"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, alacaklının, borçlunun itirazının kısmi itiraz niteliğinde olup, itiraz ettiği kısmın açıkça belirtilmediğini, dolayısıyla geçerli bir itirazın bulunmadığını, bu nedenle icra müdürlüğünce borçlunun bu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kaldırılması istemiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği...
Kaldı ki borçlunun yasal sürede borca kısmi itirazda bulunduğu, itiraz edilen kısmın açıkça gösterilmediğinden bahisle itirazın icra müdürlüğünce reddedildiği, ret kararına karşı icra mahkemesine yapılan şikayet başvurusunun ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi 26/05/2015 tarih 2015/5-2015/418 E,K sayılı şikayet başvurusunun kabulüne ilişkin kararın Dairemizin 14.10.2015 tarih ve 2015/18877 E,2015/24424 K sayılı ilamı ile borçlunun kısmi itirazı İİK'nun 62/4. maddesi gereğince geçersiz olduğundan borçlunun şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu hali ile borçlunun kısmi itirazı İİK'nun 62/4. maddesi gereğince geçersiz olduğundan takip kesinleşmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/03/2015 NUMARASI : 2014/1146-2015/286 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun, şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda, örnek 10 ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesine istediği, Mahkemece, Dairemizin bozma kararı doğrultusunda ve yerinde bir gerekçe ile ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiği, ancak borca itiraz olmadığı halde borca itirazın da reddedildiği görülmektedir....
nin icra mahkemesine başvurusunda; çek arkasındaki şirket adına olan kaşe ve imzanın iptal edilmiş olduğunu, şirkete ait cironun çizilmiş olup yok hükmünde olduğunu ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece davacı borçlunun cirosunun çizilmiş olduğu, tedavül anında çizilmiş olan ciro nedeni ile davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu çek üzerindeki cironun iptal edilmesi nedeniyle borçlu olmadığına yönelik olup, başvuru bu haliyle borca itiraz niteliğindedir....
Borçlunun İİK.nun 168.maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca yada imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK.nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir.Borçlu, icra mahkemesine başvuru dilekçesinde, alacaklı tarafından hakkında Eğirdir İcra Dairesi'nin 2010/552 sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, ödeme emrinin yurt dışı adresine gönderilerek kesinleştirildiğini, takibe konu senet üzerinde idari birimin belirtilmediğini bu nedenle kambiyo senedi olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmüş, mahkemece şikayet konusu edilmeyen aynı icra dairesinin 2010/553 sayılı dosyası üzerinden inceleme yapılarak dosya üzerinden karar verildiği anlaşılmıştır.İcra mahkemesince, borçlunun şikayet konusu...
Borçlunun İİK.nun 168.maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca yada imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK.nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir. Borçlu, icra mahkemesine başvuru dilekçesinde, alacaklı tarafından hakkında ... İcra Dairesi'nin 2010/552 sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, ödeme emrinin yurt dışı adresine gönderilerek kesinleştirildiğini, takibe konu senet üzerinde idari birimin belirtilmediğini bu nedenle kambiyo senedi olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmüş, mahkemece şikayet konusu edilmeyen aynı icra dairesinin 2010/553 sayılı dosyası üzerinden inceleme yapılarak dosya üzerinden karar verildiği anlaşılmıştır....
Takip dosyasının incelenmesinde; muteriz borçlulara 15/04/2014 tarihinde örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçluların, 20/04/2015 tarihinde, yasal sürede icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettikleri, dosya borcunun ise itiraz tarihinden sonra yapılan kapak hesabına göre, diğer borçlu ... tarafından 03/06/2015 günü itirazi kayıt ile ödendiği görülmektedir. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (itirazın yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararı) Açıkça davadan vazgeçilmeksizin, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi davayı konusuz kılmaz. Kaldı ki, somut olayda, borçluların rızaen yaptığı bir ödeme bulunmayıp, takibe konu borç diğer borçlu ciranta tarafından ödenmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurarak şikayet nedenleri ile birlikte ödeme iddiasına dayanarak borca itiraz ettiği, mahkemece, toplam 19.000TL ödeme yapılmış olduğu gerekçesi ile 19.000TL ve bu tutara ilişkin faiz yönünden itirazın kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....
in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine başvurularında; sair itiraz ve şikayet nedenlerinin yanı sıra, takip konusu bononun kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, ayrıca kredi alacağının rehinle teminat altına alındığını ileri sürerek İİK'nın 45. maddesi gereğince takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince; borçluların İİK'nın 45. maddesine yönelik şikayet nedenleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin, borçlu şirket yönünden takibin iptaline karar verilmiş olması sebebiyle itiraz ve şikayetlerinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, borçlu şahısların teminat iddiasına yönelik borca itirazlarının reddine karar verildiği, borçlular tarafından İİK'nın 45. maddesine yönelik şikayet sebepleri de ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulması üzerine...
Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi, İİK'nun 16. maddesi anlamında bir "şikayet" olup, aynı maddenin birinci fıkrası gereğince borçlunun bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas - 1991/344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre, borçlunun, icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak yedi günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması zorunludur. Somut olayda, borçlu, icra dosyasına sunduğu 05.08.2014 tarihli borca itiraz dilekçesinde ve şikayet dilekçesinde, ödeme emrinden 05.08.2014 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiş olup, bildirilen bu öğrenme tarihine göre icra mahkemesine 27.08.2014 tarihinde yaptığı başvurusu yukarıda açıklanan yasa hükmünde öngörülen yedi günlük şikayet süresinin geçmesinden sonradır....


