WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Pınarbaşı (Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesi -K A R A R- İstemci vekili, 1979 yılından bu yana un fabrikası işleten müvekkili şirketin 2010 yılında buğday fiyatlarında meydana gelen aşırı artış ve ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, hazırlanan iyileştirme projesinin uygulanması halinde şirketin borca batıklıktan kurtulabileceğini ileri sürerek, iflasının ertelenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamındaki tüm kanıtlara göre; istemci şirketin borca batık durumda bulunduğu, sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, uygulanmasıyla şirketin borca batıklıktan kurtulabileceği gerekçesiyle istemci şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiştir. Kararı, müdahil .... A.Ş., ...., .... Bankası A.Ş.,.... T.A.Ş, ... A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir....

Borca batıklığın tesbiti için TTK'nun 324/ 2. maddesi uyarınca aktiflerin satış değerinin dikkate alınması gerekir. Mahkemece, borca batıklığın belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmış ise de, bilirkişi heyeti bilançodaki kaydi değerleri esas alarak borca batıklığı saptamıştır. Hükme esas alınan 22.12.2009 tarihli bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli değildir. Mahkemece borca batıklığın belirlenmesi için bilirkişi heyetine bir inşaat ve bir makine mühendisi de dahil edilerek, bina, taşıt, demirbaş tesislerin rayiç değerlerinin belirlenmesi için yeni bir rapor alınmalı, önceki raporda açıklanmayan şüpheli kabul edilen (şirketin almış olduğu bir kısım sipariş kalemleri ve buna göre düzenlenen avans karşılığı çeklerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı) konuları açıklattırılmalı ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan yönler gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır....

İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir....

İflâsın ertelenmesinin uzatılması hâlinde mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez iflâsın ertelenmesinin uzatılmasının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira iflâsın ertelenmesi sırasında uygulanan iyileştirme tedbirlerinin devam ettirilmesinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kök raporunda; şirketin özvarlığındaki menfi durumun arttığı, iflas ertelemenin bir yıl daha uzatılmasının fayda getirmeyeceği, bir yıl önce 836.171. TL olan borca batıklığın daha da artarak 934.017. TL’ye ulaştığı belirtilmiştir. İtiraz üzerine aynı heyet tarafından verilen ek raporda ise davacının sunduğu bilanço ve kayyımın yeni raporu da gözetilerek, borca batıklığın 68.939....

Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca TMK'nun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur....

Davacı vekili, müvekkilinin babası ...’ın 25.01.2014 tarihinde öldüğünü, terekesinin borca batık olduğunu beyan ederek mirasın hükmen reddini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. TMK'nın 605/2. maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir....

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz takibi durdurmadığından icra mahkemesinde borca itiraz eden fakat elinde İİK.nun 169/2.maddesinde yazılı resmi belge bulunmayan borçlunun borca itiraz etmiş olmasına rağmen genel mahkemede menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 18.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davada ... 10.Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik, ... 13.Sulh Hukuk Mahkemesince yetkisizlik, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı ve ... 4.Asliye Hukuk mahkemesince de hukuk mahkemelerince tevziye tabi tutulması için tevzi bürosuna iade edilmesi üzerine, yargı yerinin belirlenmesi için ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesince gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti (mirasın hükmen reddi) istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, terekenin borca batık olduğunun tespiti amacıyla açılan davada görevin değere göre belirleneceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....

İflasın ertelenebilmesi için şirketin borca batık durumda olması, sunulacak ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi kapsamında şirketin mali durumunu düzeltebileceğine dair somut veriler ileri sürmesi ve fevkalade mühletten yararlanmamış olması gerekir. İflas erteleme davaları, dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Gerek borca batıklık ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı hususunda HMK’nın 266. maddesinde gösterildiği şekilde bilirkişinin oy ve görüşüne müracaat edilmeli ve bu raporun da hukuka uygunluğunun hakim tarafından denetlenmesi gerekir. Somut olayda borca batıklık tespitinde kaydi değerler değil satış sırasında gerçekleşecek rayiç değerler esas alınmalı borca batıklık kesin bir şekilde tespit edilerek borca batıklık durumu araştırılmıştır....

UYAP Entegrasyonu