/4484 Esas sayılı dosyasında verilen 02/01/2014 tarihli icra takibinin itiraz nedeni ile durdurulması kararından sonra yapılan tebliğ işlemlerinin ve 29/05/2015 tarihli ikinci kez verilen takibin durdurulması kararının iptaline karar verildiği, alacaklının temyizi üzerine Dairemizce borçlunun talebinin süresinde olmadığı gerekçesi ile kararın bozulduğu görülmüştür. Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de; İcra memuru işleminin yasaya veya olaya uygun bulunmaması nedeniyle icra mahkemesine başvurularak şikayet yolu ile kaldırılmasının istenmesi, kural olarak yedi günlük süreye tâbidir. Şikayet süresi, şikayet konusu işlemin öğrenildiği günden başlar (İİK'nun 16/1). Bu kuralın iki önemli istisnası vardır: 1-Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir (m.16/2)....
Somut olayda, borçlu aleyhinde bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takipte ödeme emrinin14.01.2008’de tebliği üzerine beş günlük sürede (beşinci günün hafta sonu tatili “cumartesine” rastlaması nedeniyle bu tarihi izleyen ilk iş günü olan 21.01.2008 pazartesi) icra mahkemesinde borca itiraz edilmiştir. O halde mahkemece süresinde yapılan borca itirazın esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın süresinde olmadığından reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 esas 2014/929 karar sayılı kararında, borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir. “İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Borçlunun borcu olmadığına ilişkin itirazı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır.” (Prof....
İcra Müdürlüğü'nde yapılmış ve tebliğ edilen ödeme emri üzerine davalı-borçlu, süresi içinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiş olup, İcra Müdürlüğü'nce, "özellikle takibin yetki yönünden durdurulmasına, alacaklı vekilince talepte bulunulması halinde dosyanın yetkili İcra (...) Müdürlüğü'ne gönderilmesine" karar verilmiştir. Alacaklı-davacı vekili, yetki itirazını benimsememiş, yetkiye ve borca yapılan itirazın iptali için genel mahkeme olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava yolunu tercih etmiş olup, İcra Müdürlüğü'nün anılan kararını önce şikayet yolu ile kaldırtması, bunu sağlayamazsa takibin ... İcra Müdürlüğü'nde devamını talep etmesi gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Aksi yöndeki temyiz ve karar düzeltme itirazları isabetsizdir. Dosya kapsamına göre davalının, üyeliğin devir alınması suretiyle üye olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece, kooperatifin takip tarihi itibariyle merkezinin bulunduğu yerdeki ......
Şikayet olunan ... vekili, şikayetçinin daha evvel müvekkilinin alacaklı olduğu ... 2007/997 sayılı dosyadan yapılan sıra cetveline itiraz ve sonrasında bu talebinden feragat ettiğini, bu hakkını bir daha kullanmasına imkan bulunmadığını, şikayetin kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, alacağın vergi dairesi nezdinde doğum tarihinin 28.2.2008 günü olduğunu, ... sayılı kararı ile ilk haczin müvekkilinin dosyasından konulduğunun hükme bağlandığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan... vekili, şikayetçinin başkası lehine sıra cetveline itiraz etmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bütün takyidat alacaklılarının hasım gösterilmesi ve davanın bunlara ihbarının gerektiğini, aynı sıra cetveline yönelik itirazlarının bulunduğunu ve bunların birleştirilmesini talep ettiklerini savunarak, şikayetin reddini istemiştir....


