Araç ruhsatnamesinde ve davalı tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda aracın 100 Hp gücünde olduğu yazılıdır. Davacı araçtan yeterli performansı alamadığı şikayeti ile aracı 12.07.2010 tarihinde yetkili servise incelettiğinde 80 beygir gücünde olduğunu öğrendiğini belirtmiştir. Araç yaklaşık 3 senedir davacının kullanımından olup davacı; dava dosyasındaki beyanlarıyla ve dava dilekçesinin 4.bedindeki açıklamalarıyla bu hususun 3 yıldır farkındadır. Davacı aracı yaklaşık 3 senedir kullandıktan ve araçla kaza yaptıktan sonra belirtilen aracın çekiş gücü performansı yeterli olmadığı şikayeti ile araç bedelinin iadesini talep etmesi M.K. 2.maddesindeki bir hakkın kötüye kullanılması kuralına aykırıdır. Bu nedenle davacı sözleşmenin feshi ve bedel iadesini isteyemez. Ancak ne var ki davalı taraf aradaki güç farkı nedeniyle araçtaki değer kaybını ödemeyi kabul etmiştir....
Daavlı davanın reddini dilemiştir mahkemece davanın kabulü ile,mobilyaların iadesine,satış bedelinin satış tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirtici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Mahkemece mobilyaların iadesi ile bedelinin satış tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiştir.Satılan mobilyaların halen davacının kullanımında olması nedeniyle,satış bedelinin mobilyaların davalıya iadesi tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekir....
ye ödenen ve talep ile bağlı kalınmak suretiyle 5.907,55-TL'nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, dava konusu aracın ayıplı olduğunu, aracı satın alırken bağlı kredi kullandığını, aracın ayıplı olması nedeniyle satış sözleşmesinin iptali ve araç bedelinin iadesi ile kredi sözleşmesinin iptali ve ödediği kredi taksitlerinin iadesini talep etmiş, davalılar aracın ayıplı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
- K A R A R - Dava, ayıplı mal satımı nedeniyle sözleşmenin feshi ve ödenilen satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Davalı taraf vekilleri, ayıp ihbarının süresi içinde yapılmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalıların daha uzun süre için ayıba kefalet vermedikleri gerekçesiyle hak düşümü süreci geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Ayıplı araç satışı nedeniyle alacak talebine ilişkin olarak açılan davada, Isparta 4. Asliye Hukuk ile Şuhut Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun'un 36/3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, ayıplı araç satışı nedeniyle bedel iadesi istemine ilişkindir. Isparta 4....
Noterliğinin 07.12.2010 tarihli araç satış sözleşmesiyle davalıya ait aracı 12.700,00 TL ya satın aldığını, araçta meydana gelen aksaklıklar üzerine aracı servise götürdüğünü, yapılan incelemede aracın bu haliyle trafiğe çıkmaması gerektiği belirtilerek araçtaki arızaların tespit edildiğini, mahkeme aracılığıyla yaptırdığı tespitte aracın km sayacıyla oynandığı, arızaların giderilmesi için yapılması gereken yedek parça ve işçilik tutarının 11.396,00 TL, aracın rayiç bedelinin 6.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalıdan satın aldığı aracı bu haliyle kullanamadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile 12.700,00 TL araç bedelinin satış tarihinden itibaren, tespit dosyasında yapılan 198,00 TL yargılama giderinin işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir....
KARAR Davacılar, davalıdan 13.06.2013 tarihinde...marka aracı satın aldıklarını, satış bedelini bir kısmını peşin ödediklerini, bakiyesine bono verdiklerini, aracın yolda arızalanarak servise çekilmek zorunda kalındığını ileri sürerek, ayıplı araç satışı nedeni ile ödediği satış bedelinin iadesi ile verdiği bononun iptaline ve borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı ile davalı arasında trafikte hususi kullanım şekli ile kayıtlı araç satışına ilişkin sözleşme düzenledniği ihtilafsız olup; davacı, ayıplı araç satışı nedeni ile borçlu olmadığının tesbiti için eldeki davayı açmıştır. Davanın taraflarından olan davacı ile davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 28.11.2005 tarihinde davalıdan Renault Scenic marka (0) km araç satın aldığını, 1 yıl içinde aracın yol bilgisayarı ve otomatik park freninde 3 kez arıza oluştuğunu, aracın gizli ve ayıplı bulunduğunu ileri sürerek aktin feshi ile ödediği satış bedelinin faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Davacı dava dilekçesinde ise terditli olarak aracın satış bedelinin faiziyle birlikte tahsilini, bunun mümkün olmaması halinde aracın misli ile değiştirilmesini talep etmiş ayrıca araca taktırdığı tente bedelinin ve ticari aracın çalışmamasından dolayı doğduğunu iddia ettiği tazminat miktarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece öncelikle aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki davacı talebi değerlendirilmeden araç bedelinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş B.K.nun 202.maddesi gereğince aracın misli ile değiştirilmesi talebinin değerlendirilmesi, ayrıca aracın kullanılmaması nedeniyle talep edilen tazminat isteminin yerinde olup olmadığının saptanması davacının tazminat talep edebileceğinin saptanması halinde tazminat miktarının belirlenmesinden ibarettir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Dava, mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılan araç satış sözleşmesinin feshi ile aracın iadesi, ayrıca uygun kira ve hor kullanma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 27.8.2013 tarihli sözleşme gereğince davalının edimini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satış sözleşmenin feshi halinde aracın, alıcının yedinde kaldığı süre nedeniyle satıcı, uygun bir kira bedeli ve ayrıca varsa hor kullanma tazminatı talep edebilir. Nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde de bu husus “Satış sözleşmesinin feshi halinde taraflar birbirinden aldıklarını geri vermekle yükümlüdür. Satıcı her halde uygun bir kira karşılığı isteyebileceği gibi ayrıca taşıtta bir bozulma veya hasar olması halinde bir tazminat da isteyebilir.” şeklinde hükme bağlanmıştır....


