WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadının akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı bir dava bulunmamaktadır. (TMK m. 165). Akıl hastası olan kadının hareketleri iradi olmadığından, kendisine kusur yüklenemez. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "Evlilik birliğinin temelinden sarsılması" hukuki sebebine dayanarak açılan davada, erkeğin vefatı sonrasında kadının kusurlu olduğunun tespitine yönelik karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2019 (Salı)...

KARŞI OY Davalı kocanın hastalığı sebebiyle 7-8 yıldır davacı ile davalı arasında cinsel ilişki kurulamaması yüzünden davacı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I-II) isteminde bulunulmuştur. Yerel mahkeme davalı kocanın şeker hastalığı sebebiyle erektil işlev bozukluğunun var olduğunu kabul etmekle beraber evliliğin iyi ve kötü günde birlikte olmayı gerektirdiğinden “evlenmeden sonra” oluşan bu hastalığın boşanma sebebi sayılamayacağı gerekçesiyle davanın “reddine” karar vermiştir. Değerli çoğunluk davacı kadın tarafından temyiz edilen hükmün “onanmasına” karar vermiştir. Devletler, hukuk politikasında boşanma sebeplerini belirlerken dayanacağı ilkeleri kendi toplumunun özelliklerini temel alarak saptamaktadır. Türk Boşanma Hukukuna yön veren “temel ilkeler” beş grupta toplanmaktadır: "İrade ilkesi", "kusur ilkesi" "evlilik birliğinin sarsılması ilkesi", (EGGER, s. 145-148, ...-Aile, s. 183-186.)...

, akıl hastalığı iddiası ile eşinin medeni haklarını kısıtlamak istediği, böylelikle taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin olduğu, geçimsizliğe sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün görülmediği gerekçesiyle evlilik birliğinin sarsılması sebebi ile boşanmaya karar verildiği belirtilmiştir....

DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kadının TMK.165. maddesine dayalı bir boşanma davasının bulunmadığının; TMK. 166/1 - 2. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak açtığı davada ise, boşanmaya karar verebilmek için davalı-davacı kocanın az bile olsa kusurunun varlığının gerektiği, ancak davalı davacı kocaya akıl hastalığı nedeniyle davranışları iradi olmadığından; bir kusur yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına...

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinde "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği" hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki ... hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan yine böyle bir düşünce ... taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da madem ki ... artık sarsılmış diyerek boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir....

. 2.Davacı vekili, 11.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; erkek eşin akıl hastalığı nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini, eşine ve çocuklarına şiddet uyguladığını, kötü söz ve davranışlar gösterdiğini, kefil olarak savurganlık yaptığını, evin ihtiyaçlarını karşılanamadığını, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müşterek çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesine, müşterek çocuklar lehine aylık ayrı ayrı 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili lehine aylık 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 5.000,00 TL maddî, 5.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine (TMK.m. 166/1) dayalı olarak açılmıştır. Davalı, yargılama sırasında Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmıştır. Akıl hastalığına dayalı bir dava bulunmadığı gibi (TMK.m. 165), bu yönde usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah da bulunmamaktadır. Akıl hastası olan davalının eylemleri iradi olmadığından kusurlu kabul edilemez. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı alarak açılan davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....

çıktığı, eşine saygı duymadığı,"sen askerlik yapmadın, sen ilaç kullanıyorsun, kendini erkek mi zannediyorsun, haddini bil, sen kendini bizimle bir mi tutuyorsun, sen sus konuşma, sen normal değilsin, sen bir şey bilmiyorsun" şeklinde eşini hor gördüğü, bu haliyle kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl ve kadının birleşen boşanma davasının kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadının akıl hastalığı nedenine ve pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma taleplerinin reddine, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile küçük arasında kişisel ilişki düzenlenmesine, küçüğe fiilen bakan ebeveyn tarafından diğer ebeveyne yönelik nafaka talebinde bulunabileceği anlaşılmakla tarafların ekonomik ve sosyal durumları, küçüğün yaşı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek çocuk yararına aylık 750,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 750,00 TL yoksulluk nafakasına, beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik...

DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kadın evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1-2) hukuksal nedenine dayalı olarak boşanma davası açmıştır. Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/200 esas sayılı dosyası ile davalı erkeğin 01.04.2011 tarihinde akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmasına karar verilmiştir. Akıl hastası eşe kusur yüklenemez. Akıl hastalığına dayalı bir dava da mevcut değildir. Hal böyleyken akıl hastası erkeğe karşı açılan evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1-2) nedenine dayalı davada boşanma kararı verilmesi doğru olmadığı gibi kusursuz erkek aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi de doğru değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki belgelerden, davalı erkeğin akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı bir dava bulunmamaktadır (TMK m. 165). Akıl hastası olan erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kendisine kusur yüklenemez. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemez. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu