Esasen bu husus üzerinde mahkemece re’sen durulması zorunludur. 6762 sayılı TTK’nın 341. maddesinde şirket namına dava açmak yetkisinin denetim kuruluna ait olduğuna ilişkin düzenlemeye 6102 sayılı TTK’da yer verilmemiş ve denetim kurulu bir organ olarak yasal düzenlemeden çıkarılmış ise de, anonim şirketlerden farklı olarak 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda denetim kurulu bir organ olarak varlığını devam ettirmektedir. Tip Anasözleşmenin 36/3 maddesinde de bir değişiklik yapılmamıştır. Bu maddeye göre davanın genel kurulda alınacak karar doğrultusunda kooperatif denetçileri tarafından açılacağına ilişkin hüküm devam etmektedir. Diğer yandan, aksi halde görevdeki yönetim kurulu üyelerinin davacı ve davalı sıfatı birleşerek menfaat çatışması yaratacak şekilde kendileri hakkında sorumluluk davası açamayacağı da gözetildiğinde bu davanın kooperatif denetim kurulu tarafından açılması gereklidir....
maddesinde kaçak yapı olması nedeniyle haklarında yıkım kararı olan ve haklarında izale-i şuyu davası devam eden kooperatif inşaatları hakkında yönetim kurulu üyeliklerinin ve denetim kurulu üyelerinin sorumlulukları söz konusu olacağından, dürüstlük kuralına aykırı olarak, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin ibralarına karar verilmesinin doğru olmadığı, anasözleşmenin 36/.... maddesi uyarınca ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, bu organlara aynı genel kurulla seçilemeyecekleri, 2005 yılı olağan genel kurulunda seçilen bazı yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin dava konusu genel kurulda .... ve .... maddelerle tekrar seçildiği, bu seçimlerin anasözleşmenin 36/.... maddesine ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, inşaatlar hakkında yıkım kararları bulunmasının, geçici maliyet hesabının yapılmasına ve ödeme usulünün belirlenmesine engel teşkil etmeyeceğinden .... maddenin, kanuna, anasözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı, genel kurulun...
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin verdikleri zararın tazmini istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla 6762 sayılı TTK’nın 341. maddesi uyarınca, böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılıp davada denetim kurulunun heyet halinde bulunması zorunludur. Somut olayda, davanın yedek denetim kurulu üyesi vekili tarafından açılmış olup dosya içerisinde denetim kurulu asıl üyelerinin davayı açan vekile verdikleri bir vekaletnameye veya davayı asıl olarak takip edeceklerini mahkemeye bildirdiklerine dair beyanlarına rastlanmamıştır. Bu durumda, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK'nın 52, 53 ve 54. ( 1086 sayılı HUMK' nın 39. ve 40.)...
Müdürlüğüne ve Kooperatif yönetim ve detim kuruluna gönderdiği ... tarihli yazı ile bildirildiği ve bunun il müdürlüğü tarafından denetim kurulu üyelerine tebliğ edildiği ve denetim kurulu tarafından olağanüstü genel kurul toplantısının 3 ay içerisinde yapılmasının talimatlandırıldığı, kooperatif denetim kurulu üyelerinin 2021 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına ilk defa ... tarihinde yapmayı planladıkları ve buna dair il müdürlüğüne verilen dilekçe ile ... ortağa tebligat yaparak temsilcisi talebinde bulundukları buna dair verilen cevapta önceki genel kurul toplantılarına ait hazirun listelerinde yer alıp çıktığı ve çıkarıldığına dair belge bulunmayan, çıktığı veya çıkarıldığı kesinleşmeyen tüm ortaklara çağrı gönderilmesinin talimatlandırıldığı buna dair kişiler tebligat yapıldığına dair belgenin ibraz edilmeden toplantı yapılmasının talep edilmesi karşısında ana sözleşmenin 28. maddesi gereği ... tarihindeki toplantıya temsilci görevlendirmesinin yapılmadığı ve temsilci katılmadan...
Davalılar ... ve ..., genel kurulda ibra edildiklerini, davacıların bu davayı açma hakkı olmadığını, davayı ve iddiaları kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Diğer davalı ...’a dava dilekçesi tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı duruşmalara katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir. Kararı, davacılar vekili ile davacılar ..., ..., ... temyiz etmiştir. 1) Dava, kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin haksız eylemlerine dayanan tazminat istemine ilişkindir. Kooperatifler Yasası'nın 59/3 maddesinde;"Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmüne, 62/3 maddesinde ise; "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar" hükmüne yer verilmiştir....
ın seçildiği, yedek üye olarak ..., ... ve ...'ın seçildiği, ilgili kişilerin Kooperatifler Kanunu Ek Madde 3/3 gereği yönetim kurulu üyesi olamayacağı, ilgili maddede yönetim kurulu üyelerinin eş, 2. Derece dahil kan ve kayın hısımları ile birlikte yönetim kurulu üyesi olamayacağın belirtildiği, dava konusu genel kurul kararı ile yönetim kuruluna seçilenlerin 1. derece ve 2. dereceden akraba oldukları, ... ile ... ve ...'ın anne-oğul, anne- kız olduğu, ...'ın amcaları olduğu, yönetim kurulunda birlikte bulunmalarının kanuna aykırı olduğu, Denetim Kurulu üyesi olarak seçilen üyelerin ... ayırt etme gücüne etki edecek hastalığı sebebi ile mahkeme kararıyla kısıtlı olduğu ve kendisine vasi atanmış olduğu, ...'ın da aynı durumda olup, ... ile Yönetim Kurulu üyeleri arasında Kooperatifler Kanunu ek madde 3/3'e aykırı olacak şekilde akrabalık ilişkisi bulunduğu, bir diğer Denetim Kurulu üyesi olan ...'...
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurul toplantısında kooperatif ortak sayısının 1/10'unun yazılı teklifi üzerine sadece denetim kurulunun azli ve yeni denetim kurulunun seçilmesi maddesinin gündeme dahil edildiğini ve herhangi bir gerekçe gösterilmeden önceki denetçilerin azledildiğini, genel kurulda bazı muhalif ve art niyetli ortaklarca diğer ortaklara tesir edilmek suretiyle sırf yönetim kurulu üzerinde baskı kurmak gayesiyle işlemin yapıldığını, denetim kurulu üyesine teamüller dışında fahiş olan ücret ödenmesinin genel kurulda kabul edildiğini ve müteakiben mahkememizin 03/03/2022 tarihli celsesinde davayı kayıtsız şartsız kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. KABUL VE GEREKÇE : Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir....
in adaylığından bahsedildiği eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmediği için seçime katılamadığının toplantıda bakanlık temsilcisi tarafından pay sahiplerine duyurulduğu, bu nedenle seçimde davacıların aday olamadıklarının anlaşıldığı, dolayısıyla genel kurul kararının butlanını gerektirir bir husus bulunmadığı gerekçesiyle butlan talebinin reddine, genel kurulun 01.09.2019 tarihinde tekrar toplandığı ve tekrar seçim yapılarak yönetim ve denetim kurulu üyelerinin belirlendiği gerekçesiyle de kooperatife kayyım tayini talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Zira 6762 sayılı TTK’de benimsenen yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğu ilkesi anlamında, sorumluluğun sadece ödemeyi yapan davalı ...’da olduğuna ilişkin değerlendirme hatalıdır. Dava konusu 10.000-TL’lik bononun geri alınmaması ve mükerrer olarak ödenmesine ilişkin eylemin, hangi yönetim kurulu üyelerinin görevde olduğu dönemde gerçekleştiğinin incelenmesi gerekir. Bu incelemede yönetim kurulun, söz konusu eylemde kusurlu olup olmadığı ve eylemin kooperatifi zarara uğratıp uğratmadığının da nazara alınması gerekir. / Ayrıca davalıların kooperatif genel kurulunca ibra edildikleri iddiası da söz konusudur. İbra, yönetim kurulu üyelerinin şirkete karşı sorumluluğunu ortadan kaldıran menfi bir borç ikrarıdır....
Karar, davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dava hukukî niteliği itibariyle, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin tazminat davasıdır. Yönetim kurulunun özen yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda oluşan zarardan sorumluğunun doğacağı şüphesiz ise de zararın hangi yönetim kurulu üyelerinin görevde olduğu dönemde gerçekleştiğinin incelenmesi gerekir. Bu incelemede yönetim kurulun, söz konusu eylemde kusurlu olup olmadığı ve eylemin kooperatifi zarara uğratıp uğratmadığının da nazara alınması gerekir....


