Davalı–karşı davacı vekili iddiaların yersiz olduğunu, kaldı ki affa uğradığını, çocuk Sezen’e 8 Mart 2011 tarihinde beyin sapı tümörü teşhisi konulduğunu, çocuğun tedavisiyle ilgilendiğini, esasen davacının tedaviye ilgisiz kaldığını ve 2012 yılının Mayıs ayı başında Sezen'i de bırakıp annesinin yanına giderek evi terk ettiğini belirterek davacı - karşı davalı tarafından açılan boşanma davasının reddine, karşı boşanma davasının kabulüne karar verilmesini, 27.02.2013 tarihli dilekçe ile de 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun soybağını değiştirmek HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Sanık ...’nin temyiz dilekçesinde, mağdur çocuğun annesinin gerçek isminin ... olduğunu beyan ederek nüfus bilgilerini ibraz ettiği görülmekle, mağdur çocuğun annesi olduğu iddia edilen... isimli şahsın araştırılarak, çocuğu sanık ...’e kimin teslim ettiği, sanık...’in çocuğun tesliminde herhangi bir iştirakının bulunup bulunmadığı hususunda ifadesi alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik...
Somut olayda; davalı Kurum kontrol memuru tarafından sunulan rapor ile davacı ve eski eşinin boşanmadan sonra aynı çatı altında karı-koca gibi yaşamaya devam ettiklerinin tespit edilmiş olması, özellikle davacı ile eski eşinin aynı binanın kapı numaraları farklı olan iki dairesinde oturmaları ve boşanmadan sonra dünyaya gelen çocuğun eski eş tarafından tanınması gözönünde bulundurulduğunda, davacının eşinden boşanmasına rağmen fiilen birlikte yaşadığının anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Vasi atanmasına ilişkin olarak açılan davada ... Asliye Hukuk (Aile) ile ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vasi tayini istemine ilişkindir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi, küçüğün babasının vefat ettiği, ancak annesinin sağ olduğu, öncelikle velayet hükümlerinin tartışılması gerektiği, bunun da aile mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Aile Mahkemesi ise küçüğün annesinin ... Aile Mahkemesinde velayetin düzenlenmesine yönelik dava açtığı, bu davanın sonucuna göre sulh hukuk mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
Aile Mahkemesi tarafından ise, velayetin kaldırılması, değiştirilmesi talepli açılmış bir davanın bulunmadığı, açılan davada dava tarihi itibarıyla velayetin yaş küçüklüğü nedeniyle doğuran anne tarafından kullanılamaması sonucu olarak vesayet ihbarında bulunulduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Türk Medenî Kanununun 337. maddesine göre, “Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir." Kısıtlı adayı küçüğün annesinin de küçük olması nedeniyle Nüfus Müdürlüğünce ihbarda bulunulan davada, uyuşmazlık kısıtlı adayı küçüğe vasi atanması ihbarına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesi ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi gereğince vesayet işleri sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiğinden uyuşmazlığın İstanbul 11....
Dosya incelendiğinde, 07/08/2019 tarihli uzman raporunda boşanmadan sonra ebeveynlerin aralarındaki çatışmayı sonlandıramadığı, tarafların çocuğu bu süreçte koruyamadığı, çocuğun tarafların birbiriyle olan ilişkisini yönlendirdiği, çocuğun, bu durumu fayda-çıkar ilişkisi olarak kullandığı, bu durumun çocuk-ebeveyn ilişkisini olumsuz etkilediği, çocuğun baba yanında kalmaya yönelik direncinin kırılabilmesi için psikoloik destek görmesi ve anne tarafından çocuğun baba ve ailesini tanımasına fırsat verilmesi gerektiği belirtilirken, gerekli olması halinde bir psikolog ya da pedagog refakatinde görüşme tesis edilmesinin uygun olacağı belirtilmektedir. İdrak çağında olan çocuğun baba ile yatılı görüşmeme talebi kabul edildiğine göre kurulacak kişisel ilişkide en azından babanın babalık duygularının da dikkate alınması gerektiği açıktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanmadan Sonra Açılan Maddi-Manevi Tazminat KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 30.11.2017 gün ve 2016/23377-2017/13669 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. Dava, boşanmadan sonra açılan maddi ve manevi tazminat isteğine yöneliktir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Manevi Tazminat (Boşanmadan Sonra Açılan) Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İncelenmesi gerekli görülen .... Aile Mahkemesinin 2010/941 esas, 2012/956 karar sayılı dava dosyasının eklendikten sonra birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi.27.03.2014 (Per.)...
Katılan ... ile suça sürüklenen çocuğun annesi olan ...'ın aidat meselesi yüzünden katılanların evinin kapısında tartıştıkları, suça sürüklenen çocuğun da annesinin yanına gelip, katılanların kapısının önündeki ayakkabılığa ve kapıya tekme ile vurarak zarar verdiği, kapı tokmağını kırdığının iddia edildiği somut olayda; suça sürüklenen çocuğun inkara yönelik savunması, katılanların çocukları olan .... ve ...'in suça konu ayakkabılık ve kapı tokmağına kimin zarar verdiğini görmediklerine ilişkin beyanları, tanık ...'...
, suça sürüklenen çocuğun kanuni süre geçtikten sonra ileri sürdüğü temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 02.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....


