Ayten Kaymak gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava, harici araç satışı sözleşmesi nedeniyle ödenen satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Davalı, trafiğe tescil edilmiş araçların satışının ancak noterden düzenleme şeklindeki satış sözleşmesiyle yapılabileceğini, böyle bir satış işleminin olmadığını, davalılara sadece dava konusu aracı kiralamaları için vekalet verdiğini, daha sonrada onları azlettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı, plakalı aracın sahibi olduğunu, aracını Trabzon ilinde faaliyet gösteren Rent A Car şirketine kiraya verdiğini, söz konusu şirketinde aracı dava dışı üçüncü kişiye kiraladığını, kira süresi bitmesine rağmen aracın teslim edilmemesi üzerine savcılığa şikayette bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda aracın noter kanalıyla davalıya satıldığını öğrendiğini belirterek, davaya konu aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine ve adına tesciline ayrıca araç satım sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının mülkiyet hakkının devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın satış işleminin iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmiştir. 2918 sayılı Kanun'un 19. vd maddeleri uyarınca araçların trafik tescil işlemleri idari bir nitelik taşımaktadır. Bu bakımdan idari makamları belirli bir biçimde işlem tesisine zorlayıcı nitelikte tescil kararı verilmesi doğru değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın suç tarihinde katılan şirkete ait satış yerinde satış müdürü olarak çalıştığı, bu dönemde tanıklar... araç satışı karşılığında kapora olarak 400 dolar ve 480 Türk lirası aldığı, tanık ...den araç satışı karşılığında 3.700 TL kapora olarak aldığı, bu parayı katılan şirkete teslim etmediği böylelikle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; Katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-Sanığın başka suçtan cezaevinde bulunduğu sırada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına istinaden gönderilen ödeme emrinin, cezaevi yerine başka adrese tebliğ edildiği ve bu haliyle tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmasına karşın usul ve yasaya uygun olmayan hükmün açıklanmasına karar verilip yazılı şekilde sanık hakkında mahkûmiyet...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat 1-) Suç tarihinde Jandarma trafik ekiplerince yapılan trafik kontrolü sırasında sanığın sevk ve idaresinde bulunan ve ... adına trafik tescili olan ... plaka sayılı araca ait ... seri numaralı motorlu araç trafik belgesindeki araç muayene bölümünde 04/10/2007 tarihine kadar geçerli olan 04/10/2005 tarihli araç muayene işleminin sahte olduğunun anlaşılması, sanığın bu suretle üzerine atılı sahte resmi belgeyi kullanma suçunu işlediğinin iddia olunması, sanığın 28/04/2007 tarihli ilk ifadesinde araç vizesini adresini bildirdiği ...'a yaptırdığını beyan etmesi, yargılama aşamasında ise ilk ifadesinden dönerek aracı ...'den kiraladığını, araç muayene işlemini kendisinin yaptırmadığını, söz konusu sahtecilikten haberdar olmadığı savunması, karşısında; Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, sanığın savunmasında geçen ...'...
Taraflar arasındaki 6.11.2004 tarihli harici satış sözleşmesi, resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunun kabulü ile herkes verdiğini geri alır kuralı gereğince, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SOUNÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, satışa dair resmi satış sözleşmesi yapıp, aracın intikal işlemlerinin gerçekleştirilmesinin sözleşmeyi yapan tarafların yükümlülüğünde ve aracın davacının kullanımında olması durumuna göre, davacının sözlü anlaşmanın geçersiz olduğunu bildirerek senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmesinin M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralına uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterlikçe yapılacağı hükmünü içermektedir. Bu madde hükmüne aykırı olarak adi yazılı sözleşme ile yapılacak satım ve devir işlemlerinin geçersiz olacağı da kuşkusuzdur. Somut olayda da taraflar arasında yapılan sözleşme geçersiz olduğundan herkes aldığını iade ile yükümlüdür....
ATM'nin 28.06.2010 tarihli kararıyla müvekkili şirkete kayyım tayin edildiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanının taşınır ve taşınmaz malların Finansal Kiralama Kanununa uygun olarak kiralamaktan ibaret olmasına rağmen müvekkili şirketin önceki yöneticilerinin ... plaka sayılı aracı davalıya finansal kiralama süresi dolmadan önce kati satış sözleşmesiyle sattıklarını, davalı ile satışı yapan müvekkil şirketin eski yöneticileri arasında iş ortaklığının bulunduğunu, ayrıca Finansal Kiralama Kanunu uyarınca finansal kiralama sözleşmesinin kiracının ikametgahı noterindeki özel sicile kayıtlı olduğunu, bu sebeplerle davalının iyiniyetli olmadığını, kaldı ki, genel kurul kararının da mahkeme kararı ile iptali sebebiyle de satışın geçersiz olduğunu belirterek, kati satış sözleşmesinin iptalini ve aracın mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun tespitini, aracın mülkiyetinin davalı tarafından 3. kişiye devri halinde yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ile aracın tespit edilecek rayiç...
Ç.. olarak tanıtan kişi ile birlikte davacıyı zarara uğratmak maksadı ile (kötüniyetli) hareket ettiğine dair herhangi bir delil ve kanaat verici emare bulunmadığından davalı iyiniyetli kabul edilmelidir. O halde, davacının araç mülkiyetinin tespiti davasını kazanabilmesi için davalının satış bedeli olarak ödediği bedeli, kendisine iade etmesi gerekir. Mahkemece, bedelin ödenmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ödeme gerçekleşmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) no'lu bentte sayılan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/11/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi....
Her ne kadar mahkemece, davalı 3.000.00.TL kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş ve aracın davalıya iadesi yönünde bir hüküm kurulmamış ise de; Taraflar arasında geçersiz araç satış sözleşmesi düzenlendiği ve aracın devri karşılığında 7.500.00.TL bedelli senet verildiği dosya kapsamı ile sabittir. Mahkeme kararı ile hüküm altına 2012/2713-20182 alınmamış olsa da, davalı da geçersiz satış sözleşmesine göre aracın iadesini her zaman isteyebilir. Taraflarca düzenlenen sözleşme geçersiz olduğundan taraflar aldıklarını iade etmekle mükelleftirler. Davacılar aldıkları aracı iade etmediklerine göre aleyhlerine düzenlemiş oldukları senetten dolayı da icra takibi yapılması mümkün olduğundan davalı alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Dava, senetlerden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede, “61 K 2916 plaka man tga aracı 29.06.2009 tarihinde 20.000-EURO (2000-EURO peşin, kalan 18.000-EURO senet) peşin kalanı 1.500-EUROX15 ay:22.500-EURO 500-EURO da elden vermek kaydıyla toplam 43.000-EURO’ya ... satılmıştır.” şeklinde bir hükme yer verilmiştir. Dava konusu icra takiplerine dayanak bonolar sözleşmede belirtilen miktarlarda olup, söz konusu bonoların taraflar arasındaki sözleşme uyarınca satıma konu aracın bedeli karşılığı verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça dava konusu bonoların araç satışına ilişkin olmadığı ileri sürülmüş ise de, bu hususun davalı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Nakden kaydının bulunması, bonoların sözleşme uyarınca verilmediği anlamına gelmez. Taraflar arasında geçersiz olan araç satış sözleşmesinin yerine getirilmediği gözetildiğinde, geçersiz sözleşme nedeniyle herkes aldığını geri vermekle yükümlüdür....


