WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

- K A R A R - Asıl ve birleşen davalar, ayıplı araç nedeniyle sözleşmenin feshi ile bedelin iadesi veya tenzili ve uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Davalı vekili, zamanaşımı süresinin geçtiğini, ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının TTK’nun 25/4. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresi ile iki ve sekiz günlük ayıp muayene ve ihbar yükümlülüklerine uymadığı, ancak aracın motor kaputunda meydana gelen boya kusurunun, üretim aşamasında ya da aracın tesliminden önce gerçekleşmiş olduğu, davalının bu ayıbı aracın ilgili kısmını boyamak suretiyle gizlediği ve aracı bu şekilde davacıya teslim ettiği, ayıp hile ile gizlendiğinden 818 sy....

-DM'nin iadesi talebinin yerinde görülmediği, araca ödenen bedel üzerinden B.K.nun 202/2.maddesi uyarınca % 8 oranında indirim yapılmasının uygun bulunduğu, bu indirim tutarının ise araç satım faturasından davacının araç bedelini Türk Lirası olarak ödediğinden, bu miktarın % 8'i oranında indirim yapılarak hüküm altına alınacak miktarın 1.315.73.-TL.olduğu, davacının tazminat isteminin ise aracı tamirde iken ona kiralık araç tahsis edilmesi ve bu aracı ihtirazi kayıtsız teslim alması karşısında yerinde bulunmadığı, ayrıca aracı satamaması nedeniyle talep ettiği faiz isteminin ise aracın ayıplı olması ile arasında illiyet bağı bulunmadığından yerinde görülmediği, birleşen davada ise davacı şirket tarafından aracı satın alan davalı şirketin aracı tamirde iken başka bir araç kiralanarak tahsis edilmiş olması nedeniyle ...'...

hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen satış bedelinin geri alınmasına ilişkin alacak davasıdır.Davacılar dava dilekçesinde murisleri tarafından 16.10.1998 tarihli satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi ile sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan ödeme şekline göre zararlarının da tesbit edilerek davalılardan alınmasını istemişlerdir. Mahkemenin de kabul ettiği gibi; tapulu taşınmazların harici satışı geçersiz olup taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile mükelleftir. İadenin kapsamı belirlenirken de denkleştirici adalet ilkesinin göz önünde bulundurulması gerekir....

Mahkemece, davacının sözleşmenin feshi ile birlikte müspet zarar niteliğinde olan kira kaybı tazminatını talep edemeyeceği belirtilerek, menfi zarar kapsamında bulunan, 3.100.000.000 TL ödenen satış bedelinin faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmişse de, 2008/2929-8015 davacının dava dilekçesindeki talebi, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin 9. maddesinde öngörülen rayiç kira bedeli üzerinden hesaplanacak gecikme tazminatı olup davacının, “sözleşmenin feshi ve ödenen satış bedelinin iadesi” ile ilgili dava dilekçesinde herhangi bir talebi olmadığı gibi, bu hususta yapılmış usulüne uygun bir “ıslah” da bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz amacıyla verilmiş olan ve “bilirkişi raporunda hesaplanan miktara, ödenen bedelin de ilave edilmesi gerektiğine” ilişkin 14.7.2004 tarihli dilekçeyi de, bir ıslah dilekçesi olarak kabul etmek mümkün değildir....

KARAR Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ... 3.Noterliğinin 04/03/2014 tarihli 1982 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin imzalandığını ve müvekkilinin ... plaka sayılı 1996 model ... marka aracı davalıdan satın aldığını, sonrasında aracı bakım için servise götürdüğünde aracın pert kaydının bulunduğunu ve orjinal km'si ile oynanmış olduğunun anlaşıldığını, bu ayıbın anlaşılması üzerine davalıya 27/03/2014 tarihli noter ihtarının gönderilerek davalıdan satış bedeli ve masrafların aracın iadesi karşılığında istendiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek taraflar arasındaki satış sözleşmesinin feshine, satış bedeli ve masraflardan oluşan 36.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....

Davacı tarafından satın alınan aracın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesinde belirtildiği şekilde ayıplı mal olduğu, onarım hakkının kullanılmasına rağmen aynı arızanın ikiden fazla ve sık tekrarlaması nedeniyle tüketicinin yasada belirtilen seçimlik haklarından sözleşmeden cayma hakkını kullandığı dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, davacının araç bedelini isteyebileceğinden mahkemece bu yöne ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Ancak anılan yasanın 4/2 maddesinde "bedel İadesi" nden söz edilmiş olup, bundan maksat araç alınırken kararlaştırılan ve ödenen toplam satış bedelidir. Somut olayda olduğu gibi, şayet araç tüketici kredisi kullanılarak alınmış ve tüketici bu nedenle kredi kullandığı bankaya bir faiz ödemiş ise, ödenen tüketici kredisi faizinin satış bedeli içinde değerlendirilmesi olanaksızdır....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16...2012 tarih ve 2012/1190-2012/1106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında satış sözleşmesi düzenlenerek emtia satışı ve nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, davacı tarafından navlun bedeli ödendiğini, ardından davalının proforma fatura düzenleyerek navlun bedelini almasına rağmen, satış ve taşıma ile ilgili hiçbir işlem yapmadığını belirterek, navlun bedelinin ticari faiziyle birlikte iadesi ile sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart alacağı için ... .......

Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Her ne kadar mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın satış tarihindeki ayıpsız bedelinin 16.000 TL olduğu, aracın tespit tarihi olan 02/05/2011 tarihi itibariyle ayıplı değerinin 9.500 TL olduğu, bu değerin 14/05/2010 tarihinde 9.000 TL olduğu belirtilmiş ve mahkemece, aracın satış tarihindeki ayıpsız bedeli 16.000 TL olarak esas alınıp 9.000 TL' nin mahsubu ile 7.000 TL üzerinden hüküm kurulmuş ise de önceki bozma ilamında da değinildiği ve yukarıda açıklandığı üzere araç 20.063,50 TL bedel ile davacıya satılmıştır....

boya ve rütuş işlemine tabi tutulduğunun ayrıca çamurluk tespit civatalarındaki paslanmanın da çamurluğun sökülmesi ve takılması sırasında anahtar kullanılmasından 2010/13289-2011/8637 kaynaklandığının bildirildiğini buna göre aracın kendisine ayıplı olarak satılmış olduğunu belirterek ayıplı aracın satış bedelinin iadesi ile maddi ve manevi zararlarının karşılanması için 5.000.00.TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Bankası; Bankanın davada taraf olamayacağını, davacıya sadece araç kredisi verdiklerini, davacının faiz ve bankaya ... olduğu bedel içerisinde faizleri istemesinin ve faizlerin verilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının bir yıl içinde kaza yapmış olup almadığının tespitinin de mümkün olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu beyan ederek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın Reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı eldeki dava ile, satın aldığı aracın boya kalınlıklarının farklı olduğunu, motor gücünün ise belirtilenden daha düşük bulunduğunu belirterek, ayıp nedeni 2011/9336-18095 Ile sözleşmenin feshi ile ödenen bedelinin iadesini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu