Mahkemece Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak, davacının çek keşidecisinden (davalı ...) ve lehtarından (...) sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunduğu alacak hakkının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine; diğer cirantalara karşı açtığı davada ise bu davalıların dava konusu talep yönünden çekten kaynaklanan sorumluluklarının bulunmadığı, pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle bu davalılar açısından ise dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ... İnşaat A.Ş.’ye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava 6762 sayılı ...’nın 644. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
Bu nedenle dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkindir. Kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 3.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 3.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ:Alacak Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm Borçlar Kanununun 61. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak davası olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2012 tarihli 2012/1 sayılı ... bölümü kararı gereğince Yargıtay 3.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2012 (Pzt.)...
Sulh Hukuk Hakimliğince verilen 08.02.2011 gün ve 884-133 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkin olup, Sulh Hukuk Mahkemesince hüküm kurulduğundan kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 3.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 3.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 17.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak KARAR Davacı eve faydalı masraflar yaptığını, davalı ile evli olduklarını, henüz boşanmadıklarını, ancak davalının boşanma davası açıp ayrılma ihtimali bulunduğunu açıklayarak, eve tamirat vs. nedenlerle yaptığı 35.000 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istediğine, uyuşmazlığın mal rejimiyle bir ilgisi bulunmadığına, tarafların dosya kapsamıyla evli oldukları anlaşıldığına ve alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak istenildiği belirlendiğine göre, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek 3. Hukuk Dairesine ait olmakla dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 04.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/417 E., 2010/539 K. sayılı kararında taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise, tapu iptali ve tescil talep edilen dairelerin bilirkişi tarafından belirlenecek değerine göre tazminatın tahsili talep edilmiş olup, iş bu davada ise davacının arsa, işçilik ile inşaatın yapımında kullandığı malzemeler için ve SGK, Belediye ve Vergi Daireleri nezdinde harcadığı paraların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talep edilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesince, "..Davacı, sebepsiz zenginleşme temeline dayalı olarak Türk Ticaret Kanununun 732. maddesi kapsamında eldeki davayı açtığına göre, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve davanın esası hakkında inceleme yapma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 18....
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasındaki taşınmaz vaadi satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, tahsili talebine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki (TBK'nun 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Dava konusu alacak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine, başka bir ifade ile sözleşmeye dayalıdır....
Herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin borçlar hukukunun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre her zaman istenmesi mümkündür. Sebepsiz zenginleşmede zamanaşımı başlangıcı Türk Borçlar Kanunun 82. maddesi uyarınca, verme ya da ödeme tarihi değil, zarar görenin verdiğini geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihtir. Resmi kuruluşlarda bu zamanaşımı başlangıcı, dava açmaya yetkili makamın öğrenme tarihidir.Somut olayda, hatalı yersiz ödeme iddiasıyla açılmış bir alacak davası söz konusudur. Davacı idare alacağını isterse idari taleple dava açmadan davalıdan isteyebileceği gibi bu yola başvurmadan da her zaman Borçlar Kanunu gereği sebepsiz zenginleşme kurallarına dayanarak hukuk mahkemelerinde dava edebilir....
Somut olayda ise, bozma ilamında bahsi geçen ve irdelenmesinin gereğine işaret edilen “Davacıların bu ödemelerden payına düşen kısmı Borçlar Yasasının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyip isteyemeyeceği” yerel mahkemece direnme olarak adlandırılan kararın gerekçesinde tartışılarak, “davacıların sadece ... yönünden var olduğu anlaşılan tazminat haklarının, ...'in diğer davalı kardeşlerine kira ödemesi yapması sebebi ile yansımasının mümkün görülmediği, davalı kız kardeşler yönünden dava dilekçesinde yer alan maddi vakıanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olmadığı, esasen davacıların bu davalılar yönünden onlara ödenen kira paralarından dolayı isteyebilecekleri bir payın da olmadığı, bu davalılara hak edilenden daha fazla para ödenirse, ancak bu halde ... yönünden sebepsiz zenginleşme söz konusu olabileceği, davacılar ile davalılar ... ve ... arasında doğrudan sebepsiz zenginleşme sonucu doğuracak bir hukuki ilişki bulunmadığı,” gerekçesiyle direnme hükmü kurulmuştur....


