WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Dava evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasıdır (TMK m.166/1). Davacı erkek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı kadının kusurlarını ispat etmekle mükelleftir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince davalı kadına, ortak konutu terk ederek ... görevlerini yerine getirmediği kusuru yüklenmişse de, ortada terk hukuki nedenine (TMK. md. 164) dayalı bir dava bulunmamaktadır. Bununla birlikte, davacı erkek ön inceleme duruşmasındaki beyanında İstanbul’da ameliyat olması halinde kadına bakacak kimsenin olmadığını, davalı kadını ameliyat olması için Sivas’a ailesinin yanına gönderdiğini beyan etmiştir. Böylece davalı kadının erkeğin rızası ile ameliyat olmak için ailesinin yanına gittiği, bu olaydan sonra tarafların bir araya gelmedikleri, mevcut durumda kadına yüklenecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmaktadır....

Anılan maddenin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. İlki, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması, diğeri ise ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş bulunmasıdır. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş bir çok konuda evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime takdir hakkı tanımıştır. Öte yandan, boşanmanın dayandığı temel ilkelerden biri "kusur" ilkesidir. TMK'nın 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu taktirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Nitekim benzer ilkeye HGK’nın 04.12.2015 tarihli ve 2014/2-594 E., 2795 K. sayılı kararında da değinilmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacı kadının açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında; taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkân vermeyecek derecede geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik varsa kusurun kimden kaynaklandığı, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190,194, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi. 3....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; davanın açılmamış sayılması kararı, kusur belirlemesi, nafakalar, ziynetler ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalının "davanın açılmamış sayılması" hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; Davacı kadın 11.1.2011 tarihli dava dilekçesi ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma ve ferisi niteliğindeki nafaka ile ziynet eşyalarının aynen iadesi ve bunun mümkün olmaması halinde ise bedeline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı koca kadının bu davasına karşı verdiği cevap dilekçesi ile boşanma ve boşanmanın ferisi niteliğinde .maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur....

sayılı kararında ilk kararı ile önceki gerekçeyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 9. Direnme kararı yasal süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 10. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; boşanmaya sebep olan olaylarda davalı eşin kusurlu davranışlarının ispat edilip edilmediği, burada varılacak sonuca göre davacı eşin evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davasının kabulünün gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 11. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir. 12. Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlili birliğinin sarsılması” başlıklı 166. maddesinin 1 ve 2. fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir....

Oysa dinlenen davacı-davalı erkek tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise. sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Ayrıca erkek tarafından kadına terk ihtarı gönderilmiş, bu sebeple kadından kaynaklanan kusurlu davranışlar affedilmiştir. Affedilen ve hoşgörülen olaylar boşanma sebebi kabul edilemez. Bu itibarla erkeğin TMK 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır....

CEVAP Davalı-davacı erkek vekili karşı dava-cevap dilekçesinde özetle; kadının iddialarının asılsız olduğunu, taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, kadının da Bursa ilinde bir öğretmenle imam nikahı ile yaşadığını iddia ederek asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir. III....

DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; evlilik birliğinin davalı-karşı davacı kadının kusurlu davranışları sebebiyle temelinden sarsıldığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmalarına müvekkili yararına maddî ve manevî tazminata, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına davacı-karşı davalı erkeğin sebep olduğunu iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....

CEVAP Davalı erkek vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile ... isimli kadın ile son 5 yıl içerisinde ilişkisinin olmadığını, daha önceden bu kadınla birlikte bir süre yaşadığını, bu durumun davacı kadın tarafından affedildiğini, eldeki davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu davanın ortak çocukların müvekkilinin mallarını paylaşılamaması nedeni ile davacıya açtırıldığını, asıl kusurun davacı kadında olduğunu, evlilik birliği içerisinde hakaret, tehdit, fiziksel şiddete maruz kaldığını, davacı tarafına zina sebebine dayalı davasının reddi ile müvekkiline kusur izafe edilmeksizin tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, davacının maddi taleplerinin ise reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının alkol kullandığı, alkollü olarak eve geldiği, eşine hakaret ettiği, ailesine ağır hakaretler ettiği, davacıya fiziksel şiddet uyguladığı, güven sarsıcı davranışlarının olduğu, davalının kusurlu davranışları nedeni ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu, birleştirilen dava dosyasının açıldığı tarihe kadar davalının davacıya hakaretlerinin ve psikolojik şiddetinin devam ettiği, dava açıldıktan sonra davalının başka kadınla ilişkisi olduğu, tanıkların tarafları uzlaştırma çabalarının sonuç vermediği, her iki tarafın da evlilik birliğini sürdürmek istemediği, davalının tam kusurlu davranışları nedeni ile evlilik birliğinin sarsılmasına neden olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından zina nedeni ile boşanma davası açılmış ise de kanuni şartların gerçekleşmediği, davalı tarafından birleştirilen dava dosyasının derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine...

UYAP Entegrasyonu