Dava konusu araç, 17.10.2008 tarihli noterce düzenlenen kati taşıt satış sözleşmesi ile borçlu tarafından davacı 3.kişiye satılmıştır. Haciz ise aracın trafik siciline 22.10.2008 tarihinde, noter satışından sonra konulmuştur. Davacı bu aracı alırken trafik sicilinde haciz kaydı bulunmadığından iyi niyetle araç mülkiyetini kazanmıştır. Kaldı ki, davacı 3.kişi ile borçlu arasında borcun doğumundan önceki tarihi taşıyan 29.01.2007 tarihli noterce düzenlenen rehin sözleşmeside mevcuttur. Bu sözleşme ile borçlu, dava konusu araç üzerinde davacı 3.kişi lehine 12.500,00 TL. lik rehin hakkı da kurmuştur. Bu durumda hacizden önce davacı 3.kişinin, rehin sözleşmesine konu aracı borçludan hacizden önce satın alındığıda gözönüne alındığında, 3.kişinin istihkak davasının kabulüne, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
Dava konusu araç, 17.10.2008 tarihli noterce düzenlenen kati taşıt satış sözleşmesi ile borçlu tarafından davacı 3.kişiye satılmıştır. Haciz ise aracın trafik siciline 22.10.2008 tarihinde, noter satışından sonra konulmuştur. Davacı bu aracı alırken trafik sicilinde haciz kaydı bulunmadığından iyi niyetle araç mülkiyetini kazanmıştır. Kaldı ki, davacı 3.kişi ile borçlu arasında borcun doğumundan önceki tarihi taşıyan 29.01.2007 tarihli noterce düzenlenen rehin sözleşmeside mevcuttur. Bu sözleşme ile borçlu, dava konusu araç üzerinde davacı 3.kişi lehine 12.500,00 TL. lik rehin hakkı da kurmuştur. Bu durumda hacizden önce davacı 3.kişinin, rehin sözleşmesine konu aracı borçludan hacizden önce satın alındığıda gözönüne alındığında, 3.kişinin istihkak davasının kabulüne, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı-karşı davalı vekili; taraflar arasında yapılan sözleşme ile müvekkilinin davalı-karşı davacıdan 54.000,00 TL değerinde bir araç satın aldığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin 16.675,00 TL peşin ve nakit ödeme yaptığını, geriye kalan 37.325,00 TL için senetler düzenlendiğini, müvekkilinin vadesi gelen senetlerden 6 tanesinin bedelini ödediğini ve senetleri teslim aldığını, bedelini ödediği 2 adet senet içinse davalı-karşı davacının senetlerin yanında olmadığını belirtmesi nedeniyle ibraname aldığını, bu arada davalı-karşı davacının kendisinin borçlu olduğu muvazaalı bir senet tanzim...
Mahkemece toplanan delillere göre: “davanın yasal süresinde açılmadığı konusunda tanık dinlenemeyeceği, yazılı delil sunulması gerektiği, aracın kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, davacının ekonomik durumu uygun olmasa da borç, bağış vb. yollarla satış bedelini temin etmiş olabileceği, fiili yakalama sırasında sürücünün borçlu şirket çalışanı olmasının aracın emaneten alındığı anlamına gelebileceği, tasarrufun iptali davası açılmadığından noter satış sözleşmesinin geçerliliğini koruduğu, öte yandan dava konusu aracın tedbir kararında belirtilen teminat yatırılmadığından satıldığı ve istihkak davasının da satış bedeline dönüştüğü“ gerekçesi ile davanın kabulü ile satış bedelinin alacaklıya ödenmeyip davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Dava, haricen satın alınan aracın haciz yolu ile davacının elinden alınması nedeniyle satış bedelinin iadesi için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar, taraflar arasında araç alım ve satımına ilişkin harici bir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir....
Davalı vekili, davacının iddiasına konu satış sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, araç satışlarının harici sözleşme ile yapılmasının yasal olarak geçersiz olduğunu, davacının hiçbir zaman müvekkili adına ödeme yapmadığını, aracın kendisinde olduğu dönemde araç için yapılan masrafların müvekkilinden istenilmesi imkanı bulunmadığını, ayrıca aracın çalıştırılmasından dolayı elde edilen gelirlerden bahsedilmediğini, başlatılan takibin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir....
Davalı yanca 50 adet araç üzerinden fesih bedeli faturası düzenlenmiş ve fatura bedeli de davacının DBS hesabından tahsil edilmiştir. Bilirkişi incelemelerinde, belli oranda satış kaybı yaşanması veya 1 aydan uzun süreli yakıt alımı yapılmaması gibi durumlarda fesih hakkı kazanmasına rağmen davalının bu nedenlerden sözleşmeyi feshetmediği, sistemdeki araç sayısının azalmasını ve satış kaybını kabullendiği, bu bağlamda, cezai şartın hesabında fesihten önceki 1 yıllık dönemdeki aktif araç sayısının baz alınmasının yerinde olacağı değerlendirilmişse de, cezai şartın düzenlendiği sözleşmenin 8. maddesi hükmü açık olup, davalı ... sözleşmenin sona erme tarihi itibariyle ariyeten teslim edilmiş tüm ...'ler başına 250,00 USD cezai şart talep hakkına sahiptir....
Asliye ve Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, harici satış sözleşmesi ile satılan aracın icra kanalı ile satılmasından kaynaklanan senet iptali ve alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; taraflar arasında araç satış sözleşmesi düzenlendiği, 02.10.2000 tarihinde trafiğe çıkışı yapılan 2001 model 2. el araçın satışı yapıldığı, davanın 16.09.2002 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır. Tüketici Mahkemesi özel bir mahkemedir ve görevleri 4077 Sayılı Yasadan kaynaklanır....
Taraflar arasında imzalanan 24/11/2016 tarihli "Araç Takip Satış ve Kiralama Sözleşmesi" sözleşme kapsamında, Müvekkili Firma tarafından, Borçlu Firmaya mobil araç izleme ve raporlama hizmeti verdiğini, GPS ve GSM/GPRS teknolojileri kullanılarak, davalı borçlu tarafından bildirilen araçların, dijital haritalar üzerinden izlenmesine, takip edilmesine ve raporlanmasına ilişkin yazılımsal ve donanımsal sistem, davalı borçluya sunulduğunu, her ne kadar sözleşmenin başlığında "kiralama" ibaresi kullanılmışsa da, sözleşme içeriğinden de anlaşılacağını, herhangi bir kira ilişkisi bulunmadığını, davalı borçlunun filosundaki araçların takip hizmeti sunulduğunu, bahsi geçen sözleşme kapsamında, yaklaşık iki yıllık bir süreçte herhangi bir aksama olmaksızın, davalı borçlunun filosuna kayıtlı araçların takibi, davacı Müvekkilinin sağlamış olduğu sistem üzerinden sağlandığını, davacı müvekkili tarafından sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirilirken, davalı Borçlu Tarafın ödemeleri Mayıs-2018...
TBK'nun madde 227/1) davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği ve genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, 26.07.2011 tarihli araç satış sözleşmesinin iptali ile 36.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... plakalı aracın davalı ...'a iadesine, 16.798,13 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Satışa konu araç ikinci el bir araç olup bilirkişi raporunun 5. maddesinde “ ..... (sigorta bilgi ve gözetim merkezi) kayıtlarına şasi numarasıyla yapılan kontrollerde 27.05.2010 tarihli ağır hasarlı kazasına rastlanmıştır. Aracın kasko poliçesine bağlı olduğu sigorta şirketi tarafından trafikten çekme belgeli hasar işlemi uygulandığı anlaşılmıştır” denilmiştir. Bir başka ifade ile .... kayıtlarından durumun öğrenilmesi mümkündür....


