"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Mal Paylaşımı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.04.2015 günü temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı-Mal Paylaşımı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, hükmedilen nafakaların miktarı ve reddedilen tazminatlar yönünden; davalı erkek tarafından ise davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle süresinde dayanılmayan "Erkeğe hakaret etme" vakıasının davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, bununla birlikte "Çocuklara hakaret etme" vakıasının ise tanık beyanları ile sabit olduğunun ve davalı kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiğinin, sonuç itibarıyla tarafların yine eşit kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz...
Taraflar 24.06.1988 tarihinde evlenmişler, 12.03.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 11.07.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Dava, mal rejiminin boşanma sebebiyle tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Bu davaların çözüm yeri 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi gereğince Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Mahkemece, davanın niteliği dikkate alınarak görevsizlik nedeniyle davanın reddine ve istek halinde görevli ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : TCK'nın 155/1, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Eşi ile arasında boşanma davası olan katılanın, davaya konu olabilecek mal paylaşımı ihtilaflarından etkilenmemek amacıyla, yeğeni olan sanık ile; ... ve diğer şehirlerdeki malvarlığını satıp, bankadaki paralarını vererek ...'dan sanık adına üç adet ev almak, ihtilaflar sona erdiğinde ise söz konusu evleri yeniden katılana devretmek hususunda anlaştıkları, birlikte ... ilçesi, ......
Boşanma davasına ilişkin tanıma davası 17.04.2010 tarihinde açılmış olup; temyize konu mal rejimine ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması istekli davadan, hem dava hem karar tarihi bakımından öncedir. Mahkemece; yabancı mahkemece verilen boşanma ilamının tanınmasına ilişkin kararın kesinleştiği uyap kaydından anlaşıldığından, mal rejimine ilişkin yabancı mahkeme ilamının tanınması isteminin ,dosyaya sunulan yabancı mahkeme kararındaki şerhin kesinleşmeye ilişkin olduğuda kabul edilerek, talebin esası incelenip karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red doğru değildir Davacı vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
usulden reddine karar verilmiş ise de; tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesini 3 üncü fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma protokolünde "mal paylaşımı talep ve isteklerinin olmadığını" belirttikleri, duruşmada da "mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak taleplerinin bulunmadığını" beyan ettikleri, mahkemece boşanma hükmü ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gözetildiğinde, davacı tarafın artık katılma alacağının bulunmadığı nazara alınarak, işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesi ... değil ise de hüküm sonucu itibariyle ... olduğundan ve yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılmasına, sonucu itibariyle ... bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hükmünün değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanunu'nun 370 .....
Red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında görülen boşanma ve mal paylaşımı davası sırasında davacı vekili tarafından 28.01.2015 tarihli dilekçe ile özetle; "...davacı tanıklarının beyanlarının zapta olduğu gibi geçirilmediği, delillerinin toplanması ve gelen yazı cevaplaırndaki eksikliklerin giderilmesine ilişkin taleplerinin değerlendirilmemesi, davalı tanıklarının beyanlarının bitmesine rağmen ısrarla başkaca diyeceklerinin sorulması, davacı tanıklarına ilişkin olarak sorularının reddedilmesine rağmen, davalı taraf tanıklarına davalının sorduğu sorulara ilişkin olarak tanık beyanlarının alınması, mal tasfiyesi davasında yargılama esnasında davacı vekili huzurunda davalıya boşanma davasına ilişkin görüş bildirilmesi ve taraflı yargılama yapıldığından...
Mahkemece; boşanma davası sırasında sunulan protokolde tarafların evliliğin mali sonuçları hususunda da anlaşıp mal paylaşımı yapıldığı, söz konusu kararın kesinleştiği, bu nedenle davacının mal paylaşımının yapıldığı kesinleşen boşanma davasından sonra alacak talebinde bulunması yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK'nun 193. maddesinde belirtildiği üzere kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir. Eşler arasında sözleşme özgürlüğü çerçevesinde özel hukuk ilişkileri kurulmasına yasal bir engel yoktur....
Taraflar anlaşmalı boşanma mutabakatında boşanmanın feri unsurları yanında ihtiyari olarak, ziynet ve ev eşyalarının paylaşımı, aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi gibi hususlarda anlaşabilecekleri gibi, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında yahut bundan bağımsız olarak bir kısım gayrimenkulün yahut sicile kayıtlı olan menkullerin tescili, menkullerin teslimi, bir miktar paranın ödenmesi, hisse devri ve bunun gibi bir çok hususu anlaşma boşanma protokolüne derc edebilirler. Anlaşmalı boşanma hükmünün kesinleşmesi ile birlikte boşanmanın feri niteliğinde olup olmadığına bakılmaksızın taraflara boşanma protokolünde yüklenilen edimler artık boşanmanın ayrılmaz bir parçası haline gelir. Boşanma protokolünde taraflara yüklenen edimlerin sebebi de tarafların iradeleri gereği münhasıran boşanma hükmüne bağlıdır....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; anlaşmalı boşanma davasında protokolde velâyet, ev, ziynet, mal paylaşımı ve maddî-manevî tazminat, nafaka, taşınır taşınmaz malların paylaşımı hususunda anlaşmaya vardıklarını, davacının kötü niyetli olduğunu, haksız davanın reddini ve dayanaktan yoksun şekilde kötü niyetli olarak açılmış dava nedeniyle davacı aleyhine 5.000,00 TL disiplin para cezası verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma kararının 26.11.2018 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kararda taraflar arasında düzenlenen boşanma protokolünün tarafların duruşmadaki beyanları doğrultusunda tasdikine karar verildiği, tarafların protokol kapsamında işbu davada dava konusu edilen taşınmazlar konusunda anlaştıkları, buna göre her üç taşınmazın maliyetlerinin ... tarafından karşılanması gerekçesi ile ...'...


