Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükümlerini haizdir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu araçtaki arızanın giderildiği, söz konusu arızanın araçta güvenli sürüş kabiliyetini ortadan kaldıracak, taşıttan faydalanmamayı sürekli hale getirecek derecede bir imalat hatasının varlığından söz edilemeyeceği, araçta önemli bir ayıp olmadığı, arızaların belgeler ışığında garanti kapsamında giderilmiş olduğunun tespit edildiği, düzenlenen her iki raporun birbiriyle örtüştüğü ve dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle dava konusu araçta imalat hatası bulunmadığı ve aracın ayıplı olmadığı, araçtaki arızanın giderilmiş olduğu olayda ilk baştaki onarımdan kaynaklanan servis kusuru bulunduğunun açık olup bunun araçtaki ayıp olarak yorumlanmasının mümkün olmadığından dava konusu aracın ayıplı olmaması nedeniyle davacı tarafın bedel iadesi talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
BK. 200 ve 207/son md. gereğince davalı satıcının, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi zamanaşımından da istifade edemeyeceği, araçtaki boya kusurunun, davacıya sözleşmeden dönme ve satılanın yenisi ile değiştirilmesini talep etme yetkisi verecek derecede önemli bir ayıp niteliğinde olmadığından asıl dava bakımından ayıbın araçta meydana getirdiği değer azalması oranında, satış bedelinden indirim yapılmasının isabetli olacağı; birleşen davaya gelince, aracın motor bloğundaki çatlamanın üretim hatasından kaynaklandığını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davada davacının satım sözleşmesinin feshi ve bedel iadesi talebinin şartları oluşmadığından reddine, 818 sy....
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğundan bahisle satış bedelinin iadesini istediği, davalı ise aracın ayıplı olmadığını bu nedenle davanın reddini dilemiştir. Dava konusu aracın seyir halinde önden gelen ses şikayeti ile ilk olarak 28.08.2008 tarihinde davacının servise başvurduğu, yine aynı arıza nedeni ile 10.09.2008 ve 15.10.2008 tarihlerinde aracı servise getirdiği ve davalı tarafından ücretsiz onarımın gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Aynı şikayet ile ilgili önceki başvurularda servis tarafından bir işlem yapılıp yapılmaması sonuca etkili değildir. Davalının oyalamaları hukuken himaye edilemez. Araçtan sürekli yararlanamamanın gerçekleştiği, böylelikle sözleşmeden dönme şartının oluşmuş olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....
Noterliği üzerinden, üründeki ayıplar da belirtilerek ürünün iadesi ve ödenen bedelin de taraflarına ödenmesi İhtar edildiği, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmakta haklı olduğu görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.-Davanın KABULÜ ile, dava konusu ayıplı ürün olan ... Makinesinin davalıya iadesine, ayıplı ürün nedeniyle davalıya ödenen 170.000,00 TL' nin 12/03/2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 11.612,70 TL nispi karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.903,18 TL' nin indirilmesi ile noksan olan 8.709,52 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3.-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4....
ye satın aldığını, evdeki gizli ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini beyanla; davalıya ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, binadaki su basma probleminin 2 yıl gibi uzun bir zaman geçtikten sonra bildirildiğini, dairenin sığınak eklenerek yapılmış olmasının hem projede hem de banka eksper raporunda açıkça yazılmış olduğunu ve tapuda da daire olarak göründüğünü, dairenin teknik alt yapısını tam ve ayıpsız olarak davacıya teslim ettiğini, su bastığı iddia edilen yerde davacı tarafından yapılan tadilatın drenaj yapısını bozmasından kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının bedel iadesi içeren sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması dolayısıyla taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 110.000,00 TL'nin iadesine karar verilmiştir....
, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı bu satış bedelinin bir kısmını peşin olarak ..., kalan kısım içinde diğer davalı bankanın temin ettiği, 4077 sayılı kanunun 10/7 maddesi kapsamında kalan ve uygulamadaki ismi ile bağlı kredi ile ödenmiştir. Davacının faturada gösterilen bedelden fazla olarak ödediği miktar ise kullandığı kredinin bedelidir. Kredinin bu bedelinin araç bedeline dahil olduğu söylenemez. 4077 sayılı kanunun 4. maddesinin 2. cümlesinde belirtilen “ bedel iadesi” ile satıma konu malın satış bedeli ifade edilmiştir. Öyle olunca satış bedeli olan 20.052.771.211 liranın tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şeklide hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: 1.bent gereği davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde 365.90 YTl.nın ...'a, 13.10 YTl.nın ... Mot....
davacıya karşı sorumlu oldukları, davalı Kuveyt Türk Bankasının sunduğu 17.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde davayı kısmen kabul ettiği, davacı tarafından 7.987,59 TL noter harcı ödendiği iddia edilmiş ise de buna ilişkin makbuz örneğinin sunulmadığı, davacının dava açılmadan önce sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkı kullanılmış olduğu, davacının gecikme tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 129.958,12 TL'nin 22.03.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin 7.987,59 TL'lik noter harcı bedeline ilişkin talebin reddine, 1.000 TL gecikme tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir....
Sözleşmeden dönme ve bedel iadesi akdi ilişkinin tarafı olan satıcıdan talep edilebilecektir.Somut olayda, dava konusu ürünün imalattan kaynıklı ayıplı olduğu iddiası ile 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince seçimlik hakların kullanılmasıya yönelik olarak misli ile değişim talebi ile açmış olup, eldeki davadaki söz konusu talep yönünden yetkili servis olduğu sabit olan davalıya husumet yöneltilemeyecektir Hal böyle olunca mahkemece, davalı yetkili servise karşı açılan dava konusu malı ayıpsız misli ile değişime yönelik davanın pasif husumet (taraf sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir....


