Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 214 üncü maddesi uyarınca mal rejiminin tasfiyesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....
Taraflar 16.2.1998 tarihinde evlenmiş, 30.5.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 4.12.2009 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. Başka mal rejimi seçilmediğinden taraflar arasında evlenme tarihinden 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK.m.202 ve 225). Dava konusu araç eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu 6.6.2005 tarihinde satın alma suretiyle davalı adına tescil edilmiş; bilahare boşanma davasının açıldığı tarihten sonra 5.6.2008 tarihinde satışla 3.kişiye devredilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı adına kayıtlı önceki aracın takasa verilmesi ve fark bedelin nakit olarak ödenmesi ile satın alınan nizalı aracın, ısrarı üzerine davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur....
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının mal rejiminin tasfiyesi talebi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının mal rejiminin tasfiyesi talebi yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davacı kadın vekilinin reddedilen maddî ve manevî tazminat taleplerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşandıkları, boşanma anlaşmasında mal rejiminin tasfiyesi yönünden bir anlaşmanın bulunmaması nedeniyle yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 60.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2010 (Salı)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi K A R A R Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan mal rejiminin tasfiyesi davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasının redle sonuçlandığı ve 13.09.2011 tarihinde kesinleştiği, boşanma gerçekleşmediğinden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Ancak daha sonra davacı ... tarafından 02.04.2013 havale tarihli "temyizden feragat" dilekçesi verilmiş, UYAP aracılığı ile Dairemize intikal ettirilmiştir. Ne var ki; feragat dilekçesi veren davacı ...’nun anılan dilekçenin ibrazı sırasında kimlik tespiti yapılmamıştır. Hal böyle olunca; davacı ...’nun 02.04.2013 havale tarihli temyizden feragat dilekçesine ilişkin kimlik tespitinin yapılması, anılan evrakın dosyaya eklenmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere geri çevrilmesi için dosyanın Yerel Mahkeme'ye İADESİNE, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı vekilinin hükmün taşınmaza yönelik bölümüne dair temyiz itirazlarına gelince; kural olarak, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonunda ortaya çıkan artık değere katılma veya değer artış payı hakkı ayni bir hak olmayıp, alacak hakkıdır. İstek uyuşmazlık konusu taşınmazın ½ hissesine ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili olmadığı takdirde ½ değerinin tahsiline ilişkindir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. TMK.nun 222/3. Fıkrası hükmüne göre bir eşin evlilik birliği içinde edindiği tüm malları, aksi kanıtlanıncaya kadar edinilmiş mal kabul edilir. Belirtilen maddede getirilen edinilmiş mal karinesine rağmen bu malın edinilmiş mal olmayıp, kişisel mal olduğunu veya kişisel mal grubundan katkı yapıldığını iddia eden eş bunu kanıtlamakla yükümlüdür....
Somut olaya gelince; eşler, 25.11.1988 tarihinde evlenmiş, 06.11.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m)....
Mal varlıkları, mal rejiminin sonra ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vb.) göre değerlendirilir (TMK mad.228/1). Bu malların, kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad.227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad.232 ve 239/1) hesaba katılır. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Mahkemece, tasfiye konusu malın karara en yakın tarihteki sürüm değeri belirlenmelidir. Eşler, 14.11.2006 tarihinde evlenmiş, 07.01.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 27.01.2015 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tafiyeye konu ... İplikçilik Ve Tekstil Ürünleri San. Ltd. Şti., eşler evlenmeden önce davalı eş ortak olmuş ve kişisel malıdır....
Somut olayda, davalı eşin mal rejiminin tasfiyesi davasında davacıya ait katılma, değer artış payı ve katkı payı alacaklarını ortadan kaldırmak amacıyla hisselerini 09.12.2022 tarihinde diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devir ve temlik ettiği ileri sürülerek pay devrinin iptali talep edilmektedir. Dava konusu uyuşmazlık, TMK'nın 225. ve devamı maddelerince mal rejiminin tasfiyesi hükümleri kasamında kalmakta olup çözüm görevi aile mahkemelerine aittir. HMK 114. maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak gösterildiği, HMK 115. Maddesinde de dava şartlarının mevcut olmaması halinde davanın usulden reddi gerekeceği ifade edilmiştir. HMK 138. maddesinde ise dava şartları ile ilgili olarak dosya üzerinden karar verilebileceği açıklanmış olmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Tasfiyeye konu taşınmazın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı TMK'nun 202/1.maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir. Yukarıda açıklandığı gibi iki döneme yayılan kredi borcu ödeme tablosu mevcut olduğunda: öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur....


