WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Davacının dava konusu iş makinesinin tescilli olduğundan söz etmeksizin fatura ile satışa dayanarak adına mülkiyetinin tespitini ve tescilini talep etmesi, dava konusu iş makinesinin mülkiyetinin devri için tescilinin Karayolları Trafik Kanununun 22. maddesine göre zorunlu olması, ... 23/06/2023 tarihli cevabi yazısı ile dava konusu iş makinesinin tescil kaydının bulunmadığının bildirilmesi, dava konusu iş makinesinin mülkiyetinin faturaya dayalı olarak devrinin kabulünün tescili zorunlu olan taşınır malın mülkiyetinin tescil zorunluluğu olmadan devir edilmesinin kabulü anlamına gelmesi, İş Makinelerinin Tescili İle İlgili Esasların 9. maddesinde yer alan mahkemeden alınacak sahiplik belgesinin ancak tescilli bir iş makinesinin devrinin ihtilaflı olması durumuna özgü olması, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 308. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının davacının ileri sürdüğü vakıayı kabul etmiş olmasının kamu düzenine ilişkin olan yukarıda belirtilen araç tesciline ilişkin düzenlemeler karşısında...

"İçtihat Metni" Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından 22/09/2014 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine dair verilen 23/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, araç mülkiyetinin tespiti istemine yöneliktir. Mahkemece, hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; uzun zamandır kullandığı, kaydı ziraat odalarınca tutulan biçer-döverin kendisine ait olduğunu ileri sürerek ziraat odasınca kayıtta esas olmak üzere aracın kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir....

Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Dava, araç mülkiyetinin tespiti ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, 1989 model aracın mülkiyetinin tespitine ilişkindir. Dosya kapsamından, davanın 13.06.2008 tarihinde 2.000,00 YTL değer gösterilerek sulh hukuk mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır. Araç mülkiyetinin tesbitine ilişkin anlaşmazlıklarda, görevli mahkeme dava tarihi ve dava değerine göre belirlenmelidir. Bu durumda uyuşmazliğın İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince İzmir 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 19.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

- K A R A R - Davacı vekili, tarafların davalılara ait minibüsün satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilince satış bedeli 13.500 YTL’nin davalılara ödendiğini, ancak araç üzerindeki borç ve diğer engeller nedeniyle devrin gerçekleşmediğini, davalılara çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, minibüsün halen müvekkilinde olduğunu belirterek öncelikle minibüsün mülkiyetinin davacı şirket adına tescilinin yapılmasına, bu mümkün olmadığı takdirde ödenmiş olan 13.500 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., dava konusu araçta %50 hissesinin olduğunu, kendisinin bilgisi olmadan hayali bir şirkete ortak edildiğini ve bu şirketin borçları nedeniyle araç üzerine tedbir konulduğunu, aracın 30.12.2003’den beri davacıda bulunduğunu aracın bir kaç kez kaza yapıp hasarlı vaziyette olduğunu, aracın devrini en kısa zamanda yapacağını bildirmiştir....

Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın çalınması nedeni ile bundan kaynaklanan zararı karşılayan üçüncü kişi sigorta şirketinin, TTK’nun 1301/1. maddesi gereğince ancak aracın çalınmasından kaynaklanan dava hakları açısından sigorta ettirenin yerine geçebileceği, icra takibine konu borcun aracın çalınması ile ilgisinin bulunmadığı, haciz tarihi itibarı ile araç mülkiyetinin borçluda olduğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Yargı yolu bakımından görev kamu düzenine ilişkin olup, kesinlik sınırındaki kararların ancak bu yönde değerlendirilmesinin olanaklı bulunduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde : Dava, çalınan ve sigortaca sigorta tazminatı ödenmiş bulunan aracın sonradan bulunması halinde sigortaca aracın mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı şirkete kasko sigortalı araç çalınmış, davalı ... ettirene, araç bedelinin ödenmesinden sonra araç bulunmuştur. Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 3.3.3.2. maddesinin 3. fıkrasında, “ sigortacı tarafından değeri ödenen taşıtın, ödemeden sonra bulunması halinde, sigortalının tazminatı ya iade edeceği ya da taşıtın mülkiyetini sigortacıya devredeceği hükmüne yer verilmiştir. Sigortalı tescile muvafakattan kaçınırsa veya mülkiyet uyuşmazlığı çıktığı takdirde, sigortacı mülkiyet tespiti davasını adli yargı mahkemesinde açabilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Uyuşmazlık menkul mala dayalı araç mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bu durumda temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 4.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalılardan ... ise; aracı trafik kaydında malik olarak görünen kişiden aldığını, iyi niyetli olduğunu, araç için ödediği bedel ile masrafların kendisine ödenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davaya konu aracın sahte kimlik ile satıldığı gerekçesiyle satış sözleşmesinin iptali ile aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; oluş şekline göre davacının, davalılardan ...'ın araç için ödediği bedeli tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 988. maddesi; bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur hükmünü öngörmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde araç mülkiyetinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, davacıya ait aracın davalı tarafa 20.11.1995 yılında noter resmi satış sözleşmesi ile satılmasına rağmen ......

UYAP Entegrasyonu