WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Limited Şirketinden almış olduğu 2014 model Nissan marka aracın gizli ayıplı olduğunu, durumun ihtarname ile yasal süresinde davalılara bildirildiğini ileri sürerek satış sözleşmesinin feshi ile aracın davalılara iadesi ve araç bedelinin davalılardan tahsiline, ayrıca 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalılar, araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, araç satış sözleşmesinin feshine, ayıplı aracın davalılara iadesi ile araç bedeli olan 61.563,26 TL nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, ayıplı araç satışı nedeni ile sözleşmenin feshi ile araç bedelinin iadesi istemine ilişkindir....

bitiminden sonra fiilen iş programına göre iş yapımına devam ettiğinden meydana gelen gecikme nedeniyle davacının süre uzatma hakkının da doğacağını ve sürenin uzayacağını belirtilen durum nedeniyle davalının ihtarnamelerinde nama ifa istemi, davacının sözleşme bitiş süresi ve fesih bildirimleri sonrasında iş yerinde çalışıyor olmasının ayrı ayrı feshi de engelleyeceğini, sürenin bitiminden sonra avans şeklinde kısmi ödeme yapması ve fiilen ve iş programına göre işi devam ettirmesi sözleşmelerinin kendiliğinden süresiz hale gelmesi ve feshi kaldırmak için yeterli olmadığını davalının fesih beyanı kabul edilmediğinden TBK'nun 123. maddesine göre süresiz hale dönüşen sözleşmenin meydana gelmiş olduğunu, davacıya ait malları n yapım sahasına getirmesi ve yapımı hazır bulundurulması davacının iş yapma niyetinde bulunduğunu açıkça göstermekte olduğunu, davalının fesih beyanı kabul edilmediğinde de zaten TBK'nun 123. maddesine göre süresiz hale dönüşen sözleşme bulunduğunu,...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, ayıplı mal satışı nedeniyle sözleşmenin feshi ile satış bedelinin iadesi ve maddi-manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacının şikayetlerinin kendi kullanım hatalarından kaynaklandığının tespit edilmesine rağmen davacının sorunlarının çözüldüğünü, ayıbın söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir....

Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ayıplı ev satışı nedeniyle sözleşmenin feshi ve ödenen bedelinin iadesi ile tazminat istemine ilişkindir. ... Tüketici Mahkemesince, ... Tüketici Mahkemelerinin yetki alanı, ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yargı çevresi ile aynı olup, bu kapsamda hem tüketicinin yerleşim yeri, hem kararına itiraz olunan ... Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin, ... Tüketici Mahkemeleri yetki alanı/yargı çevresinde olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... 9. Tüketici Mahkemesi ise ...'nın 19/03/2014 tarih ve 129 sayılı kararı gereğince ... ilçesinin, ... Tüketici Mahkemeleri yetki alanına alındığı gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı vermiştir....

Davacı bu hakkını, sözleşmeden dönme, ödediği bedelin iadesi şeklinde kullandığından ve dava konusu mobilyaların ayıplı olduğu anlaşılmakla, ayıplı malın iadesi ile satış bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 7.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

-EURO satış bedelinin davalıya iadesi suretiyle taraflar arasında düzenlenen mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış sözleşmesinin feshi ile satış konusu çekicinin trafik kaydının davacı şirket adına tesciline ve aracın davacı tarafa teslimine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Taraflar arasında yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının satış öncesi davacıyı araç üzerindeki haciz ve tedbir şerhi konusunda bilgilendirdiğini veya alıcının bu hususu bildiğini ispatlayamadığı, davalının iyiniyetli olduğunun söylenemeyeceği, satışa konu aracın hukuki ayıplı olduğu, aracın trafik kaydındaki tedbiri davacıya haber vermeyip gizleyen davalının kötüniyetli olduğu, bu durumda davacının BK’nın 194. ve 205. maddeleri hükmüne göre sözleşmeyi feshedip tazminat istemekle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Körfez 2.Noterliğinin 21.11.2008 tarihli 14461 sayılı araç satış sözleşmesinin feshine, 7.000,00 TL satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalıya davaya konu araç satışı ile ilgili 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve buna bağlı Kocaeli 5.İcra müdürlüğünün 2009/3151 sayılı icra takibinin iptaline, davaya konu edilen ve davacıda...

Davacının aracı satış esnasında işin ehli olmayan kaporta ustasına muayene ettirmesi de gizli ayıplı olarak bilerek satın aldığı sonucunu doğurmaz. Hal böyle olunca davacının ayıplı mal satışı nedeniyle sözleşmeden dönerek satış bedelini isteme hakkının doğduğu kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, satış sözleşmesinin feshi ile satış bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle satış sözleşmesinin feshi ve satış bedelinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Satışa konu araçtaki imalattan kaynaklı boya hatası tesbit edilmiş olup, aracın halen davacı elinde olduğu, sürüş güvenliğini etkileyen bir kusuru olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre araç bedelinin aracın iade tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....

- K A R A R - Dava, davalıdan satın alınan ve Kooperatif ortağına satılan iş makinasının ayıplı olması nedeniyle davacının ortağına ödediği bedelin satış akdinin feshi sonucu davalıdan geri alınmasına ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalının temyizi üzerine Dairemiz tarafından bozulmuş olup, bozmaya uyulmakla karar lehine bozulan taraf yönünden usuli kazanılmış hak doğar....

UYAP Entegrasyonu