KARAR Davacı, davalıdan 27.6.2012 tarihinde 42.000,00TL bedelle ... marka ... 2012 model ... plakalı aracı sıfır olarak satın aldığını, aracın ilk olarak otomatik vites olmasına karşın kendiliğinden vites atmaması üzerine 03.12.2012 tarihinde servise götürdüğünü ve vites kutusunun değiştirildiğini, 27.03.2013 tarihinde vitesin boşa atması sebebiyle tekrar servise götürdüğünü, yine benzer şikayetlerle de 12.04.2013 ve son olarak 23.05.2013 tarihinde servise götürdüğünü, aracın onarılmasına rağmen sürekli arızalanmaya devam ettiğini ve ayıplı olduğunu ileri sürerek; sözleşmeden dönme hakkını kullanarak 42.000,00TL'nin satış tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 5.8.2015 tarihli dilekçesi ile de, aracın davalıya iadesi ile bilirkişi raporunda hasarlı araca takdir edilen değer mahsup edildikten sonra kalan bedel üzerinden karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Mahkemece, davaya konu olan ürünün satın alındığı 07/04/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun ayıplı mal başlıklı 4. maddesine göre ürünün iadesiyle sözleşmeden dönme ve bedelinin tahsili taleplerinin satıcı firmadan talep edilmesi gerektiği, dava dosyasında ise ithalatçı olan firmadan talep edildiği anlaşıldığından, davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, eldeki dava ile ayıplı motorsikletin iadesi ile ödediği bedellerin tahsili istemine yönelik eldeki davayı açmıştır....
Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketten satın alınan --- plakalı araç ile ilgili olarak müvekkili şirket ve aracın üreticisi konumundaki------ huzurdaki davada ayıp nedeni ile sözleşmeden dönme ile bedelin iadesi ve uğranılan zararın tahsili talep edildiğini, davacı taraf iş bu davayı satın aldığı aracın ayıplı olduğuna dayanarak sözleşmeden dönmeyi talep ettiğini ve bedel iadesi ile uğradığını iddia ettiği zararları talep ettiğini, davacının beyanlarında da belirtildiği üzere davacı, ---- ettiğini, davacının bu aracı mesleki faaliyeti için edindiğini, müvekkili şirket ---- yetkili satış ve servis bayisi olup söz konusu araçların üreticisi konumunda olmadığını, araçların üretim aşamasına dahil olmamış olup ----- araçların, sektördeki tecrübesi ve güvencesiyle satımını ve satış sonrası servis hizmetini yerine getirdiğini, davaya konu olan ---- --------- önemli adetlerde ihracı yapıldığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte iddia ettiği ayıp nedenine bağlı...
bedel iadesi de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme hakkına sahiptir....
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde değer kaybı tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, sözleşmeden dönme ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu ayıplar nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğu, kullanılmayan süre için maddi tazminat istenebileceği belirtilerek misliyle değişim ve bedel iadesi talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, kullanılmadığı süre için de maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir....
Davacının faturada gösterilen bedelden fazla olarak ödediği miktar ise kullandığı kredinin faiz ve masrafları olup Kredi maliyet giderinin araç bedeline dahil olduğu söylenemez. 4077 sayılı kanunun 4. maddesinin 2. cümlesinde belirtilen “ bedel iadesi” sözü ile satıma konu malın satış bedeli ifade edilmiştir. Öyle olunca satış bedeli olan 1.497,42 YTL’nin tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şeklide hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:1.bent gereği davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği kararın davalı yararına BOZULMASINA, 29.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifası sonucu sözleşmeden dönme nedeniyle ödenen bedelin iadesi ve enkaz kaldırma bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir....
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, hukuki ayıplı araç satışı nedeniyle geçici olarak davacının satın aldığı araca el konulmasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedelinden oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava konusu aracın davacı tarafından davalıdan satın alındığı bedelinin ödendiği, araca ... C. Başsavcılığınca 08.12.2015 tarihinde el konulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmalık aracın ayıplı olup olmadığı, sözleşmeden dönme ve bedel iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı kapsamındadır. Dava konusu olan 06 BP 5542 plakalı araç ... 2.Sulh Ceza hakimliğinin 2915/ 4661 Değ.İş sayılı dosyasından verilen el koyma kararına istinaden gümrüğe teslim edilmiş, sonradan yürürlüğe giren 6770 sy ile verilen imkan doğrultusunda ÖTV bedeli ödenerek 16.11.2017 tarihinde gümrükten iade alınmıştır. HMK nın 266....
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalıdan satın almış olduğu otomobilin ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değişimi ya da sözleşmeden dönme ve araç için ödenen bedelin iadesi talebiyle bu davayı açmıştır. Taraflar arasındaki ilişki ve tarafların bu ilişkideki sıfatları gereği uyuşmazlığın 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun” kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak da söz konusu olmaz....
Mahkemece, dava konusu araçta tespit edilen eksik boyama ve paslanma nedeniyle ortaya çıkan ayıpların araçtan sürekli olarak faydalanmayı azaltmadığı ve ortadan kaldırmadığı, bu nedenle sözleşmeden dönme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davacının satış sözleşmesinden dönme ve satış bedelinin iadesine ilişkin isteminin reddine, bilirkişi tarafından gizli ayıp olarak saptanan paslanmadan dolayı ortaya çıkan değer kaybından ve hatalı boyanın giderilmesi gereken masraflardan satıcı ve üretici olan davalıların sorumlu olması nedeniyle 600,00.TL değer kaybı ve 150,00.TL boya masrafı toplamı 750,00.TL'nin satış bedelinden indirilmesine ve davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda araçta debriyaj kusuru olduğu tespit edilmiş ise de; 05.02.2014 tarihinde debriyaj arızası yetkili servis tarafından ücret alınmadan giderilmiştir....


