"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkındaki çocuğun basit cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının halen derdest olup olmadığının araştırılıp, derdest ise bu davayla birleştirilmesi, kesin hükümle dava sonuçlanmış ise, söz konusu dava dosyasının iş bu dosyanın içinde bulunmayan kısımları ile kesinleşmiş hükme ilişkin gerekçeli kararının dosya arasına getirtilip konulmasından sonra, olay tarihinde 15-18 yaş arasındaki mağdurenin sanıkla özgür iradesiyle gidip gitmediğinin belirlenerek, mağdurenin rızası ile gitmesi halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmayacağı, ancak, eylemin TCK.nın 234/3. maddesinde tanımalanan ana-babanın haberi olmaksızın çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturacağı gözetilerek, sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik...
Ancak; Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine göre, kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Somut olayda davalının diğer eylemleri yanında ana binanın duvarını delmek suretiyle demir çubuklar monte ederek ... tesis meydana getirdiği halde mahkemece bilirkişinin yanlış değerlendirmesi sonucu verdiği rapora itibar edilerek ... tesis olmadığı gerekçesiyle davacının bu konudaki isteminin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 23.1.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Toplanan delil ve sunulan belgelerden, talebe konu edilen çocuk hakkında koruma kararı verilip (TMK.md.312/) kuruma yerleştirildiği ve bu nedenle evlat edinmede ana-baba rızası aranmaması” kararının ilerde açılabilecek evlat edinme davası içinde istenebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda; rıza aranmama kararının evlat edinme kararından bağımsız olarak talep edilebilmesi söz konusu değildir. Dinlenebilme koşulları bulunmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece çocuğun biyolojik anne ve babasının sonradan tespit edildiği gerekçesine dayalı olarak ret kararı verilmesi doğru olmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mağdurenin psikotik yıkım nedeniyle fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, ifadelerine ancak ana hatları ile ve kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği, kendisinde mevcut akıl hastalığının hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin belirtildiği Adli Tıp Kurumu ......
in ise katılan ...ye karşı reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince; Kendisinde anlaşılır düzeyde zeka geriliği bulunan, ifadelerine ana hatlarıyla ve kuvvetli delilerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği Adli Tıp Kurumu Raporu ile belirlenen mağdure ...'nün aşamalardaki istikrarlı ve detaylı beyanlarında, kendisi ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'in değişik zamanlarda birden fazla cinsel ilişkiye girdiğini ayrıca sanık ...'ı annesi olan mağdure ... ile cinsel ilişkiye girerken gördüğünü beyan etmesi, mağdure ...'nın da aşamalardaki anlatımında sanık ... hakkında benzer beyanda bulunması, mağdure ...'nün beyanlarını destekler tanıklar ..., ... ... ve ...'ın beyanları ile mağdure ...'nün öğretmeni olarak görev yapan tanık ...'in”......'...
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğinden "anataşınmazda kat irtifakının kurulmuş olduğu davalının ana yapının asma katında işyeri niteliğindeki 2 nolu ve 8 nolu bağımsız bölümlerin maliki bulunduğu ve bu iki bağımsız bölümü birleştirerek banka şubesi olarak kullandığı bu eyleminin ortak yerlere el atma niteliğinde olmadığı kendi bağımsız bölümü içinde gerçekleştirildiği ana yapının estetiğini ve statiğini bozmadığı anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasının 2. cümlesi hükmüne göre kat maliklerinden (kat irtifak hakkı sahiplerinden) biri kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz; tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilecektir....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ana sözleşmede kurucu imzalarının 3. şahıslar tarafından atıldığı, kurucuların kimliklerinde tahrifat yapılarak, sahte kimlikle şirketin kurulduğu, sözleşmeyi imzalayan ve şirketi kuran şahısların gerçek şahıslar olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin ana sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine ve şirketin ticaret sicilinden terkinine, terkin ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
un gelecekte evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılması için, "evlat edinmede babasının rızasının aranmamasına, annesinin ise rızasının bulunduğunun tespitine" karar verilmesini istemiş; mahkemece" davacı kurumun aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın hukuki yarardan yoksun olduğu" gerekçesiyle istek reddedilmiştir. ...na Bakanlar Kurulunca, küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütme yetkisi verilmiştir. (2009/14729 sayılı Tüzük m. 3/1) Türk Medeni Kanununun 312'nci maddesinde; evlat edinmede aracılık yapan kurumun, ana ve babadan birinin rızası eksik ise, kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce bu rızanın aranıp aranmamasına ilişkin mahkemeden karar isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu maddedeki "küçüğün yerleştirilmesinden önce" ifadesiyle kast edilen, koruma amacıyla davacı kurumun çatısı altına alınmış olma değil, gelecekte evlat edinilmek amacıyla yerleştirilmedir....
Dava, küçüğün gelecekte evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağı ileri sürülerek TMK’nin 311. maddesindeki sebepler ile annesinin evlat edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 312. maddesinde “Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir, ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.” hükmü getirilmiştir....
Dava, küçüğün gelecekte evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağı ileri sürülerek TMK’nin 311. maddesindeki sebepler ile annesinin evlat edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 312. maddesinde “Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir, ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.” hükmü getirilmiştir....


