tan alınan 9.000-TL krediler kullanılarak dosya arasında bulunan araç satış sözleşmesine göre 33.500-TL'ye alındığı, boşanma davasının açıldığı 13.10.2011 tarihinde bu aracın davalı tarafından 3.kişiye satıldığı anlaşılmaktadır. Mal rejiminin sona erdiği tarih olan boşanma dava tarihine kadar 36 ay taksitli bu kredilerin 15'er taksidinin ödendiği, boşanma dava tarihinden sonraya 21'er taksidinin kaldığı anlaşılmaktadır. HMK'nun 230/2.maddesi uyarınca, her borç ilişkin olduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Bu nedenle mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle kalan kredi borçlarının edinilmiş mal olan 64 LK 028 plakalı aracın borcu olarak kabul edilerek denkleştirilmesinin yapılması gerekir....
Davalı-birleşen davacı ... vekili asıl davanın reddini savunmuş, birleşen dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları için mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, her iki taraf vekilince hem asıl dava hem birleşen dava yönünden ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Taraflar, 27.11.1992 tarihinde evlenmiş, 01.11.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün ... tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır....
davacıya ait kişisel eşyalar ile edinilmiş mala katkı yapıldığı, yapılan katkının mal rejiminin tasfiyesi sırasında denkleştirme alacağı olarak istenebileceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel(istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir. Mal rejiminin sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesiyle katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince(6100 s.lı HMK'nun 30. m) bekletici mesele yapılmalıdır. Somut olaya gelince; eşlerin 05.03.2012 tarihinde evlendikleri, eksikten getirtilen evraklara göre taraflar arasındaki boşanma davasının 16.08.2013 tarihinde açıldığı, 20.10.2015 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu ve boşanma kararının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi ... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının açılmamış sayılmasına dair .... 4. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.06.2016 gün ve 201/528 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, boşanma dava dilekçesi ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi, evlilik birliği içerisinde edinilen davalı adına kayıtlı aracın rayiç değerinin katkı payı olan 1/2 oranda tazminini talep etmiştir. Davalı asıl ..., davaya konu aracın babasının katkısı ile satın alındığını ve edinilmiş mal olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur....
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, yetkiyi düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 214/2. maddesi hükmüne göre, eşler veya mirasçılar arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme yetkilidir. Buna göre, mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre değil, özel düzenlemenin yer aldığı Türk Medeni Kanunu'na göre belirlenmelidir. Somut olayda; taraflar ... (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Aile Mahkemesi sıfatıyla) 2018/441 E. - 2020/285 K. sayılı ilamı ile boşanmışlar ve mal rejimi boşanma ile sona ermiştir. Dolayısıyla uyuşmazlıkta boşanmaya karar veren ... (Yenihisar) Aile Mahkemesi'nin yetkili olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın ... (Yenihisar) Aile Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Mal Rejiminin Tasfiyesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm boşanma davasından ayrı olarak görülen evlilik birliği içerisinde edinilen mal rejiminin tasfiyesine yönelik alacak istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2012 tarihli 2012/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 21.03.2013 (Per.)...
genişletilemeyeceği, kaldı ki boşanma kararının eki olarak sayılan protokol ile tarafların mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaştıkları, davacı kadın vekili tarafından sunulan sözleşmenin kararda esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Aile Mahkemesi'nin 2014/1347 E. sayılı dosyası ile boşanma davası açtığı ve davanın halen devam ettiği,TMK 214/2 maddesi gereğince mal rejiminin tasfiyesi davalarında, boşanmaya, evliliğinin iptaline veya hakim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkemenin yetkili olduğunun bildirilmesi karşısında, davanın yetkili .... Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur. .... Aile Mahkemesi tarafından ise her ne kadar .... Asliye Hukuk Mahkemesi, taraflar arasında derdest bir boşanma davası olması nedeniyle yetkisizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiş ise de, TMK'nın 214. maddesi mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetkili mahkeme olarak boşanmaya karar verilmesi durumunda boşanmaya karar veren mahkemenin yetkili olacağını belirtmektedir....
Eşler kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri taktirde bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.” hükümleri yer almaktadır. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasaya 5133 Sayılı Yasa ile ekleme yapılan 4/2. maddesinde “22.11.2001 tarihli 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 3. kısmı hariç olmak üzere 2. kitabı, 03.12.2001 tarihli ve 4722 Sayılı Türk Medeni Yasasının Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya göre aile hukukundan doğan dava ve işlerin” aile mahkemesi görevinde olduğu açıklanmıştır. Dosyanın incelenmesinde, uyuşmazlığın mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağına ilişkin olduğu, boşanma davası sonrasında mal rejimin tasfiyesi ve evlilik birliği içinde edilen arsa, ev, otomobil vs ile evlilik birliği içinde biriktirilen bankadaki parandan 1/2 katkı alacağı talep edildiği anlaşılmaktadır....


