Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itiraz ve şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 169., 169/a., HMK md. 207., 3....
İcra mahkemesine yapılan başvuru, borca itiraz niteliğinde olup İİK'nun 169. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden ve Medeni Usul Hukuku anlamında çekişmeli dava olmadığından HMK'nun 119. maddesinde belirtilen kurallar somut olaya mutlak olarak uygulanmayıp, ancak özel yasa olan İİK hükümleri ile çelişmeyecek ölçüde tatbik edilir. O halde mahkemece, borca itirazda uygulanacak usul gereğince işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şikayetçi vekili, dava dilekçesinde öğrenme tarihi olarak bir tarih belirtmemiş ise de, icra dosyasının incelenmesinde, davacının 07.03.2012 tarihli borca itiraz dilekçesinde tebligatı öğrendiği tarihi 02.03.2012 olarak bildirdiği, böylelikle bu tarihte tebliğ işleminden haberdar olduğu, borçlunun ise bu tarihten itibaren İİK.nun 16/1.maddesinde öngörülen yedi günlük şikayet süresini geçirdikten sonra 02.04.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, şikayetin süresinde olmaması nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince borca ve yetkiye itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu senet bedeli olarak 19.03.2018 tarihinde ... ... İnşaat San. Tic. A.Ş.'...
dan kalan mirası kayıtsız şartsız olarak reddettiğinin tesciline, diğer davacı ... yönünden ise davanın tefrikine karar verildiği anlaşılmıştır.O halde; mahkemece, terekenin borca batık olması nedenine dayanan mirasın reddi davasının, şikayetçi borçlular tarafından takibin başlatılmasından önce açıldığı ve halen derdest olduğu nazara alınarak, bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, itiraz süresi içerisinde alınmış bir reddi miras kararı bulunmamasına rağmen varmış gibi değerlendirme yapılarak borçluların talebinin borca itiraz olarak nitelendirilmesi yerinde olmayıp, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlu vekili, her ne kadar itiraz dilekçesinde icra emrindeki faiz miktarına da itiraz etmiş ise de; 20.01.2014 tarihli yargılama oturumunda "borca değil yalnızca faizin türüne itiraz ediyoruz, bu da hesaplamayı gerektirmeyip yalnızca hukuki uyuşmazlık niteliğindedir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu durumda, İcra Mahkemesi'nce faizin türü belirlenmek suretiyle şikayetin sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
la imzalarının birbirine benzediği için yanıldığını, çekteki imzaların kendisi mi kardeşi mi tarafından atıldığını bilemediğini, çek bedellerine ilişkin az bir miktar borçları kaldığını, borca itiraz etmediklerini,suç kasıtlarının bulunmadığını savunması, suça konu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine yapılan şikayet dilekçesi dosyada mevcut olmasına rağmen sözkonusu şikayet akıbeti ile icra takibi akıbetine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edip etmediklerinin ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin açılan dava dosyası ile icra dosyası celbedilip incelenerek,borca itiraz edilip edilmediği, benzer nitelikteki ihtilaf konusu olmayan sanıklardan ... tarafından imzalanıp ödenen çeklerin bulunup bulunmadığı araştırılarak, sanıkların başlangıçtan itibaren resmi belgede sahtecilik kastıyla hareket edip etmedikleri belirlendikten sonra...
SAVUNMA : Davalı --- cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ------ dosyası ile başlatılan takibe borca, imzaya ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, borçlu olmadığının tespiti, imza incelemesi yapılması ve icra takip işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulmasına ilişkin ihtiyadi tedbir kararı verilmesini, davacı/borçlu yan tarafından ikame edilen işbu dava tamamen kötü niyetli olup tek amaçları satış aşamasına gelmiş olan icra takip işlemlerinin devamına engel olmak ve süre kazanmaya çalıştıklarını, davacı/borçlu yan ---- sayılı dosyaları ile anılan takip hakkında itiraz ve şikayette bulunulduğunu, şikayet ve itiraz dosyaları birleştirilerek ---- dosyasında birleştirildiğini, dosya ---tarihinde karara çıktığını, davanın hem itiraz hem de şikayet yönünden reddine karar verildiğini, ---- sayılı dosyası ile kıymet takdirine itiraz edildiğini,---- sayılı dosyası ile müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, takip dosyasına dayanak teşkil eden senede ilişkin olarak davacı/borçlu...
Borçlunun hakkında yapılan genel haciz yoluyla ... takipte, yukarıda özetlenen başvuruları şikayet niteliğinde olup icra dairesinde borca itiraz ederek takibi durdurmuş olması, icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak, yabancılık teminatının yatırılmadığı nedeniyle takibin iptalini ve takibe dayanak belgelerin Türkçe tercümelerinin eklenmediği sebebiyle de ödeme emrinin iptalini istemesine engel teşkil etmez. Bir başka anlatımla, borçlunun özetlenen taleplerde bulunmasında hukuki yararı vardır. O halde mahkemece, şikayet başvurularının esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Borçlunun, hakkında, adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin olarak başlatılan ilamsız icra takibinde, yukarıda özetlenen başvurularının şikayet niteliğinde olup, icra dairesinde borca itiraz ederek takibi durdurmuş olması, icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak, takibin bütün kiralayanlar tarafından birlikte yapılmasını, dolayısıyla, bu şekilde yapılmayan takip sonucu düzenlenen ödeme emrinin ve takibin iptalini istemesine engel teşkil etmez. Bir başka anlatımla, borçlunun, anılan konuda, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurmasında hukuki yararı bulunmaktadır. O halde mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


