Davacı, 15.02.2014 tarihinde satın aldığı telefonun kamera camında çizik olması nedeniyle ayıplı malın bedelinin iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Uyuşmazlık, yetkili servisin bedel iadesine ilişkin davada sorumlu olup olmadığı hususundadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4'üncü maddesine göre ayıplı mal ve hizmetlerden kimin sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Buna göre imalatçı, üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Yetkili servisin sorumlu olacağına dair hiçbir düzenleme mevcut degildir. Görüldüğü gibi satın alınan malın yetkili servisi, maldaki ayıptan dolayı tüketiciye karşı yasal olarak sorumlu tutulmamıştır. Somut olayımızda davalı yetkili servis olup satıcı veya acente değildir. Yasal olarak ayıplı maldan dolayı sorumluluğu yoktur....
Davalı vekili, davacı yanın ayıplı mal sattığını, malın iadesi ve bedelinin müvekkiline geri verilmesi konusunda yanlar arasında bir uzlaşma bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı yanın ayıplı mal satımı hususundaki savunmalarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacak tutarına yönelik itirazın iptaliyle takibin bu tutar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda reeskont faizi yürütülmesine, % 40 oranında icra inkar tazminatı 1.100.-YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
KARAR Davacı, davalıların üretip sattığı televizyonu 2.3.2009 tarihinde 3.550.00 TL ödeyerek satın aldığını, ekranda çizgiler ve kuşak oluşma arızası çıktığını, ilk arızanın tamir edildiğini, ikinci arızanın ... süresi dolduğu gerekçesi ile tamir edilmediğini, ayıplı mal olduğunu ileri sürerek, yenisi ile değiştirilmesini istemiştir. Davalı, ... süresi dolduğunu, ayıp olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, tüketici sorunları hakem heyetinin yaptırdığı inceleme sonucunda, TV tamircisinin vermiş olduğu rapor esas alınarak üretimden kaynaklı ayıplı mal olduğu kararı esas alınarak dava kabul edilmiştir. Yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalıdan 2.8.2005 tarihinde Sony marka kamera satın aldığını,objektifinin açılmayarak çalışmaması üzerine 25.8.2006 tarihinde davalıya başvurduğunu,13.9.2006 tarihli arıza tespit raporunda, lens motorunda arıza olduğunun belirtildiğini,bu nedenle de cihazın teknik ve gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek,1.380.00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı,davacının kameranın sadece arızasını tespit ettirdiğini, 4077 sayılı yasanın 4. maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini bildirip, davanın reddini savunmuştur....
Mahkemece, ürünün ayıplı mal niteliğinde olduğu benimsenerek, davanın kabulüne, itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve ayrıca asıl alacağın yüzde kırkı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davanın ayıplı mal nedeni ile bedelin iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi İnceleme konusu karar, ayıplı mal nedeniyle tazminat isteğine ilişkin olup, dosyanın Yargıtay 13.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 13/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı mal satışına ilişkin davada ... 8. Asliye Ticaret ve 4....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, ayıplı mal davası nedeniyle ayıplı olduğu ileri sürülen malın yenisi ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 13.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 13.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 20.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Tüketici yasası gereği ayıplı mal nedeniyle davacının seçimlik haklarından biriside ayıplı malın iadesi ve ödenen bedelin tahsilidir. Tüketici yasa ile kendisine tanınan 4 seçimlik hakkından birini tercih etmekte özgürdür. Davacı eldeki davada ayıplı ürün bedelinin tahsilini istemekte olup, yasa gereği bu talepte bulunma hakkı vardır. Dava konusu ürün ayıplı olduğu içinde davacıya talebi doğrultusunda bedelin iadesi gerekir. Mahkemece, dava konusu ürünün davalıya iadesi koşulu ile ödenen bedelin malın davalılara iade tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının talep etmediği buzdolabının ön panelinin değiştirilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir....
Davalı, sipariş formunda davacıdan ... lablı Emniyet Folyosu talep etmiş, sipariş formu davacı tarafça da teyit edildiği halde, davalıya sipariş formunda istenen mal yerine, başka bir mal (alüminyum folyo termolak) gönderilmiştir. Uyuşmazlık, ayıplı mal satışından değil, sipariş edilenden başka bir malın gönderilmiş olmasından (aliud teslim) kaynaklanmaktadır. Olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir (HUMK m. 76) Mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda belirtildiği şekilde nitelendirilip toplanan deliller bu çerçevede değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olayda uygulama yeri bulunmayan TTK.’nun 25/3. maddesinde öngörülen ayıplı mal satışı nedeni ile ayıp süreleri yönünden değerlendirme yapılarak süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....


