veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir (TMK md. 174/l)....
Mahkemece davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir. 3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır....
ve tedbir nafakası davalarına yönelik yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından erkeğin boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 440 TL tedbir nafakası ve 1.000 TL yoksulluk nafakası ile yine kadın yararına 40.000 TL maddî, 40.000 TL manevî tazminata hükmedilmiş, yine kadının birleşen tedbir nafakası davasının da kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Mahkemece; her iki dosya arasında bağlantı olması nedeniyle Göksun Aile Mahkemesi'nde görülen tedbir nafakası dosyasının Gaziantep Birinci Aile Mahkemesi'nde görülen boşanma dosyası ile birleştirilmesine, dosyanın Gaziantep Birinci Aile Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. HUMK'nın 45/2. maddesinde; "Davalar ayrı mahkemelerde açılmış ise, bağlantı nedeni ile birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir". Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; "Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etki-leyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır" denilmektedir. Davada, davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu iddia edilerek TMK'nın 195 vd. maddeleri gereğince tedbir nafakası talep edilmektedir....
Medeni Kanun'un "Geçici Önlemler" başlığını taşıyan 169.maddesinde; "boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır" düzenlemesine yer verilmiştir. Sözü edilen tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erer. Takip dayanağı ilamda yer alan davacı ve müşterek çocuklar için aylık toplam 650,00 TL'de bu madde hükmüne göre verilmiş tedbir nafakası niteliğinde olup, boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Kesinleşme tarihinden sonra ise iştirak nafakası işlemeye başlar. Boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür.(TMK. Md. 182) Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Aleyhine boşanma davası açılmış olan davalı-karşı davacı kadın, bu dava içinde Türk Medeni Kanununun 174. maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) isteyebilecekken, bu isteklerini boşanma talebi olmayan bağımsız karşı dava ile ileri sürdüğüne göre, bu talepler yönünden nispi harç yatırmak zorundadır. Aynı şekilde birleşen dava ile tedbir nafakası (TMK m. 197) isteyen davalı-karşı davacı kadın talep edilen nafakanın yıllık tutarı üzerinden nispi harç yatırmak zorundadır. Nispi harçlarda karar ve ilam harcının dörtte biri işlem yapılmadan önce peşin ödenir (Harçlar Kanunu m. 28/a). Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz (Harçlar Kanunu m. 30)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Bayramiç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :03.07.2014 NUMARASI :Esas no: 2014/26 Karar no:2014/155 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın eş tarafından davacı-davalı erkek eşin kabul edilen boşanma davası, reddedilen boşanma davası ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadın eşin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına (TMK.md.186/1), geçimine (TMK.md.185/3) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır (TMK..md.169)....
Bir kimse sırf kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemez. Bu itibarla, davanın reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. 2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1), geçimine (TMK md. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223. 242. 244. 262. 263, 264, 267. 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169)....
Davalı-davacı kadının çalıştığı işten ayrılış nedeni araştırılarak sonucu, uyarınca yoksulluk ve tedbir nafakası konusunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır....
Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan)daha iyi olması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK. Md. 4). Ayrıca, TMK'nun 327/1 maddesine göre, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından sağlanır. Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK.md.328/1). Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK.md.329/1)....


