WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır” (TMK m. 164/1). Somut olayda da terk edilen, davalı- davacı erkek değil davacı-davalı kadındır. Çünkü davacı-davalı kadın ortak konutu terk etmeye zorlanmıştır. Davalı-davacı erkeğin terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2015 gün ve 2013/2-1688 E, 2015/1032 K. sayılı ilamı) Mevcut duruma göre, davalı-davacı erkek tam kusurlu, davacı-davalı kadın ise kusursuzdur. Davalı-davacı erkeğin birleşen boşanma davasının reddine, davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, deliller yanlış değerlendirilerek, davalı-davacı erkeğin birleşen boşanma davasının kabulü, davacı-davalı kadının boşanma davasının reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir,..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B....

Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.” Şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, 743 Sayılı eski Yasada, terk eden veya dönmeyen eşe karşı “diğerinin” dava açacağı ifade edilmiş; 4721 sayılı Yasada ise; açıklanan şekilde terk eden veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmeyen eşe  karşı; “terk edilen eşin boşanma davası açabileceği” şeklinde yer alan hüküm ile dava açacak olanın terk edilen eş olduğu açıkça belirtilmiştir. Maddenin aynı fıkrasının son cümlesinde de: “Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.”düzenlemesi getirilerek, terk sebeplerine önceki hükümde yer almayan “terk etmiş sayılma” hali ilave edilmiştir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek tarafından TMK 164. madde gereği açılan boşanma davasında ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı kadın tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; "...davacı erkeğin mahkemeye başvurarak, davalının evi terk ettiğinden bahisle 01/07/2014 tarihinde ihtar isteğinde bulunduğu, terk ihtarının davalı kadına 22/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihtara rağmen davalı kadının müşterek konuta dönmemesi üzerine, 07/02/2017 tarihinde terk nedeniyle (TMK 164) boşanma davası açılmış ise de, hiçbir haklı ve kabul edilebilir mazeret göstermeden 07/02/2017 tarihinde iki yılı aşkın süre sonra terk sebebiyle boşanma davası açması yukarıda açıklanan dürüstlük kurallarına uygun...

Bu olgu ile yukarıda açıklanan “diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.”şeklindeki yasal düzenleme birlikte ele alındığında davacı kocanın gerçekte iddia ettiği gibi “terk edilen” değil, “terk eden” eş olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay Hukuk genel Kurulunun 04.11.2009 gün ve 2009/2-4 esas, 2009/484 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi terke dayalı boşanma davasında dava açma hakkı, kanunun açık deyimiyle sadece “terk edilen eşe” ait bulunduğundan, diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya ortak konuta dönmesini engelleyen eş “terk eden eş” konumunda olmakla, terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple terk eden eşin, terk hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açması mümkün değildir....

Bu dava 13.8.2009 tarihinde açılmış, davalı yargılama sırasında 2.9.2009 tarihinde müşterek konuta dönmesi için davacıya mahkeme vasıtasıyla eve dönüş çağrısını tebliğ ettirerek, çağrıya yanıt vermeyen davacı aleyhine 14.12.2009 tarihinde terk nedeniyle boşanma davası açmış, dava 11.3.2010 tarihinde kabul edilmiştir. O halde, davalı ile müşterek konutu terk ederek ...’ giden, açtığı boşanma davası geçimsizlik ispat edilemediği için reddedilen, dönüş çağrısına uymayan davacının, boşanma davasında dahi dinletmediği, tek tanık olan annesinin soyut beyanı ile ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek, davanın yazılı gerekçe ile kısmen kabulü ile terk ihtarı ve boşanma kararı nazara alınmadan süresiz tedbir nafakası taktirine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, terk hukuki nedeni ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı erkeğin davalı kadını kovmak suretiyle terke zorladığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 164.maddesi gereğince boşanma davası açma hakkı, terkedilen eşe aittir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan eş de terk temiş sayılır ve terk nedeniyle dava açamaz (YHGK 04.11.2009, 2009/2-402, 2009/484). O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....

Eldeki davaya gelince; yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda, tarafların evlilik birliği hakkında “kadın eşin ortak konutu terk ettiği, yasaya uygun şekilde ihtar edildiği hâlde eve dönmediğinin ispatlandığı” gerekçesiyle, TMK’nın 164. maddesinde yazılı özel ve mutlak boşanma sebebi olan “terk olgusuna” dayalı boşanma kararı verildiği anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle hâkim, “kanunun aradığı belli şartın” gerçekleştiğini kabul etmiş, tarafların boşanma sebebini “terk” vakıası olarak belirlemiştir. Özel Daire tarafından bu yöne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde ise terke dayalı boşanma kararının onanmasına karar verilmiştir. 20....

hamile iken kovulması nedeniyle evi terk etmek zorunda kaldığını, bu nedenlerle tarafların boşanmalarına ve birleşen davadaki nafaka talepleriyle birlikte müvekkili yararına 50.000,00TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, terk nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kadına eve dönmesi için gönderilen ücretin yetersiz olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir Terk nedeniyle açılan boşanma davasının reddedilebilmesi için kadının terkte haklılığı değil, eve dönmemekte haklılığını kanıtlaması gerekir. Kadına gönderilen ihtar ve dava açma sürelerinde yasaya aykırılık yoktur. Davalı, ihtara uymamasını haklı bir nedene dayandığını kanıtlayamamış eve dönmesi için gönderilen paranın yetersiz olduğu yönünde bir iddia ortaya koymamıştır. Türk Medeni Kanununun 164. madde koşulları oluşmuştur....

Mahkemece davacı erkeğin açtığı boşanma davasında; davacı erkeğin 14.02.2016 tarihinde ölümü nedeniyle evlilik birliğinin ölüm ile sona erdiği bu nedenle boşanma davası konusuz kaldığından boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına, davalı kadının da TMK 181/2 maddesi uyarınca kusurlu olmadığının tespitine karar verilmiş, kararın davacı erkek mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.10.2020 tarih 2020/3076 Esas 2020/4484 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı mirasçıları tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde, davacı erkeğin TMK'nun 164. maddesine dayalı olarak boşanma davası açtığı, dava dilekçesinin konu bölümünde ve içeriğinde bunu açıkça yazdığı, davacı vekilinin de 09.12.2015 tarihli duruşmada da davanın terk nedeniyle boşanma davası olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre; dava TMK 164. maddesine dayalı terk nedeniyle açılan boşanma davasıdır....

UYAP Entegrasyonu