Davalı, davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 5.243,04 TL asıl alacak ve 553,21 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 5.796,25 TL üzerinden takibin devamına ve asıl alacağın %40'ı olan 2.097,21 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dava, Borçlar Kanunu 61 ve devamı maddelerine dayanan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak isteminden ibarettir. Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda bulunan bina için yapılan faydalı ve zorunlu masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmış olup, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için, bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi,zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır....
(HUMK. 76.madde; HMK. 33.madde) Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni, kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Taraflar arasında malvarlıklarının değişimi bir sözleşmeye dayanır ise sebepsiz zenginleşmeden sözedilemez. Sebepsiz Zenginleşme alacaklıya ikinci derecede (tali nitelikte) bir dava hakkı temin eder. Malvarlığındaki azalmanın başka asli nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Bunun bir sonucu olarak da, sözleşmeden doğan bir hukuki ilişkinin bulunduğu hallerde tarafların sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir talepte bulunması olanaklı değildir. (HGK 13.06.2007 tarih, 2007/18-330 E.; 2007/350 K.; 17.02.2010 tarih, 2010/13-93 E.; 2010/88 K.) TBK'nın 146.maddesinde (818 sayılı BK md.125) sözleşmeye dayanan alacakların, başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu hükme bağlanmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ecrimisi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile; 282.979,98 TL sebepsiz zenginleşme nedeniyle doğan tazminattan taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'sinin karşı dava tarihi olan 04/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmının saklı tutulmasına, birleşen Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/28 Esas Sayılı davanın kabulü ile, 282.979,98 TL sebepsiz zenginleşme nedeniyle doğan tazminattan taleple bağlı kalınarak 220.000,00 TL'sinin keşide edilen ihtarnamede verilen 7 günlük sürenin sonu olan 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmının saklı tutulmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-karşı...
Petrol şirketi ile aynı akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak bayilik sözleşmesi imzaladığı, davalı şahısların taşınmazın istasyonun kurulumu aşamasında çıplak mülkiyet hakkı sahibi olmakla birlikte dava tarihi itibariyle malik sıfatlarının bulunmadığı, davacının istasyona yapılan teknik sabit yatırımın sözleşmenin ve intifa hakkının uygulanamayan dönemi için yarattığı sebepsiz zenginleşmeyi talep ettiği, davacı taraf akaryakıt satışı gerçekleştirebilmek için istasyonun yapımını temin etmek zorunda olduğundan istasyona ilişkin teknik sabit yatırımın kuru mülkiyete katkısı olduğu ve sebepsiz zenginleşme yarattığı düşünülemeyeceği gibi böyle bir sebepsiz zenginleşme kuru mülkiyet anlamında oluşsa dahi davalı şahıslar dava tarihi itibariyle malik olmadıklarından onlara karşı ileri sürülemeyeceği, ayrıca 04.11.2008 tarihli protokolün ise davacı şirket ile dava dışı ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedildiğinden ve protokole istinaden istasyon hala ihbar olunan ......
Dava; harici taşınmaz satışı nedeniyle ödenen kısmi bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi istemine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu’nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki (TBK'nın 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme; bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Bu nedenle de, dava konusu ihtilafta uygulanacak zamanaşımı süresi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle BK. 125. maddesi (6098 sayılı BK.'...
Dava, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Kural olarak haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. (TBK. m.77) Sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkisinde haklı bir sebep olmaksızın başka bir şahıs aleyhine zenginleşen kimsenin malvarlığında meydana gelen artışın aynen veya nakden iadesi söz konusudur. Her borç ilişkisinde olduğu gibi sebepsiz zenginleşmede de bir borçlu ve bir alacaklı vardır. Sebepsiz zenginleşme ilişkisinin borçlusu, malvarlığı haklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine artan (zenginleşen) kişidir. Somut olayda; davacının adına tahsis edilen taşınmaz üzerine tahsis şartlarına uygun olarak süresinde bina yapmaması, üzerine düşen edimi yerine getirmemesi nedeniyle, adına tescil edilen taşınmazın tapusunun iptal edildiği hususu tartışmasızdır. Ne var ki, davacı tahsis işlemi sırasında bir bedel ödediğini iddia etmektedir....
Mahkemece; davacının taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığı, daha önce davacı tarafından başlatılan icra takibinde haczin 21/12/2004 tarihinde kaldırıldığı, icra takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; tapulu taşınmaza ilişkin adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, iadesi talebine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir....
açması nedeniyle davanın yine zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır....
“…Sebepsiz zenginleşme alacaklıya, ikinci derecede ( tali nitelikte ) bir dava hakkı temin eder. Malvarlığındaki azalmanın başka asli nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez…” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 T. 2010/13-93 E. 2010/88 K.) Talep edilen alacak veya tazminat haksız fiilden kaynaklanıyorsa kusurlu bir hareketle veya kusursuz sorumluluğu gerektiren bir nedenle doğan zarara ilişkindir. Sözleşmeye dayanıyorsa bir irade açıklamasına dayalıdır. Her iki hâlde de bunun bir sebebe dayanmadığı ileri sürülemez. Sebepsiz zenginleşmede ise haksız iktisap, geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalıdır. Sözleşme ilişkisinin bulunduğu hâllerde bu zenginleşme irade açıklamasına, haksız fiilde ise sorumluluk gerektiren ve Kanunlarda haksız fiil olarak düzenlenen bir eyleme dayalı olduğundan zenginleşmenin sebepsiz olduğundan söz edilemez....


