WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Vakıf muaccel borcu tahsil etmek üzere hukuki işlemlere başvurabilir; muaccel olan borç için muacceliyet tarihinden itibaren Amme Alacaklarının Tahsilinde Uygulanan gecikme faizi oranı kadar temerrüt faizi işletilir." hükmü ile bilirkişi raporundaki asıl borç ve bunun faizini gösteren tablo içeriğine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile yasaya ve yönteme uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

GEREKÇE Dava, faturalara dayalı cari hesap bakiye alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirket ile borç-alacak ilişkisinin .... ve .... no.lu alıcı cari hesabında takip edildiği, sözkonusu .... no.lu cari hesabında davalı şirket aleyhine 1.419,83 TL borç bakiye verdiği, .... no.lu cari hesabında ise takip tarihi itibariyle davalı şirket aleyhine 6.713,29 TL borç bakiyesi verdiği belirtilmiştir....

İcra Müdürlüğünün ...Tal., sayılı dosyasından yaptırılan kıymet takdiri raporuna göre m2 değeri maksimum 400 TL., civarında olduğunu, toplam değerinin 800.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkilin bakiye alacağının, borçlu ...'e devredilmesi gereken gayrimenkulün değerinden çok daha fazla olduğundan müvekkilin alacağını tahsil edemediğini, 2015 yılı Mayıs ayındaki mevcut durumu fırsat gören borçlular tarafından, borç ödenmiş olduğu gerekçesiyle takibin iptali veya durdurulmasına yönelik yapılan itiraz ve neticesinde, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ......

Davalılar vekili, taraflar arasında imzalanan ibraname gereği davacının davalıdan herhangi bir hak ve alacağı olmadığını, davacı tarafın davalıya gönderdiği imzalı mutabakat metninde de bakiye “0” olarak gözüktüğünü öne sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasındaki tüm alacak borç ilişkisinin mutabakat metni ve protokol kapsamında sonlandırılmış olduğu, imzalanan mutabakat metni ve protokol ile tarafların birbirini ibra ettiklerinden alacak borç ilişkisini sonlandırmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacı kötü niyetli olarak takip başlatmış olduğundan %20 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....

Dava, davacı tarafça başlatılan icra dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı taraf savunmalarında davacı şirkete olan borçlarını ödediklerini, buna ilişkin olarak da davacı tarafça takibe konu edilen faturalardan en son tarihli olan faturada bakiye borç miktarının 1.073,74.TL olarak belirlendiğini delil olarak göstermektedir. Gerçekten de takibin dayanağı altı adet faturadan en son tarihli olan 23.04.2008 tarih ve 226804 numaralı faturanın alt kısmında “hesap durumunuz” başlığı altında bu fatura dahil bakiye borç 1.073,74.TL olarak belirtilmektedir. Mahkemece bu durumda davacı şirketin bu faturada belirtilen açıklama ile bundan önceki dönemlere ait alacaklarının 1.073,74.TL olarak belirlendiği gözetilmeden , bu tarihten önceki alacaklarının davacı defterlerinde yer aldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında sözlü olarak yerleşmiş uygulamaya göre cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borçlarda 90 günlük bir vadenin öngörüldüğü, davalı tarafın takip tarihi itibariyle 11.168.43 TL borcunun bulunduğu, 10406.45.TL alacağın takip tarihinde muaccel olduğu, henüz vadesi gelmemiş bakiye 761.98 TL'lik borç yönünden ise BK'nun 107/3 maddesi gereğince ve vadesinin beklenmesine gerek olmadığı, davalının takip tarihinden sonra ancak dava açılmadan önce yaptığı toplam 4.906.20 TL'lik ödemenin mahsubundan sonra bakiye 6.261.98 TL borcun kaldığı, davacının da 6.261.98 TL'lik alacak yönünden itirazın iptali isteminde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

- K A R A R - Davacı vekili, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, yetki itirazının yerinde olmadığını, BK’nun 73. maddesi uyarınca müvekkilinin ikametgâhı icra dairesinin yetkili olduğunu, davalının icra dairesine itirazından 5 gün sonra (09.03.2009 tarihinde) takibe konu asıl alacağın banka aracılığı ile ödendiğini, bu kısmi ödemenin icra müdürlüğüne bildirildiğini ileri sürerek bakiye borç için itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Öte yandan, icra müdürlüğünce yapılıp iptali istenen 25.06.2014 tarihli işlemle bakiye borcun 19.381,31 TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Mahkemece şikayet konusu hesabın denetimi için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 14.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda ise 13.10.2014 hesap tarihi itibarı ile 11.654,11 TL borç kaldığının belirtildiği görülmektedir. Sözkonusu raporda, 25.06.2014 tarihi itibarı ile dosya borcunun hesaplanması yerine, şikayet tarihinden sonraki 13.10.2014 tarihindeki borç miktarının hesaplanması doğru değildir. TBK’nun 100. maddesi uyarınca borçlunun faiz ve giderleri ödemede gecikmesi halinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden düşülmesi gerekmekte olup aynı raporda takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerin asıl alacaktan mı yoksa faizden mi mahsup edildiği belirgin değildir....

Mahkemece, davanın kabulüne,davalının ... 16 İcra Müdürlüğünün 2011/20601 esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki borç ilişkisinden kaynaklı bedelin iadesi istemine ilişkin olup, davacının mahkemeye imzası taraflarca inkar edilmeyen ve tarih ihtiva etmeyen 6.600,00 TL borç şeklinde yazılı belgeyi ibraz ettiği anlaşılmıştır....

Ayrıca, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davacının, banka havalesi yoluyla 'borç' açıklamasına da yer vererek davalı hesabına para gönderdiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki çekişme, davacının, takibe konu ettiği miktar kadar borç para verip vermediği ve davalının icra takibine yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesinde kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır. Somut uyuşmazlıkta davacı, banka hesabından davalı hesabına borç vermek amaçlı para gönderdiğini ileri sürerek, buna dair banka hesap hareketlerini içerir belge sunmuştur. Anılan belgede davacının, davalıya takibe konulan miktarda havale yaptığı ve açıklamasına 'borç' ibaresi yazdığı anlaşılmaktadır. Davalı banka hesabı da bu durumu teyit etmektedir. Davalı, borç ilişkisini tamamen kabul etmeyerek davanın reddini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu