Dava dilekçesinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi'nin feshi açıkça talep edilmemişse de, bu sözleşme gereğince devredilen tapu kayıtlarının iptâl ve tescili talep edildiğinden kat karşılığı inşaat sözleşmesinin de feshinin talep edildiğinin kabulü gerekir. Sözleşmenin feshi davasında da sözleşmenin taraflarının yer alması zorunludur. Taraf sıfatı da dava şartı olduğundan mahkemeler ve görevi gereği temyiz halinde Yargıtayca kendiliğinden gözetilir. Dosyada yer alan ve davalılara yapılan tapu devrinin dayanağı olduğu anşılan ... 3. Noterliği'nin 18.06.2009 gün 2592 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nde yüklenici olarak...Ltd. Şti. yüklenici olarak yer almakta olup, davada taraf olarak gösterilmemiştir....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sözleşme konusu taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı, yapı ruhsatı olmadığını, kaçak bina olduğu ancak davacıların daha önce eksik işlerin bedelinin tahsili için dava açtığı, bu davada sözleşmenin tahsilini talep etmedikleri, sözleşmenin devamından yana seçimlik haklarını kullandıkları bundan sonra sözleşmenin feshi taleplerinin iyi niyetle bağdaşmadığı, sözleşmenin tarafı olan ...’ın sözleşmenin feshi yönünde bir talepte bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, müdahalenin meni ve yıkıp taleplerine ilişkindir. Sözleşmenin feshi ancak sözleşmenin tarafı olan tüm arsa sahipleri tarafından istenmelidir. Bu nedenle tüm arsa sahipleri ya davacı veya davalı olarak davada taraf olmalıdır. İhbar olunan davada taraf olmamıştır....
Davalı arsa sahipleri vekili, müvekkillerinin 28.08.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptali için açtıkları dava ile davacılar üzerindeki tapu paylarının iptal edildiğini, karar henüz kesinleşmese de dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, esas bakımından ise 1989 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edilmemesi, yerine kaçak inşaat yapılmasından sonra davacılarla aralarında hukuki ihtilaflar başladığını, davalar devam ederken en azından davacılardan kira almak için kira sözleşmesi imzalamalarının aleyhlerine değerlendirilmeyeceğini, tapunun ½ payının ifa edilmeyen sözleşme sebebiyle bedelsiz devredilerek zarara uğradıklarını, bu arada davacıların kendileriyle birlikte hareket eden Sedat Necmettin Akbayrak tarafından alınan vekaletnameyi kullanarak imar plan değişikliği yaptırmaya çalıştıklarını, kaldı ki vekaletnamede imar plan değişikliği başvuru yetkisinin dahi bulunmadığını, davacıların kötüniyetle hareket ettiklerini savunarak...
Davalı arsa sahipleri vekili, müvekkillerinin 28.08.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptali için açtıkları dava ile davacılar üzerindeki tapu paylarının iptal edildiğini, karar henüz kesinleşmese de dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, esas bakımından ise 1989 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edilmemesi, yerine kaçak inşaat yapılmasından sonra davacılarla aralarında hukuki ihtilaflar başladığını, davalar devam ederken en azından davacılardan kira almak için kira sözleşmesi imzalamalarının aleyhlerine değerlendirilmeyeceğini, tapunun ½ payının ifa edilmeyen sözleşme sebebiyle bedelsiz devredilerek zarara uğradıklarını, bu arada davacıların kendileriyle birlikte hareket eden Sedat Necmettin Akbayrak tarafından alınan vekaletnameyi kullanarak imar plan değişikliği yaptırmaya çalıştıklarını, kaldı ki vekaletnamede imar plan değişikliği başvuru yetkisinin dahi bulunmadığını, davacıların kötüniyetle hareket ettiklerini savunarak...
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, sözleşmenin .... maddesinin dönme cezası mahiyetinde olmadığı, bilirkişilerce hesaplanan tazminatın inşaatın dava tarihindeki fiyatlarla tamamlanma bedeli olup müspet zarar kapsamında kaldığı, yüklenicinin temerrüde düştüğünün sabit olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, taşınmaz üzerindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin terkinine, davacının müspet zarar ile ilgili talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ile davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı ile davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekillerinin temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ile davalı ... İnş. Ltd. Şti....
Mah. 6884 ada, 8 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, davacı şirket tarafından sözkonusu taşınmazın satın alınmadan önce arsa sahibi ... ile davalı yüklenici arasında .... Noterliğinden 09.06.2015 tarih ve ... yevmiye sayısı ile Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin tanzim edildiğini, yüklenicinin aynı şekilde ada bazında başka arsa sahipleri ile Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yaptığını, sözleşme imzalandıktan sonra arsa sahibinin vefat ettiğini, arsa sahibin mirasçılarının sözkonusu sözleşme gereğince .......
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının da taraf olduğu, ....04.2006 tarihli arsa payı kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin .... maddesinin .... paragrafı gereğince arsa sahipleri arasında kura sonucu oluşacak kat farklarının kooperatif aracılığı ile alıp verileceğinin düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, şerefiye bedelinin tahsili için başlatılan ... takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Arsa malikleri ile kooperatif arasında tanzim edilen ....04.2006 tarihli sözleşmenin ....maddesinin son bendinde " arsa sahipleri arasında kura sonucu oluşacak kat farklarının kooperatif aracılığıyla alıp vereceklerdir " hükmü nedeniyle kooperatif, kat farklarının haksahiplerine verilmesi için ödeme yapıldığında, bu ödemeleri hak sahiplerine ödeme konusunda aracılık yapmakla sorumludur....
Yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan 07.12.1987 tarih ve “Kat (Daire) Karşılığı İnşaat ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ile bu sözleşmeye ek olarak yapılan tarihsiz ve “İnşaat Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeyi, ... arsa sahibi; kooperatif ise, yüklenici sıfatlarıyla imzalamışlardır. Bu sözleşmeler, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlanan “eser” sözleşmesinin bir türü olup; karşılıklı hakları ve borçları içeren, tam iki yanlı “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” niteliğindedir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, tapulu taşınmaz yahut tapulu taşınmaz payını kayden temlikini de içerdiğinden, kural olarak, Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213, Tapu Kanunu’nun 26 ve Noter Kanunu’nun 60. maddeleri gereğince, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmadıkça geçerli olmaz....
Bu nedenle arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 6502 sayılı Yasada tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanuna göre Tüketici Mahkemelerinde değil genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, kararın bozulması gerekmiştir....
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri 818 sayılı BK'nın 155 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türüdür. Bu sözleşmelerin bir tarafı arsa sahibi diğer tarafı yüklenicidir. Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanununda 3/k maddesindeki tüketici tanımına uymadığı anlaşılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi açısından güdülen amaç kullanmak için konut edilnmek değil arsasını değerlendirmektir. Bu nedenle arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 6502 sayılı Kanunda tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır....


