Geçersiz sözleşmelere göre verilenlerin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenir. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı (geçerli) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi zarar değil, alacaklının (davacının) mal varlığında meydana gelen eksilmedir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığında bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Geçersiz sözleşme gereğince, diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "Denkleştirici Adalet" düşüncesine dayanmaktadır....
Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir." hükümlerini haizdir. Dava konusu ... Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Ve 2005/652 K. Sayılı kararı incelenmiş, davacının "yüklenici firmanın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiklerinden dolayı sorumlu oldukları" iddiasıyla dava açıldığı, davanın reddedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından davanın reddi nedeniyle ödenen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin rücuan tazminatı talep edilmektedir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi davası sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak açılmıştır. 818 sayılı kanunda sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresi 1 ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 6098 sayılı kanuna göre 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davalı tarafından cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. ......
ye ciro yoluyla temlik edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava dışı bankanın bu çeki icra takibine konu ettiğini, takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu, bu esnada müvekkilinin bankanın bu alacağını temlik aldığını, söz konusu takibin TTK'nın 644.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak başlatılmış bir takip olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı .... Gıda Şirketi'ne takibe konu çek bedelini ödemiş olmasına rağmen çekin müvekkiline iade edilmediğini, çekte dava dışı bankanın cirosunun olmadığını, ayrıca dava dışı bankanın çeki kredinin teminatı olarak aldığının belirtildiğini,ancak çekte rehin cirosunun mümkün olmadığını, dolayısıyla bankanın yetkili hamil olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Somut olayın özelliği itibariyle davacı bankanın, müşterisinin hesabına internet yoluyla bilgisi dışında girilerek davalı vakfın hesabına 10.000 TL para transferi yapılması nedeniyle gönderilen paranın geri ödenmesini istediğine göre davanın sebepsiz zenginleşmeye dayandığının kabulü gerekir. Şu durumda, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekirken yanlış hukuki değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre, öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi....
Mahkemece; davacının yasal faiz ile zararını karşılamak istediği, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 27.210,80 TL'nin davalıda sebepsiz kaldığı 04.10.2005 ile 26.02.2009 tarihleri arasında yasal faiz oranları göz önüne alınarak istenebilecek toplam faizin 8.516,61 TL hesaplandığı gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 8.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içince davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak davasıdır....
Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 vd. maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Diğer taraftan, sebepsiz zenginleşmeden doğan bir alacağa faiz yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun, yani sebepsiz zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir....
Davacı, dava dilekçesinde, borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep etmektedir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61 v.d) ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre zamanaşımı süresi, TBK'nun 82. maddesinde için kanunda 2 ve 10 yıllık süreler olarak öngörülmüştür. Ancak bu sürenin işleyebilmesi için davacı tarafın verdiğini geri istemeye hakkı olduğunu öğrenmiş olması gerekir....
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732. (6762 sayılı TTK'nın 644.) maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası olup işbu dava poliçenin zamanaşımına uğradığı veya müracaat hakkının yitirildiği anda yetkili hamil durumunda bulunan kişi ile müracaat hakkı nedeniyle poliçe bedelini ödemiş olan lehdar, ciranta veya avalist tarafından, keşideciye ve kabul etmiş muhataba karşı açılabilir 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesi uyarınca, süresinde ibraz edilmeyen/ödenmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde yetkili hamil sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciden alacağın tahsilini isteyebilir. Sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükümlülüğü keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamalıdır. HMK 207.maddesi uyarınca, senetteki düzeltmelerin borçlu(keşideci) tarafından paraf edilmesi gerekmektedir....
hükümlerine göre başvuru hakkına sahip olup, davalı keşideciler, genel hükümler çerçevesinde sebepsiz zenginleşmediklerini kanıtlamakla yükümlüdürler....
Ancak hamil, keşideciye karşı 6762 sayılı TTK'nın 730.maddesi yollamasıyla 644.maddesine göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunabilir. Böyle bir durumda keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle kanıtlamak zorundadır. Nitekim yerel mahkemece de bu ilkelere değinilmiş ancak somut olay bakımından yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece ispat yükü kendisinde olan davalı sebepsiz zenginleşmediğini, dosya kapsamına göre takibe konu çeklerin dava dışı lehtar şirkete emanet olarak verildiğini kanıtlamak zorunda olduğundan takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu'nun 644. maddesi uyarınca davalının bu konudaki delilleri toplanıp, yapılacak araştırma ve incelemeye göre uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....


