. - K A R A R - İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili, aydınlatma ve reklam alanında faaliyet gösteren şirketin küresel kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla borca batıklıktan kurtulabileceğini belirterek müvekkilinin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir....
İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için herşeyden önce erteleme talebinde bulunan sermaye şirketinin borca batık durumda olması gerekir.Bu nedenle borca batıklık bilançosu ile bildirilen aktif ve pasifin güncelleştirilerek borca batıklığın tespit edilmesi gerekir.Mahkemece aktif ve pasifin güncelleştirilmesi ilkesi gözetilerek bilirkişi kurulundan rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirketin sigorta sektöründe aracılık hizmetleri verdiğini, global ekonomik kriz nedeniyle müvekkili şirketin ödeme güçlüğü içine girdiğini, borca batık olan müvekkili şirketin iyileştirme projesi ile borca batıklıktan kurtulabileceğini ileri sürerek, iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; iflas erteleme kararı verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerektiği, davacı şirketin sunmuş olduğu bilançolar ve şirket defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 04.02.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacı şirketin borca batık durumda bulunmadığının bildirildiği, borca batıklık yasal koşulu oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, dava tarihinde borca batık olan şirketin, yargılama sürecinde alınan tedbirlerle borca batıklıktan kurtulduğu ve davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, müdahillerden ... ve ... vekillerinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 01.12.2011 tarih, 2011/2075 E. 2276 K. sayılı ilamıyla, “yeni bir bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak takip tarihi itibariyle şirketin borca batık durumda olup olmadığı, borca batık ise batıklıktan ne şekilde kurtulabileceğinin, iyileştirme projesi, kayyım raporları, dosyaya sunulan belgeler ile temyiz dilekçesinin ekinde sunulan haciz belgesi de gözetilerek uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuştur. Bu kez, istemci vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
- K A R A R - Limited şirketin iflasın ertelenmesi talebi yerinde görülecek iflasın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, alacaklıların temyizi üzerine karar Dairemizce “ erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık durumda bulunmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuştur. Erteleme talebinde bulunan şirket 26.6.2006 tarihli dilekçesi ile talebinden feragat ettiğini bildirmiş, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. İflasın ertelenmesi talebi aynı zamanda borca batıklık bildirimi niteliğinde olduğundan davadan feragat edilemez. Erteleme talebinde bulunan borçlu şirket borca batık durumda değilse borca batıklık bildirimi yönünden iflas talebinin esastan reddi gerekir....
- K A R A R - Davacı vekili, yasa uyarınca hazırlanan ara bilanço değerlerine göre şirketin borca batık hale geldiğini, şirket borca batık hale gelmiş olmakla birlikte sunulan iyileştirme projesi uyarınca alınacak önlemler sonucu şirketin borca batıklıktan kurtulma ümidinin bulunduğunu, bu durumun alacaklıların da lehine olacağını ileri sürerek, iflasının ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bir kısım müdahiller vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 578.258,14 TL tutarında borca batık olduğu, davacı şirketin sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdüğü ve borca batıklıktan kurtulma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile iflasın ertelenmesine karar verilmiştir. Kararı, müdahiller .... vekili ve .... vekili temyiz etmiştir....
Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tespit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir. Borca batıklığın tespitinde sadece davacının kayıtlarına değil, varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, bu noktada, konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmalıdır. Dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir....
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirketlerden --------- olduğu yönünde tespit yapılmış olmasına karşın dosyada mübrez olan ve güncel değerleri içeren kayyım raporlarında bu iki şirketin borca batıklıktan çıktığı belirtilmiştir.---- erteleme davalarında şirketin borca batık olup olmadığının belirlenmesi en önemli koşul olup borca batıklık tespitinde kaydi değerler değil satış sırasında gerçekleşecek rayiç değerler esas alınmalı borca batıklık kesin bir şekilde tespit edilmelidir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kayyım raporlarının çelişkili olması karşısında borca batıklık yönünden tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda mahkemece hakkında ---- erteleme kararı verilen şirketler yönünden güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir....
Birden fazla borcu bulunan borçlu, yaptığı ödeme ifa zamanında beyan ettiği borca mahsup edilir. Borçlu, ödeme sırasında, yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu beyan etmemiş veya alacaklının makbuzda belirttiği borca derhal itirazda bulunmamışsa makbuzda belirtilen borca mahsup edilmelidir. Birden fazla para borcunun olduğu borç ilişkisinde, borçlunun, yapılan kısmi ödemenin hangi borç için mahsup edildiğini belirtmemesi, alacaklının da ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu makbuzda göstermemesi durumunda, kısmi ödemenin hangi borca mahsup edileceği sorunu BK.m. 86.’ye göre çözümlenmelidir. Buna göre kısmi ödeme öncelikle muaccel olan borç için yapılmış sayılır. Ödeme zamanında birden fazla borç muaccel hale gelmişse ödeme ilk takibe konulan borca mahsup edilir. Muaccel olan borçlardan hiçbiri takibe verilmemişse kısmi ödeme ifa zamanı önce gelen borca mahsup edilmiş sayılır....
Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tespit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler ışığında değerlendirilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi heyetinden asıl ve ek raporlar alınmış ise de, bilirkişi raporlarında tüm şirketler açısından sonuç olarak kümülatif borca batıklık hesabı yapılması ve her bir şirket ile ilgili ayrı ayrı borca batıklık tespiti yapılmasının ihmal edilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan, grup şirketler açısından kefalet ilişkisi borca batıklığın tespiti açısından kötüye kullanılabilmekte olup, bir borca ilişkin kefaletin birden fazla şirketin pasif hesabında gösterilmesi hâlinde şirketler o miktar borca batık olmasa da şeklen borca batık hale gelebilmektedir....


