"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (...) tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı yararına boşanma davası süresinde geçerli olmak üzere Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesine göre tayin edilen tedbir nafakasının, birleştirilen nafaka davasında Türk Medeni Kanununun 197'nci maddesi çerçevesinde takdir edilen nafaka ile tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere tayin ve takdir edildiğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlere yükletilmesine...
CEVAP Davalı -davacı kadın cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle;... 3 Aile Mahkemesinin 25.12.2018 tarih, 2018/523-1164 E.K.sayılı ilamı ile, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine açılan tedbir (önlem) nafakası davası açtığı dava dilekçesinde davalı ile 8 yıldır ayrı yaşadıklarını, üzerine kuma getirdiğini, oğlu ve kendisinin babasının evinde yaşadıklarını ve davalının maddî ve manevî destek olmadığını, davalının sürekli arayarak kendisine boşanma konusunda baskı yaptığını, kendisi için 800,00 TL müşterek çocuk için ise 1000 TL tedbir nafakası bağlanmasını talep ve dava etmiştir. III....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat miktarları ve tedbir nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakası talebinin reddi ve tedbir nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesince; davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı erkek yararına maddi ve manevi tazminata, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının ise reddine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı kadın tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve nafaka taleplerinin reddi yönünden istinaf edilmiştir....
Bu durumda, davalı-karşı davacının bu yöne ilişkin katılma yoluyla temyiz isteği incelenmeyeceğinden, karşı davanın reddine yönelik katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Boşanma davası açılmakla, eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar ve istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) alınması gereklidir. (TMK m.169). Lehine tedbir nafakasına hükmedilen veya tedbir nafakası talep eden tarafın muhakeme sırasında belirlenen kusuru Türk Medeni Kanununun 169. maddesindeki nafaka tedbirinin alınmasına engel değildir....
Yoksulluk nafakasının amacı hiçbir zaman nafaka alacaklısını zenginleştirmek değildir. Yoksulluk nafakasıyla, boşanma sonucunda yoksulluk içine düşen eşin asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanması düşünülmüştür. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasının yanı sıra, nafaka talep edilen eşin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması, diğer bir ifadeyle kendi kusurundan kaynaklanmamak koşuluyla yoksul olmaması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, yoksulluk nafakasının sosyal ve ahlakî düşüncelere dayanması özelliği, sadece nafaka talep eden tarafa nafaka verilmesinde değil, aynı zamanda nafaka talep edilen tarafın nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması koşulunda da kendisini göstermektedir. 17....
Boşanma davasının reddedilmesinden sonra davalı kocanın davacı eşini müşterek haneye davet etmesi ve bu davetin haksız olarak sonuçsuz kalması halinde ayrı yaşama hakkının ortadan kalkacağının kabulü gerekir. Somut olaya davalı kocanın açtığı ... 1.Aile Mahkemesinde açtığı boşanma davasının 25/05/2010 tarihli kararla reddedildiği ve davacı kadın lehine aylık 100 TL tedbir nafakasına hükmedildiği kararın taraflarca temyiz edilmediği dosya içeriği ile anlaşılmaktadır.TMK.'nun 197.maddesi gereği ayrı yaşamakta haklı olan eş, diğer eşten tedbir nafakası talebinde bulunabilir. Ancak nafakanın miktarı belirlenirken MK. 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesinin gözetilmesi gerekir. Önceki nafakanın hükmedildiği 20/04/2010 tarihi ile bu davanın açıldığı 20/09/2010 tarihi arasında geçen süre, nafakanın niteliği, tarafların müşterek konutta birlikte yaşadıkları on günden az bir süre göz önüne alındığında taktir edilen nafaka miktarı çoktur.Mahkemece TMK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki boşanma ve nafaka davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı tarafından dava ve birleşen nafaka davası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının, boşanma davasına ilişkin temyiz itirazları ile nafaka davasında davacı kadın yararına takdir edilen nafakaya ilişkin temyiz itirazları ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Bağımsız olarak 31.7.2009 tarihinde açılıp, daha sonra açılan boşanma davasıyla birleştirilen nafaka davasında, davacı kadın kendisi için tedbir nafakası talep etmiştir. Tarafların müşterek çocuğu daha sonra 18.10.2009 tarihinde doğmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından reddedilen kendi boşanma davası ile kadının kabul edilen tedbir nafakası davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle davalı-davacı kadının erkeğin annesine defol, s.. ol git diyerek evden kovduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı erkek dava açmakta haklıdır....
DAVALI-DAVACI DAVA TÜRÜ :Boşanma - Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka davası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadın ve müşterek çocuk için hükmedilen tedbir nafakalarının nafaka dava tarihinden itibaren başlaması gerektiği halde boşanma dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru bulunmamış ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Somut olayda, her ne kadar her iki takibin tarafları ve takip konusu tedbir nafakası aynı ise de; alacaklı tarafından ... 1.Aile Mahkemesi’nin 2013/973 E.sayılı boşanma davasında, 25/11/2013 tarihinde verilen tedbir nafakasına ilişkin ara karara dayanılarak ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2014/2938 E. sayılı ilamsız takip dosyasında dava tarihi olan 22/11/2013 tarihinden itibaren birikmiş 2.000 TL nafaka alacağı ile birlikte işleyecek nafaka alacaklarının talep edildiği, borçlunun borca itirazda bulunduğu ancak icra müdürlüğünce takibin durdurulması yönünde bir karar verilmediği, takipten feragat de bulunmadığından anılan takibin ayakta olduğu; mükerrer olduğu iddia edilen ... 11.İcra Müdürlüğü'nün 2015/1269 E. sayılı ilamlı takip dosyasında, Küçükçekmece 1.Aile Mahkemesi’nin 27/11/2014 tarih ve 2013/973 E.-2014/951 K. sayılı "25/11/2013 tarihli tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına ilişkin" hükmü uyarınca, 22/11/2013 tarihinden itibaren birikmiş 7.500 TL nafaka alacağı ile işleyecek...


