"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki "boşanma" ve bağımsız olarak açılıp bu dava ile birleştirilen "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (...) tarafından birleştirilen nafaka davasının kabulü, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına karar verildiği halde hüküm yerinde bunun yerine, 166/3. maddesinin yazılmış olması mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı-davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi...
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının yoksulluk nafakasına ilişkin bir talebinin bulunmamasına, daha önce bağımsız olarak açılan nafaka davasında kadın lehine hükmedilen aylık 400 lira nafaka kaldırılmadığına ve miktarı da azaltılmadığına göre, boşanma davası sonrasında Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi çerçevesinde dava süresince geçerli olmak üzere tayin edilen aylık 240 lira tedbir nafakasının önceki nafaka ile tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere tayin ve takdir edilmiş olmasına göre, davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi, diğer hususlara ilişkin temyiz itirazları yersiz olup, usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60'ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, boşanma davasının kabulü ve kendi davasında nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı kadının kendi davasında nafaka miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı erkek vekili, 09.01.2020 tarihli dilekçe ile açmış olduğu davadan feragat ettiklerini bildirdiğinden bu husus gözetilerek erkeğin boşanma davası hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, tedbir ve iştirak nafakasının miktarı ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İncelenmesi gerekli görülen; davalı kadının boşanma davası öncesinde açmış olduğu, karara bağlanan ve kadın lehine 363 TL nafaka ödenmesine karar verilen ilgili bağımsız tedbir nafakası dosyasının aslının ya da onaylı bir suretinin eklenerek birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi.10.04.2017 (Pzt.)...
Somut olayda, işbu nafaka davası 01.12.2014 tarihinde.... Asliye Hukuk Mahkemesinde (Aile Mahkemesi Sıfatıyla), boşanma davası ise 15.12.2014 tarihinde ... 3.Aile Mahkemesinde açılmış olduğuna göre; birleştirme talebi ikinci davada değil, ilk açılan davada istenilmiştir. Kaldı ki, ayrı yargı çevrelerinde açılan davaların; evlilik birliğinin korunması hükümlerine dayalı olarak TMK. nun 197. maddesine göre açılan tedbir nafakası davası ile boşanma hükümlerine dayalı olarak TMK.nun 166.maddesine göre açılan boşanma davasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında boşanma davası olsun yahut olmasın eşler evlilik birliğinin ayrı dava ile korunmasını isteyebilir (TMK. md.201). Diğer bir anlatımla, tedbir isteğinin boşanma davasında istenilmesini zorunlu kılan bir hüküm yasada yer almamaktadır. Kaldı ki, tedbir nafakası davası ve boşanma davası aynı sebepten doğmadığı için biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince dava tarihi itibariyle takdir edilen tedbir nafakasının, boşanma hükmünün kesinleşme tarihine kadar devam edeceği düşünülmeden, nafakanın karar tarihi itibariyle kaldırılması doğru değil ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Boşanma isteminin reddinden sonra ayrı yaşamın sona erdirilmesi ve birliğin tekrar kurulması esas olup, evlilik birliğini tekrar kurma görevi de açtığı boşanma davası reddedilen tarafa aittir. Bu bağlamda somut olayda; davalı kocanın herhangi bir barış girişiminde bulunmadığı, davacı kadının ayrı yaşamda haklı olduğu, tarafların müşterek çocuklarının ise davacı anne ile birlikte yaşadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, 16.07.2012 tarihinde açılmış boşanma davasının yargılaması sırasında eş ve çocuklar yararına aylık toplam 1.050,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmişken, aradan yaklaşık olarak 3 yıl geçmesine, bu süreçte paranın alım gücünün azalmasına, davacı eş ve müşterek çocukların ihtiyaçlarının artmış olmasına rağmen, eldeki nafaka davasında, boşanma davasının yargılaması sırasında hükmedilen nafakalardan daha düşük oranda nafakalara hükmedilmesi doğru görülmemiştir....
Kural olarak, eş lehine tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacı eşin, davalı eşinden ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispatlaması gerekir. Diğer taraftan, aleyhine boşanma davası açılan eş, boşanma davası sürerken ayrı yaşamda haklı kabul edilir. Boşanma davasının reddinden sonra evlilik birliğini tekrar kurma görevi, boşanma davası reddedilen eşe aittir. Somut olayda; davalı koca, 13.07.2009 tarihinde davacı aleyhine boşanma davası açmış, mahkemece, 30.03.2010 tarihli ilamla dava reddedilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 16.11.2011 tarihinde kesinleşmiş, boşanma davasının reddinden sonra taraflar bir araya gelmemiş, davacı kadın temyize konu nafaka davasını 20.05.2013 tarihinde açmıştır. Davalı kocanın açtığı boşanma davası reddedildiğine göre evlilik birliğini yeniden kurma görevi davalı kocaya düşmektedir. Oysa davalı koca, boşanma davasının reddinden sonra evlilik birliğini yeniden kurmaya çalıştığına dair herhangi bir savunmada bulunmamıştır....
Davanın açıldığı tarih itibariyle boşanma kararı kesinleşmediği için, mahkemece, dava tarihinden, boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar tedbir nafakasına, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, davanın açıldığı tarihten itibaren ayrı yaşamada haklılığını ispatlayan davacı için maddi hataya dayanılarak dava tarihinden itibaren yoksulluk nafakasına hükmedilmesi bozma sebebi yapılmamıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


