Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202). Asıl dava konusu ... nolu bağımsız bölüm 07.04.2006 tarihinde Toplu Konut İdaresi'nden satın alındığı, karşı dava konusu ... plakalı araç da 21.05.2008 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır....
Davalı-karşı davacı erkek tarafından akıl hastalığına dayalı açılmış bir boşanma davası yoktur (TMK m. 165). Davacı-karşı davalının hareketleri iradi olmadığından, kendisine kusur yüklenemez. Bu sebeple, erkek tarafından açılan davada Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanmaya karar verilemez. Davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda l. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.05.2017 (Salı)...
Davalı/karşı davacı vekilinin asıl dava konusu taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1)....
Durum beyleyken, davalı-karşı davacı (kadın)'ın boşanmaya neden olaylarda davacı-karşı davalı (koca)'ya nazaran daha ziyade kusurlu olduğu yönündeki kusur belirlemesi ile bu hatalı kusur belirlemesi sonucu davalı-karşı davacı (kadın)'ın maddi (TMK. md. 174/1) ve manevi tazminat (TMK md. 174/2) istekleri ile yasal şartları oluşan (TMK md. 175) yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169)....
Davalı/karşı davacı vekili, ziynetlerin davacının çalıştığı bankadaki kasada saklandığını, davacının yedinde bulunan ziynetlerin davalı tarafından alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, aracın davacı tarafından satılarak bedelinin alındığı; bu sebeple davacının katılma alacağının bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddini savunmuş; açtığı karşı dava ile, aracın bedelinin davacı tarafından tahsili kapsamında 1.000,00 TL alacağın davacıdan alınarak davalıya verilmesin talep ve dava etmiştir. Mahkemece, aracın satış bedelini davacı tarafından alındığı, bu nedenle davacının katılma alacağı talebinde bulunamayacağı, ziynetler yönünden ise kasayı en son davacının açtığının sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine; davalı/karşı davacının araca ilişkin alacak talebinin ise, aracın boşanma davası açılmadan önce devredildiği ve TMK 229. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir....
O halde, eşle birlikte eşden kazandırma veya devralan üçüncü kişiye karşı dava açılması durumunda, mahkemece yapılması gereken iş; HMK.167. maddesi uyarınca üçüncü kişiye (davalı ...'ye) karşı açılan dava hakkında "ayırma kararı" verilerek davanın ayrı bir esasa kaydının sağlanması; bu davada eski eşe karşı açılan katılma alacağı davası sonucunun ve alacağa karar verilmiş ise, eşden tahsil edilebilme durumunun HMK.165/1. maddesi gereğince “bekletici sorun” yapılması olmalıdır. Yukarda yapılan açıklama ve değerlendirmeler karşısında; mahkemece davalı ... hakkında açılan dava için, açıklanan yönde işlem ve inceleme yapılması gerekirken; davalı ... hakkında açılan davayı da kapsar şekilde ret kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vasisi tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-davalı erkek tarafından evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı olarak ve davalı -davacı kadın tarafından da karşı velayet ve nafaka talebi ile açılan davaların yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince, davalı-davacı kadının çocuklarına ve ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirmediği, erkeğe ve ailesine saldırgan hareketlerde bulunduğu, tedavi olmayı kabul etmediği, bu sebeplerle kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kadın tarafından açılan karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, boşanma davalarının reddi, erkeğin boşanma davasının kabulü yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, manevi tazminat miktarı ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın, davalı-karşı davacı erkek aleyhine evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1-2) hukuki sebebine dayalı asıl ve birleşen boşanma davaları açmış, davalı-karşı davacı erkek de davacı-karşı davalı kadın aleyhine evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1-2) hukuki sebebine dayalı karşı boşanma davası açmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve reddedilen tazminat istemleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığına dayalı bir dava yoktur (TMK m. 165). Davalının hareketleri iradi olmadığından, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması" hukuki sebebine dayanarak boşanmaya karar verilemez. Asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.04.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Vasisi ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava evlilik birliğinin sarsılması sebebine (TMK m. 166/1) dayalı olarak açılmış, mahkemece; davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı erkeğin akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır....


