Mahkemece; dava, rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediğinden söz edilerek istek reddedilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Eldeki davada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, bağıştan rücu için Borçlar Kanununun 246.maddesinin ilk fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin tespitidir. Mahkemece, dava rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bağışlayanın, bağışlamadan rücu için rücu sebebini öğrendiği günden başlayarak 1 yıl içinde rücu beyanını açıklaması yeterlidir. Ayrıca, bağışlama ifa edildiğinde, bağışlayanın, bağışlamadan rücu ettiğine dair irade beyanının bağışlanana ulaşmasında itibaren 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak istirdat (alacak) davası açılabilir....
Davalı/karşı davacı ... vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesinde ise davalı/karşı davacının evde biriktirdiği ve sakladığı, davacı/karşı davalının evden giderken çalarak götürdüğü iddia edilen 4.400 USD, mehir senedindeki bağıştan rücu, kendisinden olmayan çocuklar için yaptığı masraflar ve boşanma dava dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti, masraf ve tazminat alacakları nedeni ile 15.000,00 TL alacağın davacı/karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davada bağıştan rücu davasının hak düşürücü süre de açılmadığından reddine, diğer alacak talebinin de ayrı bir dava konusu olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, davacı/karşı davalı vekili ve davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1....
"İçtihat Metni"Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Bağıştan rücu .... ile ..... aralarındaki bağıştan rücu davasının görevsizlik kararına dair ..... Aile Mahkemesi'nden verilen 15.03.2013 gün ve 33/365 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
temyiz itirazlarına gelince: Borçlar Kanunu'nun 244.maddesi uyarınca, bağışlanan bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir cürüm işlerse ya da bağışlanan bağışlayana ya da ailesi için kanunen mükellef bulunduğu vazifelere karşı ehemmiyetli bir surette riayetsizlikte bulunursa,bağışlayan bağıştan rücu ile bağışlanan elinde ne kalmış ise onun iadesini dava edebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Bağıştan Rücu Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm bağıştan rücu istemine ilişkin olup, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 26.07.2016 tarihli 263 sayılı kararının 2. maddesi ve 01.03.2016 tarihinde yürürlüğe giren 12.02.2016 tarih 2016/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince inceleme görevinin Yargıtay 13. Hukuk Dairesine ait olduğu düşünülmektedir. Ne var ki dava dosyası Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2018 tarihli gönderme kararı üzerine geldiğinden, Yargıtay Kanununda 6723 sayılı kanunla yapılan ve 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik gereğince dosyanın Yargıtay 13. Hukuk Dairesine değil, iş bölümü uyuşmazlıklarını çözmekle görevli Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesi gerekmiştir....
Davacı, davasında çeyiz eşyaları talebinde bulunmuş, davalılar ise dava konusu eşyaların davacıya bağışlandığını ve bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürmüşlerdir. Oysa ki davada dayanılan eşya senedi başlıklı belge, niteliği itibariyle taraflar arasındaki sözleşmedir ve mahkemeyi bağlar. Sözleşmede davalıların adedi, cinsi yazılı eşyayı tam ve sağlam olarak davacıdan teslim aldıkları yazılıdır. Sözleşme içeriği irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Kaldı ki, diğer taraftan bağıştan rücu şartlarının oluşup oluşmadığı bir an dikkate alınsa bile taraflar arasında görülüp kesinleşen 06/03/3015 tarihli ... ....Aile Mahkemesinin 2013/1003 Esas 2015/208 karar sayılı ilamında tarafların eşit oranda kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş olmakla bağıştan rücu şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiştir....
in davalı 2. eşinin ısrarları üzerine 1713 ada 81 parselde bulunan 11 nolu meskeni davalıya bağışladığını, ancak ölümünden önce uzun süre yatalak hasta olan murisle davalının hiç ilgilenmediğini, bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu, muris sağ iken davalıya karşı dava açamayacak durumda olduğunu ileri sürüp tapu kaydının iptali ile muris ...ın mirasçıları adına tescilini olmazsa tenkis istemişler, yargılama sırasında tenkis isteği tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. Davalı, bağıştan dönmek için bir sebep olmadığından murisin hayatta iken dava açmadığını, eşine çok iyi baktığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bağıştan rücu şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, bedelini ödeyip üçüncü kişiden satın aldığı 30 parsel sayılı taşınmazın birinci katında bulunan 1 numaralı meskenin intifa hakkını üzerinde bırakıp, çıplak mülkiyetini oğlu olan davalı adına tescil ettirdiğini, ancak davalının söz konusu meskeni ikamet etmek suretiyle kullanmadığı gibi evlat olarak üzerine düşen görevleri de yerine getirmediğini, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu iptali ile kendi adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bağıştan rücu şartlarının gerçekleştiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişmeli taşınmazın yasa ve yönetmelik çerçevesinde bağış amacına uygun şekilde tasarruf edildiği, bağıştan rücu sonucu doğuracak ağırlıkta bir neden ortaya çıkmadığı anlaşıldığına göre; davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, davacının bağıştan rücu koşullarının gerçekleşmiş olduğu nedenine dayanılarak işbu tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasını açtığı, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de bu nitelikte değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulduğu, davacının istinaf ve temyiz başvurularının da bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiği iddiasına dayandığı, taraflar arasında usulüne uygun olarak düzenlenmiş geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 26.01.2022 tarihli ve 2022/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay (1)....


