O halde, ilk derece mahkemesince; davacının ücretsiz onarım hakkının olduğu, mümkün olmadığı takdirde bedel indirimine karar verilebileceği dikkate alınmadan, taleple bağlılık ilkesi gereği davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir....
Sözleşmeden dönme ve bedel iadesi akdi ilişkinin tarafı olan satıcıdan talep edilebilecektir.Somut olayda, dava konusu ürünün imalattan kaynıklı ayıplı olduğu iddiası ile 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince seçimlik hakların kullanılmasıya yönelik olarak misli ile değişim talebi ile açmış olup, eldeki davadaki söz konusu talep yönünden yetkili servis olduğu sabit olan davalıya husumet yöneltilemeyecektir Hal böyle olunca mahkemece, davalı yetkili servise karşı açılan dava konusu malı ayıpsız misli ile değişime yönelik davanın pasif husumet (taraf sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar davanın konusunu ayıplı ifadan kaynaklanan fazla tahsil edilen fatura bedelinin iadesi istemi olarak belirtmiş ise de, 6102 Sayılı TTK.’nın 23/1-c “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir....
Davalı Doğuş Otomotiv A.Ş vekili; davacı tarafın aracı 1,5 yılda yaklaşık 27.000 km civarında uzun mesafeler kat ederek kullandığını, araçtan faydalandığını, davacı aracın iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarından birini kullanmasının ön koşulunun aracın ayıplı olması ve araçtan faydalanamama olduğunu, davacının aracını halihazırda kullandığını, aracın 19/07/2012 tarihinde trafiğe çıkmış olup, 11/03/2014 tarihindeki son servis girişine göre 25.445 km yol kat ettiğini, aracın toplam 10 adet servis girişi bulunduğunu, bunlardan birinin yıllık bakım talebi diğerlerinin ise çeşitli servis ihtiyaçları ve uyarı ikaz lambaları için gerçekleştiğini, araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, giderilemeyen bir arıza söz konusu olmadığını, kendi kendini kontrol sisteminin çalıştığını, araca garanti hizmeti verildiğini, araçta imalattan kaynaklanan herhangi bir problem, kusur kapsamlı bir...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/104 Esas KARAR NO: 2022/286 DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 17/12/2014 KARAR TARİHİ: 05/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının davalılardan -----marka sıfır araç satın aldığını, aracın seyir halinde iken uğultu seslerinin gelmesi ve araç içerisindeki -----var olduğunu tespit etmesi sonucu aracı ---- yetkili servis olan davalı -----teslim ettiğini servis yetkilileri tarafından servis formu düzenlendiğini, davacının onayı alınmaksızın aracın onarımının yapıldığını, davacının aracı teslim ederken problemin tespit edilmesini talep ettiğini, onarımını talep etmediğini, talep olmadan yapılan onarım üzerine davacının malın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep ettiğini bildirir ihtarname keşide ederek davalılara gönderdiğini, ancak davalıların...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça davalı --- tarihinde satın alınan ---- plakalı aracın ayıplı olduğundan bahisle aracı satan firma ve diğer daval------ karşı açılan ayıpsız benzeri ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve maddi, manevi zararın tahsili istemli alacak/tazminat davasıdır. Eldeki dava ilk olarak-------- Sayılı dosya numarası ile görülmeye başlanmış, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiştir....
Yukarıda açıklanan yasal mevzuat ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Davacı vekilince, ayıplı taksinin ayıpsız misliyle değişim, uğranılan zararların tazmini veya bedel iadesi talebine ilişkin olduğu ancak davalının tacir sıfatının bulunmadığı, vergi kayıtlarının incelenmesinde 2018 yılında 13.500,00-TL ve 2019 yılında 16.500,00-TL gelir elde ettiği, gelirinin esnaf sınırının altında kaldığı, sözleşme konususun ticaret kanununda özel olarak düzenlenen sözleşmelerden olmadığı ve mutlak ticari dava niteliği de taşımadığı, bu nedenle Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. Davanın konusu ve tarafların sıfatına göre, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, göreve ilişkin hususların kamu düzeninden sayılıp, re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Maddi ayıp; bir malda madden hata bulunmasıdır (Ör: Malın yırtık, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp; malın kullanımının hukuken sınırlandırılmasıdır (Ör: Malın üzerinde takyitler bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise; malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır. 4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır....
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 15/03/2021 KARAR TARİHİ : 23/12/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili davalıdan satın aldıkları özel üretim oluk makinesinin sözleşme hilafına 69 gün geç (09/06/2020 tarihinde) teslim edildiğini, geç teslimden kaynaklı cezai şart koşullarının gerçekleştiğini, makinenin parçalarının eksik ve ayıplı olması sebebiyle 17/06/2020 tarihinde ayıp bildiriminde bulunduklarını, Manisa Arabuluculuk Bürosunun 2020/246 sayılı dosyası kapsamında tarafların anlaşmaya varmış olmasına rağmen davalının anlaşmaya uymadığını ve edimini yerine getirmediğini, bu kez Sakarya Arabuluculuk Bürosunun 2021/54 sayılı dosyasında davalıdan bedel iadesi ve zararlarının tazminini ve cezai şartın ödenmesini istediklerini ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek bedelin iadesi ile cezai şartın tahsilini...
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, raporda açık ayıp olarak geçen hususlar için süresinde ihbar olmadığından reddine, gizli ayıplı işler ve eksik ifa nedeniyle 21.154,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Dava tarihi olan 19.02.2013 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı TKHK’nin 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme,malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır....


