in yönetim kurulu, ....'nun denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, diğer davalı ...'in ise yönetim kurulu başkanı ...'in eski eşi ve kooperatif ortağı olduğunu, anılan genel kurulda bilançonun ertelenerek hesap tetkik komisyonu kurulmasına karar verildiğini, ....05.2006 tarihli genel kurulda hesap tetkik komisyonu raporunun görüşülerek kooperatifin zararına neden olan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasının kararlaştırıldığını ileri sürerek, 315.000,00 TL. kooperatif zararının faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09.05.2012 tarihli ıslahla alacak miktarını 615.000,00 TL' sına yükseltmiş, birleşen davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalılar vekili, davanın yerinde olmadığını, ...'ın yöneticilik yapmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir....
den üyelik devraldığı konusunda alınmış bir yönetim kurulu kararı bulunmasına rağmen,... isimli bir kişinin hiç bir zaman üye olmadığının tespit edilmiş olması ve davacı tarafından sunulan ödeme makbuzlarına göre, davacının üye olurken üyeliği devraldığı öne sürülen kişi yerine kooperatife ödeme yapmış olması ve ayrıca davacının sahip olduğu hisseye ilişkin hesapların kooperatif yevmiye defterinde ....isimli bir üyeden boşalan üyelik üzerinden takip edilmiş olmasının da davacının bu kişiden üyelik devraldığı anlamına gelmeyeceği dikkate alındığında, davacının üyelik devri yoluyla değil de, bedelini ödeyerek doğrudan kooperatife üye olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafça sunulan iki adet makbuzda kooperatif kaşesi ile dönemin yönetim kurulu başkanı ....'...
yönetimince tespit edildiği, bu yönde mahkeme kararı veya kooperatif genel kurulu kararı olmadığı, bunun davacı üyenin parasal yükümlülüğü olarak kabul edilemeyeceği, yönetim kurulunun böyle bir yetkisinin olmadığı, bu durumun ana sözleşmede ortaklıktan çıkarma sebebi olarak sayılan hiçbir sebeple uyuşmadığı görüldüğü, yönetim kurulu kararının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir....
in iki adet üyeliği bulunduğu , her bir üyeliği uyarınca kooperatife 57.372 tl asıl alacak 125.719,98 Tl işlemiş faiz borcu bulunduğu toplam iki üyeliği için 366.183,96 Tl borcu bulunduğu, gönderilen ihtarnamelerde ise fahiş olarak 204.284 tl asıl alacak 829.918 Tl işlemiş faiz olmak üzere 1.034.202, Tl davacıya borç bildirildiği ,yine davacı ...'ın 57.372 tl asıl alacak 125.719,98 Tl işlemiş faiz borcu bulunmasına rağmen davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerde 94.698 tl asıl alacak, 372.156 Tl işlemiş faiz borcu bulunduğunun bildirildiği, bu hali ile ihtarnamelerin yasa ve anasözleşmeye uygun olmadığı anlaşıldığından davacıların davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...'in üyelikden ihraç kararının iptali davasının KABULÜ İLE, davalı kooperatif yönetim kurulunun 25/10/2016 tarihli 37 karar sayılı davacının her iki üyelikten çıkarılmasına ilişkin KARARIN İPTALİNE, 2-Davacı ...'...
Maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,Kooperatifler Kanunu madde 16'nin ikinci fıkrasına göre; ortağın kooperatif ortaklığından çıkartılmasına, yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurul karar vereceği, Ancak, ana sözleşmeye konulacak hüküm ile, ortağın, ortaklıktan çıkartılmasıyla ilgili genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak koşulu ile, ortağı ortaklıktan çıkarması için yönetim kuruluna da yetki verilebileceği, ana sözleşmede, ortağın ortaklıktan çıkartılması yetkisi açık bir biçimde yönetim kuruluna verilmemiş ise, yönetim kurulu ortağın ortaklıktan çıkartılmasına karar veremeyeceği....
- K A R A R - Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatif üyesi olan ... adına tapuda kayıtlı 71 numaralı bağımsız bölümü 10.000,00 TL bedel karşılığında 22.06.2009 tarihinde satın aldığını, daha sonra davalı kooperatifin gönderdiği yazı ile müvekkilinin, üyeliği devraldığı iddia edilen ...'nın 2.449,00 TL aidat borcu ile 368,00 TL işlemiş faiz borcu bulunduğu, ayrıca 2006 yılında yapılan genel kurul toplantısında üyelik devri halinde 5.000,00 TL katkı payı alınmasına karar verildiği belirtilerek 6.905,00 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin dava dışı ...'dan, sadece tapuda adına kayıtlı bağımsız bölümü satın aldığını, üyeliği devralmadığını, bu nedenle talebin haksız olduğunu ileri sürerek, 6.905,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, 20.08.2009 tarih ve 185 sayılı yönetim kurulu kararı ile ...'...
Dava, kooperatif eski yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı alacak istemine ilişkindir. 1) Davalı ... vekilinin temyizi yönünden, mahkeme hükmü davalı ... vekiline, 23.02.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 11.03.2011 tarihinde temyiz edilmiştir....
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kooperatifler kanunu ve kooperatif anasözleşmesi incelendiğinde, gayrimenkul alım satımının kooperatif genel kurulun münhasır yetkisinde olacağına ilişkin düzenleme uyarınca yönetim kurulu kararı ile kooperatife sabit fiyatla üye kabul etmenin mümkün olmadığı, davacının kooperatif yönetim kurulu ile yapmış olduğu sözleşmenin anılan emredici yasa hükmüne aykırı olması nedeniyle müktesep hak oluşturmayacağı, kooperatif üyeleri arasındaki hak ve yükümlülüklerde eşitlik prensibi uyarınca davacının da diğer kooperatif üyeleri gibi genel kurul kararları ile bağlı bulunduğu, bu sebeple davacının eski yönetim kurulu ile yapmış olduğu tutanağa hasren borcunun olmadığına yönelik talebinin ve kira isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
28.09.2022 tarih ve ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede müvekkilinin kooperatif ortaklığına 2005 yılı--------- sıra numaralı yönetim kurulu kararıyla son verildiği ve ortaklık sebebiyle yapılmış olan ödemelerin 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talep edilmediğinden alacağın zamanaşımına uğradığı bu sebeple ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, her ne kadar davalı kooperatif, alacağın zamanaşımına uğradığı yönünde cevabi ihtarname keşide etmiş ise de; bugüne dek müvekkilinin kooperatif üyeliğinden çıkartıldığına dair herhangi bir yönetim kurulu kararı bildiri veya tebligat ile müvekkiline bildirilmediğinden zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliği sona erdirilerek kendisine haksız ve kötünniyetli olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin, kooperatife ortaklık nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin...
e 109.439,81-TL borcu bulunduğu, yönetim kurulu ve denetim kurulu raporları ile okunduğu, davacının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak ibra edildiği anlaşılmış olduğundan, davacı tarafından yapılan ve kooperatif tarafından benimsenen, kooperatifin davacıya olan borcunun kabul edilmesi gerektiği, buna aykırı olarak bilirkişi tarafından talep edilebilecek 76.029,81-TL'nin ayrıca kooperatifin amaçları doğrultusunda harcandığının kanıtlanmasına gerek bulunmadığı kabul edilmiştir. Fazlaya ilişkin istem yönünden ise; ödeme davacı tarafından kanıtlanamadığından reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın kısmen kabulüne; ... 8....


