verilmediğinden iradesinin sakatlandığını çok sonraları öğrendiğini ileri sürerek, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Bu maddeye göre, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesinde sunulmaması halinde davacıya bir haftalık kesin süre verilir. Ancak başvuru yapılmadığının anlaşılması halinde süre verilmesine gerek yoktur. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının dava dilekçesinde arabuluculuk son oturum tutanağını sunmamış olması ve mahkememizce verilen kesin süre içinde de sunulmaması sebebiyle; dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olduğu ve arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olmadığı gözetilerek davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/754 E sayılı dosyasına sunulan dava şartı arabuluculuk tutanağının iptalini ve dosyaların birleştirmesini talep ettiklerini, arabulucu son tutanağının iptal edilmesi durumunda birleştirme talep ettikleri davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Arabuluculuk davet mektubunun müvekkili şirketlere gönderilmediğini, hiçbir tebligat gönderimeden toplantının gerçekleştirildiği ve son tutanağın düzenlendiğini belirterek dosyaların birleştirilerek arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HMK'nın 30. maddesi kapsamımda usul ekonomisi gereğince davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. Dava, arabuluculuk anlaşamama son tutanağının iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1.h maddesi gereğince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır....
Mahkemesi Taraflar arasındaki arabuluculuk tutanağının iptali istemli tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlandığını, davacının kendi iradesi ile tutanağı imzaladığını, tutanağının iptali talebinin kötüniyetli olduğunu, davacının bir odaya alınarak zorla tutanak imzalatılması iddiasının gerçeği yansıtmadığını, arabuluculuk sürecinin işletildiği ve tutanağın imzalandığı dönemde davalı Şirketin avukatının B.E. olduğunu, görüşmeleri yürüten arabulucu olmadığını, arabulucu ile avukatın aynı büroyu dahi kullanmadıklarını, farklı adreslerdeki bürolarda çalıştıklarını, arabulucunun bir dönem davalının avukatlığını yapmış olmasının tarafsızlığını etkilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III....
D.İş sayılı dosyası üzerinden başvuru yapıldığını, bu nedenlerle, tekrar arabuluculuk başvurusu yapabilmek ve anlaşma olmaması halinde itirazın iptali davası açabilmek adına; sayın mahkemenizce İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... Arabuluculuk Numaralı, 05.02.2020 tarihli Arabuluculuk Tutanağı'nın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava arabuluculuk son tutanağının iptali istemine ilişkindir. Dava ilk olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece 17/02/2022 tarihli ... sayılı karar ile Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile verilen görevsizlik kararı üzerine, dosya .......
nin beyanına göre davacının işyerinin isteği ile arabulucuya götürüldüğü, arabulucuya başvuran taraf davacı olarak gösterilmiş ise de başvuran tarafın davalı Şirket olduğu kanaatine varıldığı, davacının işten ayrılma iradesinin olmadığı, haklarını alacağı düşüncesiyle arabuluculuk tutanağına imza attığı, arabuluculuk süreci hakkında gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı, ayrıca arabuluculuk tutanağının hazırlanıp imzalandığı tarihin 03.03.2021 olduğu hâlde 04.03.2021 olarak olarak gösterildiği, davacının iradesinin sakatlandığı ve arabuluculuk tutanağının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 04.03.2021 tarihli ve 2021/48011 nolu ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Somut olayda, davacı tarafın istinaf dilekçesine eklediği arabuluculuk son tutanağına göre davadan önce 21/06/2023 tarihinde arabulucuya başvurmuş ve arabuluculuk son tutanağı aynı tarihte düzenlenmiştir. Ancak arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece davacı tarafa arabuluculuk son tutanağının sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekirken, kanunda düzenlenen usule riayet edilmeksizin davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir....
Mahkemesinin 2020/439 Esas sayılı dava dosyasına sundukları 10.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde de var olduğu iddia edilen ihtiyari arabuluculuk tutanağının dava dosyasına sunulmadığını, 16 gün sonra UYAP üzerinden gönderdiği ikinci bir cevap dilekçesi ekinde ilgili ihtiyari arabuluculuk tutanağının suretlerini dava dosyasına sunduklarını, bu aşamada 27.03.2020 tarihli delil dilekçesi ile düzmece arabuluculuk tutanağına itiraz edildiğini, müvekkilinin arabuluculuk başvurusunun olmadığını, müvekkilinin arabulucu ile kesinlikle ne yüz yüze, ne telefon ile de herhangi bir iletişim vasıtası ile görüşmediğini, müvekkilinin ...'...
Dolayısıyla arabuluculuk belgesinin sözleşme niteliği gereğince, içeriğinin denetlenmesi ve hukuka aykırı olması durumunda geçersizliğinin söz konusu olabilmesi mümkündür. Ne var ki, eldeki davada davacı yan dava konusu arabuluculuk tutanağının davacının önceki vekili ile davacının bilgisi dışında yapılıp imzalandığını, arabuluculuk tutanağının usulüne uygun olmadığını ve anlaşma metninin çelişkili ve eksik olduğunu iddia etmektedir....


