Davacının mali haklarının haleldar olması sebebiyle ref ve men talebinde bulunabileceği şeklinde rapor sundukları görüldü.Mahkememizde aldırılan 03/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Manevi tazminat konusunda takdir ve miktarın Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, kök raporda bilgilerinize sunulan tazminat hesabı ile belirlenen miktarın dışında bir hesaplama yapılmasının doğru ve uygun olmayacağı, bu bağlamda kök raporumuzda belirtilen tazminat hesabı dışında bir hesaplama yapılmasının objektif bir değerlendirme olmayacağı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/43 Esas KARAR NO:2024/209 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 09/10/2014 KARAR TARİHİ:13/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların eşi ve anneleri ----- tarihinde davalılar ---- sadece maliki, davalı ---- %20 maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu----plakalı ---- davalı sürücünün kusuru ile ------ istikametinde seyir halinde iken meydana gelen kazada araç içerisinde yanarak öldüğünü, bu nedenlerle defin ve cenaze giderleri için 6.000,00 TL masraf yaptıklarını, bu nedenle cenaze giderleri ve davacıların destekten yoksun kalması nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminatın ve her bir davacı başına 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal-mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve...
Davacı, İcra Müdürlüğünün yanlış alacak hesabı nedeniyle tazminat ödemek zorunda kaldığı iddiasıyla anılan mahkeme kararının temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Yasası'nın 5.maddesinde İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği, Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkının saklı olduğu ve bu davalara adliye mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda İcra Müdürlüğünde yapılan yanlış alacak hesabı nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2004 sayılı Yasanın aktarılan hükmü gereği adli yargı yerinde görülüp, çözümlenmesi gerektiğinden, uyuşmazlığın esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen temyize konu idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır....
Yargıtay, manevi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davasına konu oluşturamayacağına ilişkin görüşünü 06.03.2013 tarihli kararında şu şekilde belirtmiştir: “… İş kazasında zarar gören davacı, davanın açıldığı tarihte manevi tazminat alacağının miktarını kendisi belirlediğinden, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu söylenemez. O halde manevi tazminat istemi manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırı bir biçimde kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılamaz ve manevi zararın HMK'nın 107.maddesine göre dava yoluyla tespiti de istenemez ...”(21. HD, T. 06.03.2013, E. 2013/3004, K. 4066/2013) Ayrıca, Yargıtay bu kararında, yukarıda belirtilen hususun aksine manevi tazminatın bölünemezliği hususunu belirsiz alacak davası açısından da kabul etmektedir....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/121 esas sayılı dosyası ile senette tahrifat yapılmış olması sebebiyle icra takibinin iptaline karar verildiğini, yapılan haksız takip ile müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece; ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin esas sayılı dosyası ile tahrifat yapıldığından takibin iptaline karar verildiği, davacının borcu olmadığı bir alacak ile ilgili olarak icra takibine maruz kaldığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminata karar verilebilmesi için TBK 58 (BK’nun 49) maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/86 E. ve 2017/422 K. sayılı hükmü gereğince davacının davalı sigortalısına rücu edebileceği işlemiş faiz miktarları, asıl alacak miktarı (ilamla bağlı kalınarak) ile asıl alacak için takip öncesi işlemiş faiz ve takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz miktarı, ilam vekalet ücreti ve işlemiş faizi, ilam yargılama gideri ve işlemiş faizi, ödeme tarihi itibariyle icra vekalet, harç ve giderleri de dahil olmak üzere gerçek alacak miktarının belirlenmesi için denetime elverişli bilirkişi rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır.Kabule göre de; davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir....
Zira iki farklı alacak kalemi için toplam 1.000,00 TL talep edilmişken, sonradan talebin tek bir alacak kalemine hasredilmesi, o alacak kalemi için miktarı arttıran ve değiştiren bir husustur. 13/02/2023 tarihli celsede ise davacı vekili meslekte kazanma gücü kaybından doğan maddi tazminat talebinin sürekli maluliyete ilişkin olduğunu açıklamıştır. Davacının kaza tarihinde öğrenci olduğu, yargılama devam ederken işe girip çalışmaya başladığı ve buna ilişkin bordrolarının mahkemeye sunulduğu anlaşılmıştır. 2023 yılı güncel ekonomik verilerine göre, doğru hesaplama yöntemi ile hazırlanan ve denetime elverişli 29/03/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davacının 195.600,07 TL sürekli maluliyeti sebebiyle maddi tazminat talep edebileceği belirlenmiştir. İstanbul BAM 9....
Bu kapsamda davacının açtığı maddi tazminat davasının konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Manevi tazminat davası yönünden ise bilindiği üzere manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır....
Sayılı dosyasından diğer mirasçılar tarafından dava açıldığını ve dava sonunda toplam 53.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini, davacının tazminat talebinin zenginleşme sebebi olamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının destekten yoksun kalma talebine istinaden asıl alacak ve ferileri ile birlikte 33.057,70 TL sulhen ödeme yapıldığını, ödeme karşılığı olarak davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü fazlaya dair haklarını kapsar şekilde garikabili rücu olmak üzere kesin şekilde ibra edildiğini, yapılan ödeme sonucunda Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin ... E....
Mahkemece yapılacak iş, asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini gözetmek, yeni bir hesap raporu alınmasına mahal vermeden hükme esas bilirkişi hesap raporu ile tespit edilen maddi zarar tutarlarından davacılara iş kazası sigorta kolundan bağlanan iş kazası ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilecek kısımlarını tenzil ederek davacıların maddi tazminat alacak miktarlarını belirlemek, davacıların birleşen dava dosyasında davalı ... şirketine yönelttikleri maddi tazminat taleplerinin davacı eş ... için 150.000,00 TL maddi, davacı çocuk ... için 15.000,00 TL maddi, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL tutarında olduğunu dikkate almak, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden kaza tarihinden yasal faiz uygulanmasına yönelik talepleri bulunduğunu göz önünde bulundurarak oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir....


