DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin 06.11.2018 tarihli evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası açtığını, tarafların dava açıldıktan sonra birlikte yaşamaları nedeniyle birbirlerini affetmiş, hoşgörü ile karşılamış olmaları sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın 05.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, boşanma davası devam ederken davalı erkeğin iş yerinde çalışan ... isimli bayan ile nişanlandığını, ... ile davalının, davalı tarafından , Fundaya ev alınmaması nedeni ile ayrıldıklarını, sonrasında davalının Neşe isimli kişiyle ilişki yaşadığını davalı erkeğin evlilik birlikteliği yükümlülüklerinden olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 161 ... maddesi gereğince boşanmalarına aksi halde davalı erkeğin, evlilik birlikteliğinin çekilmez hale gelmesinde kusurlu olması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini, ortak çocuğun velâyetinin davacı anneye...
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, reddedilen boşanma davası ve tedbir nafakalarının miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı kadının tedbir nafakalarının miktarları yönünden yapılan temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılamasının sonunda ilk derece mahkemesince erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının davasının kabulüne, erkeğin davasının reddine, tarafların boşanmalarına, ortak çocuklardan ...'un velâyetinin davacı-davalı kadına, ortak çocuklardan ...'...
planı yaptığını, erkeğin eşinden kendisi, çocukları ve evi ile ilgilenmesini istemesine rağmen yine de söylemlerini dikkate almadığını, artık bunaldığını, çocuklar önünde tartışma olmaması için evi terk etmek zorunda kaldığını belirterek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuk Berkay velâyetin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafakasının, maddî ve manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu ve kabul etmediklerini davalı kadının kendisine ve çocuklara zarar verebilecek ruh hali içinde olduğunu, daha önce açılan ve boşanma davasının reddine dair verilen kararın kesinleşmesinden itibaren dört yıl üç ay on iki gündür evlilik birliğini kurmamaları ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini ve müşterek çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesini talep etmiştir....
konutta yaşamak istediği, ancak erkeğin ekonomik durumunun müsait olmadığını ve düğün borçları bittikten sonra ayrı bir eve çıkabileceklerini söyleyerek eşinin bu talebini reddettiği, davalı-karşı davacı kadın ise; müşterek konutta evlilik birliğinin üzerine yüklediği yemek, temizlik, ütü yapmak gibi yükümlülükleri yeterince yerine getirmediği, bu nedenle bu işleri davacı karşı davalının annesinin yapmak zorunda kaldığı, davalı karşı davcının babasının evine onları ziyarete gittiği bir gün davacı-karşı davalının artık eşini istemediğini söylediği, bu nedenle davalı-karşı davacı kadının müşterek konuta dönemediği anlaşılmakla erkeğin ağır kadının az kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 12.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminatın davacı-karşı davalı erkekten alınarak davalı-karşı davacı...
DAVA Davacı karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin sorumluluklarını yerine getirmediğini, bağımsız bir konut tahsis etmediğini, kadını ailesinin evine bıraktığını ve ortak yaşam sürmekten kaçındığını, sürekli yalan söylediğini, hakaret ettiğini, gereken ilgiyi göstermediğini, psikolojik şiddet uyguladığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile faizi ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davalı karşı davacı erkekten alınarak davacı karşı davalı kadına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....
in iddianın karşı tarafı olan davalı erkek ile yaptığı telefon görüşmesinde davalı erkeğin çocukları olduğunu söyleyerek davacıdan olan çocuğu aldırmak istediğini beyan ettiği, davacı kadının dava dilekçesinde davalı erkeğin ortak çocuğu aldırmak için kendisine baskı kurduğu ve tehdit ettiği yönündeki iddialar, tanığın anlatımları ve tüm dosya kapsamın bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı erkeğin çocuğu aldırmak istediği yönündeki iddiaların ispat edildiği, davalı erkek tarafından başka çocuklarının olduğu söylenerek çocuğun aldırılmasının istenilmesinin boşanma konusu davranış olarak kabul edildiği, davalı erkeğe yüklenen diğer kusurların ise ispat edilemediği, evlilik birliğinin sarsılmasında kadına yüklenecek bir kusurun varlığının erkek tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, birleşen davanın esastan reddine, ortak çocukların yargılama süresince anne tarafından bakıldığı, alıştıkları...
CEVAP Davalı- karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; karşı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, eve gelen misafirin yanında erkeği küçük düşürdüğünü, birlik görevlerini yerine getirmediğini, temizlik ve yemek işlerini yapmadığını, kadının taraflar arasında olan her şeyi ailesine söylediğini, kadının hakaret içerikli mesaj gönderdiğini, kadının ailesinin evliliğe müdahale ettiklerini, kadının evden ayrıldığını iddia ederek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....


