tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın süresi içerisinde cevap verilmediğini,------ Değişik İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespiti neticesinde aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu bilirkişi raporunca tespit edildiğini belirterek, ayıpsız misli ile değişim talep etmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıp iddiasına dayalı misli ile değişim istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı dava açarken aracın gizli ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönerek bedel iadesi olmadığı taktirde bedel indirimi ve değer kaybı talebinde bulunarak 5.000,00 TL üzerinden harç yatırmış, yargılama sırasında tam ıslah dilekçesi ile misli ile değişim talebinde bulunmuştur. Davacının dava açarken sözleşmenin feshi ile birlikte bedel iadesi talep etmesi nedeniyle aracın satış bedeli üzerinden harcın tamamlattırılması gerekirken harç tamamlanmadığı gibi tam ıslahla misli ile değişim talep edildiği dikkate alınarak yine satım bedeli üzerinden eksik harcın tamamlatılması gerekirken harç tamamlattırılmadan davaya devam edildiği anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 19.06.2012 tarihinde dava konusu otomobili satın almış olduğunu, aracın yağ yakma problemi olduğunu, bu problem nedeniyle yenisi ile değişim talebinde bulunduğunu ancak bu talebinin karşılanmadığını, aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine ya da ayıplı aracın davalıya iadesi ile bu araç için ödenmiş olan bedelin faizi ile birlikte tahsiline veya aracın ücretsiz onarımı ile ayıp oranında bedelden indirim yapılmasına karar verilmesini dilemiştir. Davalılar, ilk derece yargılama makamına sunmuş oldukları yanıt dilekçeleri ile dava konusu aracın ayıplı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir....
Davalı, aracın 23.12.2011 tarihinde davacıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, aracın ayıplı olmadığını, ayıp varsa ayıbın tüketiciden kaynaklandığını, ayıp ihbarının kanuni süresi içerisinde yapılmadığını, misli ile değişim şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulü ile öncelikle misli ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde 91.279,81-TL'nin ödeme tarihi olan 23.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalı ... Elektromekanik Yed. Par. Otom. İnş. San. Tur. Tic. Ltd. Şti.'den alınıp davacıya verilmesine karar vermiş, davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf talebinin kabulüne, İzmir 7....
Dava, satıma konu malın ayıplı olması nedenine dayalı misli ile değişim, olmadığı takdirde bedelin iadesi talebine yöneliktir....
Türkiye ile gerekli görüşmelere başlayacaklarının müvekkili şirkete bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin araç değişim talebinde bulunduğunu, aracın ayıplı bir mal olduğunu, aracın yeni bir araç ile değiştirilmesini bu süreçte de ikame bir araç istediğini, ancak bu teklifinin kabul görmediğini, sonraki süreçlerde araç üzerinde bazı raporlamalar yapıldığını bu süreçler hakkında müvekkiline her hangi bir bildirimde bulunulmadığını, 03/11/2020 tarihinde müvekkili şirketin E-Posta adresine Adana ......
Buna göre somut olay incelendiğinde aracın gizli ayıplı olduğu, araçtaki arızanın bir ayıp niteliğinde olduğunun ise ancak bir süreç sonunda anlaşılabildiği bu sebeple servise ilk gidilen tarihin öğrenme olarak kabul edilemeyeceği davacının ayıbı süresinde ihbar ettiği, kaldı ki davalı bir araç satış bayisi olmakla TBK 225/2 gereğince davacının ihbar yükümlülüğünün de olmadığı anlaşılmakla davalının bu itirazının yerinde olmadığı, aracın ayıplı olmakla ayıp hükümlerinin işletilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. TBK 227.maddesi ise alıcının seçimlik haklarını düzenlemiş olup davacı bu haklardan ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanmıştır. Araçtaki ayıbın niteliği, rapora göre tamiratın çok yüksek meblağlı oluşu ve araçtan mahrum kalınacak olması göz önüne alınarak seç m 227/3'ün uygulanmasına gerek görülmemiş ve davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Tüketici Mahkemesi’nde açılan davada 2014/2706 E. 2017/605 K. sayılı ilam ile ücretsiz onarıma karar verildiğini, hükmün infazından sonra da sorunların devam ettiğini, aracın sorunsuz çalışacağına dair inancının kalmadığını araçtan fayda sağlayamadığını ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya aracın iadesi ile bedelin geri alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. İlk derece Mahkemesince, 2017/474 E. - 2018/996 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3.H.D.'nin 2019/2740 E. 2019/2215 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, bu kez davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava, ayıplı ürün nedeniyle misli ile değişim veya ürünün iadesi ile bedelin geri alınmasını istemine ilişkindir....
aracın kullanımını engelleyecek nitelikte olmayışı hep birlikte gözetildiğinde, Yargıtay uygulamasında kabul gören hakkaniyet ve orantılılık ilkeleri uyarınca, mahkemece çoğun içinde azın da bulunduğu kabul edilerek misliyle değişime yönelik talebin reddedilmesi gerektiğini , davacı tarafın işbu davada misli ile değişim ve bedel iadesi talebi bulunduğu ve dava tarihi itibariyle şanzıman değişimi de yapılmadığından, araçta herhangi bir değer kaybı yaşanmadığı göz önüne alındığında, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğin, onarım bedeli ile araç bedeli arasındaki farkı göz önüne aldığımızda, misli ile değişim talebinin orantısız olduğunu, davacının misliyle değişim talebi, araçta beklenen faydayı ortadan kaldırmayan bir sorunda aşırı menfaat dengesizliğine sebep olacağından misliyle değişim kararının haksız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesikararının kaldırılmasını talep etmiştir...
Davalılar, ilk derece yargılama makamına sunmuş oldukları yanıt dilekçeleri ile dava konusu aracın ayıplı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2011 model, ... plaka nolu aracın tüm masrafları davalılara ait olmak üzere sıfır (0) km ayıpsız misliyle değiştirilmesine, araçta kaza nedeniyle meydana gelen 9.000,00 TL değer azalmasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, ayıplı aracın her türlü vergi ve borçtan ari bir biçimde davalılara iadesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, sıfır km satın aldığı araçtaki üretimden kaynaklanan arıza nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimi ve ek taleplerden oluşan eldeki davayı açmıştır....


