İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin keşidecisinin davalı, lehtarının davacı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinde hamilin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde talep hakkından bahsedilmekteyse de buradaki hamilin, ciro yoluyla tedavül etmiş çekin hamili olması gerektiği, davacının ciro yolu ile çeki eline geçiren hamil olmayıp lehtar sıfatını haiz olduğu, davacı lehtar, davalı keşideciye karşı temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabilecekse de sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanamayacağı, davacının sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanıp temel ilişkiye dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Bu nedenlerle yerel mahkemenin bonolarda sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak alacak davası açabileceğine ilişkin direnme kararı doğru olmakla birlikte, işin esasına yönelik olan davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 19.Hukuk Dairesine gönderilmesine” karar verilmiş olup, dosyanın Dairemize gönderilmesiyle yeniden yapılan inceleme sonucu, Hukuk Genel Kurulu’nun kararında belirtilen ve benimsenen gerekçeler doğrultusunda dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 7.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalıların müvekkilinden satın ve teslim aldıkları mal karşılığında dava konusu çeki verdiklerini, borçluların oyalamaları sonucu çek alacağının kambiyo hukuku yönünden zamanaşımına uğradığını, süresinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacaklarını talep ettiklerini belirterek 8.250.000.000.TL. nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçelerinde açılan sebepsiz zenginleşme davasının HUMK.’nun 9.maddesi uyarınca davalıların ikametgahının bulunduğu ...’de açılması gerektiğini, taraflar arasında hiçbir alışveriş olmadığını, çek de verilmediğini savunarak davanın reddini istemişlerdir....
Uyuşmazlık, dava konusu gecekondu arsalarının zilyetlerine tahsis edilmesi için yapılan duyuru sonucu davalı belediyenin belirlediği banka hesabına yatırılan paranın tahsisinin yapılmaması nedenine dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Taşınmaz sonradan ... Belediyesi sınırları içinde kalmış ve 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre bu taşınmaza ilişkin tüm hak ve borçların ... Belediyesine geçtiği belirtilmiş ise de, bedeli tahsil eden davalı ... olduğu takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile sorumlu olacaktır. Dosyada mevcut davalının cevap ihtarnamesinde; arsa bedeli ödenmesi hususunda belediye kararı bulunmadığı halde, bazı gecekondu sahiplerinin ... Belediyesinin.... Şubesindeki banka hesabına belediyenin bilgisi dışında para yatırdıkları hususu kabul edilmiştir. Somut olayda, dava konusu paranın yatırıldığı “....... Koop.'...
Kişinin yaptığı ödemenin takip borçlusundan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceği belirtilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının istirdat talebinin takip borçlusu olmadığından eldeki davada dinlenemeyeceği, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine yönelik talebini de takip borçlusuna yöneltmesi gerektiği, bu bağlamda davalının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince pasif husumet ehliyetinin olmadığı kanaatine varılmakla; aşağıdaki şekilde pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir....
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2) Dava, imalat ve hizmet bedeli alacağından kaynaklanan sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak davasıdır....
Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için, borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. TBK'nın77/1 maddesine göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti K A R A R Dava dilekçesi ve yargı oturumlarındaki davacı vekilinin beyanlarına göre dava sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak isteğine ilişkin bulunduğuna, muhtesat isteğine ilişkin bir istek bulunmadığına göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 14.01.2017 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 20.01.2017 günlü ve 2017/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 27.01.2017 tarihli ve 29961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2017 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı vekili, davanın niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşme davası olup 1 yıllık zaman aşımına tabi bulunduğunu, çekin keşide tarihinin 30/11/2008, ödeme tarihinin ise 05/12/2008 tarihi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın alacak davası niteliğinde olduğunun iddia edilmiş olmasına rağmen taraflar arasındaki temel ilişki ve dolayısıyla alacak iddiasının ispat edilemediği, davanın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince de ... 644 ve devam maddelerinde yer alan 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, dava haksız olarak ödendiği söylenen çek bedelinin istirdadı şeklinde nitelendirilmiş olup ... 644. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişitir....
Kabule göre de; tescil davası yönünden Hazine lehine, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası yönünden ise davalı ...... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak; davacının davalı ... karşı açmış olduğu tescil talebinin reddine, davacının ...... talebinin kabulü ile; 9.336,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ...... tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davacının taşınmaz bedelini davalı ......'den talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Sebepsiz zenginleşme, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından ya da emeğinden yararlanma olarak tanımlanır....


