Somut olayda davacı, davalı ile 2011 yılında internetten tanıştıklarını, 17/10/2012 tarihinde davalının İstanbul'da ki evlerinde aile arası nişan yaptıklarını, nişan ile birlikte kendisine takı olarak altın yüzük, 2 adet küpe, 1 adet kolye ile birlikte 2 adet 22 ayar 15 gramlık bilezik ve tektaş yüzük takdığını, daha önce davalının maddi durumunun kötü olduğunu, sıkıntılarının olduğunu ve kredi çekip parayı kendisine göndermesini istediğini, kendisinin de Alanya'da 4000.00.-TL kredi çektiğini ve 3.500,00.-TL'sini PTT ile adına gönderdiğini, daha sonra yalanlar söylediği için nişanın bozulduğunu, bu nedenlerden dolayı davalı tarafa verdiği iki adet 22 ayar 15'er gramlık altın bilezik ile 3500.00.-TL'nin davalıdan tahsil edilerek tarafına verilmesini talep ve dava etmiş, davacının davalıya kredi çekip göndermek suretiyle vermiş olduğu 3.500,00.-TL paranın tahsiline yönelik talebinin tefrikine karar verilmiş olup iş bu dosya bu kısma yöneliktir....
Davacı dava dilekçesinde, davalı ile evli olduklarını, davalının kendisi aleyhine boşanma davası açtığını, derdest olduğunu, düğün esnasında adına mehir olarak yapılan altınların ve evlenirken baba evinden götürdüğü eşyaların davalının yedinde kaldığını belirterek dava dilekçesine ekli listede belirtilen ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı cevabında; evlenmeden önce davacıya 80 gr altın takılması konusunda anlaştıklarını ancak düğünde 60gr altın takıldığını, davacının evi terk ederken ziynet eşyalarını beraberinde götürdüğünü, düğünde takılan 2 adet çeyrek altını bozdurup harcadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir....
O halde mahkemece diğer ziynet alacağı taleplerinin kabulü doğru ise de CD de görünmeyen ve tanıklarca beyan edilmeyen 1 Cumhuriyet altını ile 2 çeyrek altın yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmadığı gibi davalı-karşı davacı kadının aynen iade talebi de bulunduğu halde mahkemece bu husus gözetilmeden sadece bedele hükmedilmesi de doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.02.2019 (Pzt.)...
Başlatılan icra takibinde havalenin yapıldığı tarihte altının gram fiyatı olan 98,00 TL'den yapılan hesaplama ile gönderilen paraya tekabül eden altın miktarı düşülerek bakiye altın miktarının aynen iadesi, bu mümkün olmaz ise, ödeme günündeki rayiç bedel üzerinden ödenmesi istenilmiştir. Bu istem, dayanak ilam hükmüne açık aykırılık teşkil eder. Yapılan bu açıklamalar karşısında mahkeme kararının faiz başlangıcına ilişkin kabulü dışındaki gerekçesi ve sonucu doğru olmakla onanması gerekirken bozulduğu görülmekle karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ:Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz'in 05.07.2013 tarih 2013/5801-10540 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 06.02.2013 tarih 2013/96-2013/156 sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde altın takıların değeri üzerinden dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü cihetine gidilmiş; ancak sözkonusu talep hakkında bir karar verilmemiştir .Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/VII.C.2, 6100 sayılı Yasanın 370/2 Ek.3/1.maddesi anlamında “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından hükmün 1.fıkrasında yeralan; “…Davanın kabulu ile; 18.000 TL miktarındaki altın bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine" ifadesinden sonra “sözkonusu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına” ifadelerinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 921.60 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 282.80 TL fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
ile davacı - karşı davalı kadının sertifikaların iadesi talebi yönünden karar verilmemesi ve lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatların az olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilgili bentlerin hükümden çıkarılmasına, kadın yararına 25.000 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminatın davalı - karşı davacı erkekten alınarak, davacı - karşı davalı kadına verilmesine, davalı-karşı davacı erkeğin ziynet alacağı davasına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilgili hükmün kaldırılarak yerine yeniden hüküm kurmak suretiyle dava tarihi itibarıyla toplam değeri 25.900,00 TL olan; her biri 20.00'şer gram ağırlığında 22 ayar 3 adet altın bilezik, her biri 15.00'er gram ağırlığında 22 ayar 2 adet altın bilezik, 10.00 gram ağırlığında 22 ayar 1 adet altın bilezik olmak üzere toplam 6 adet 22 ayar altın bileziklerin, dava tarihi itibarıyla işçiliğiyle birlikte toplam değeri 6.450,00 TL olan 30.00 gram ağırlığında 14 ayar 1 adet su yolu altın setin, bedelleri toplamı olan...
Dava, rehin sözleşmesinin sona erdiği gerekçesiyle rehne konu altının iadesi talebi istemine ilişkindir. Davacı ... nolu hesabındaki 68,36 gr altınını 02.02.2014 tarihli Mevduat ve Altın Hesabı Rehni sözleşmesi ile... Ltd. Şti'nin kullanacağı krediler için teminat alarak verdiği, bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu üzere kredi lehdarı şirketin hesap kat tarihi itibariyle olan 586.430,20 TL borçtan mahsubu sonrası kalan bir altın olmadığı, teminat mektubu riskinin sona erdiği iddiası açısından ise sona ermiş olsa dahi toplam 586.430,20 TL borç ve altının nakde çevrildiği 203.942,06 TL'ye göre bu iddiasının dava konumuza bir etkisinin olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi TMK 965....
Dava dilekçesinde talep edilen 10 adet adana burgu bilezik ile set olmak ve toplam değerleri 39.500 TL gösterilmekle birlikte mahkemece hükme esas alınan kuyumcu bilirkişi raporunda; düğün fotoğraf ve CD'lerinde davacı üzerinde görülen ziynetlerin 5 adet Adana burgu bilezik, 6 adet hediyelik bilezik, 1 adet kelepçe bilezik, cumhuriyet altını, çeyrek altın, gram altın, inci kolye, altın set takımı, yüzük, altın zincir, TL ve dolar olduğu, toplam değerlerinin ise 31.180,27-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı duruşmada, dava dilekçesinde bildirmiş olduklarının 10 adet her biri 24 ayar Adana burgu bilezik olduğunu, belirlenen bedelin dava dilekçesinde bildirmiş oldukları bedelden az olduğu için davayı ıslah etmediklerini beyan etmiş; mahkemece de bilirkişi incelemesi doğrultusunda, talep edilen ziynet eşyaları (5 adet adana burgu bilezik ve 1 adet set) yönünden, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Bu noktada altın, Merkez Bankası nezdinde diğer para birimlerine eşdeğer olarak kabul görmüş olmaktadır. Diğer taraftan, gram altın fiyatı ülkemizde 1 ons altın 31,10 gram altın olarak kabul edilmekte ve bize altının dolar (USD) cinsinden fiyatını vermekte olup kaydi ve değeri dövizle belirlenen bir tutarın varlığı söz konusu olmaktadır....
Mahkemece; ziynet eşyalarının ve de nakit paranın yerleşmiş Yargıtay içtihatları ve örf ve adete göre,davacı kadına ait olduğu ve onun rızası dışında elinden alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 41 adet çeyrek, 1 adet yarım altın, 1 adet Cumhuriyet altını, 6 adet 22'şer ayardan her biri 18'er gram ağırlığında burma bilezik, 5 adet 22'şer ayardan, her biri 15'er gram ağırlığında düz bileziğin (toplamda 183 gram ağırlığında 11 adet bilezik) mümkünse aynen iadesi, olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle toplam tutarı olan 24.784,50 TL ile yine düğünde takılan 2.500 TL nakit paranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir....


