Kooperatifinin 1.11.2017 tarihinde yapmış olduğu genel kurulda da "E..." m yönetim kurulu üyeliği sona erdiği ve ... yönetim kurulu üyesi olarak belirlendiği, 18.04.2019 tarihinde yapılan 2017-2018 yıllan genel kurulunda ise unvan değişikliği yapılarak kooperatifin ismi ...Kooperatifi olarak değiştiğini, 4- Dava dilekçesinde müvekkilinin "kooperatif genel kurul toplantılanna" çağnlmadığını "Kooperatifin 27.06.2010 ve 30.06.2011 tarihlerinde yapıldığı belirtilen kooperatif genel kurul toplantılarının da usul ve yasaya uygun gerçekleştirilmediği..." iddia edildiği, yukarıda açıklandığı üzere müvekkili ... Kooperatifi yönetim kurulu üyeleri olan ...." 2017 yılında kooperatif üyeliğini devraldığı, üyelik haklarını devraldıktan kişilere karşı da mali yükümlülüklerini de yerine getirmedikleri, müvekkil kooperatifin yönetimi devraldığında kooperatif üyeleri içinde davacının ismi yer almadığını, 5-Davacının dava dilekçesi eklerinde dosyaya sunduğu, .......
CEVAP :Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın hukuken müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davanın müvekkiline yöneltilebilmesi için müvekkilinin kooperatifin ortağı-üyesi olması gerektiğini, müvekkilinin kooperatife üyeliği - ortaklığı kalmadığını, ... tarihinde yönetim kurulu kararıyla ödemesi gereken bütün ödemeleri ödemiş olması nedeniyle üyeliğinin sonlandırıldığını ve kooperatif ile ilişiğinin kesildiğini, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin, ......
E sayılı takibinin 61.666,60 TL asıl alacak ve 7.398,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.065,16 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağının kooperatif genel kurulunda alınan 25/03/2018 tarihli ve 01/08/2021 tarihli kararlara istinaden 1. etapta bulunan 2 adet üyelikten kaynaklı aidat borcu olarak gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf; davalının 1. etapta bulunan 2 adet üyeliği nedeniyle kendisine verilen daireleri dava dışı üçüncü kişilere devretmesi nedeniyle kooperatif üyeliğinin sona erip ermediği, daire devrinin üyelik devri sonucunu doğurup doğurmayacağı, davalının bu üyeliklerden istifa edip etmediği, istifanın kooperatif tarafından kabul edilmemesinin mümkün olup olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. Davalının Konya ....
Davalı tarafça, davacı kooperatifin peşin bedelli ortağı olduğu savunulmuş ise de; mahkemece bu yönde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamış, kooperatif genel kurul kararlarının bir kısmının dosyada bulunmadığı yönünde görüş bildiren mali müşavir bilirkişinin ticari defterler üzerinde yaptığı incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece yapılan inceleme yeterli olmayıp, hüküm kurmaya elverişli değildir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun .... maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder....
Her ne kadar yönetim kurulu, genel kurulda böyle bir karar alınmadan karar aldığında bu karar hukuken geçerli bir karar değil ise de bu kararın ve tüm yönetim ve denetim kurulu kararlarının takip eden genel kurulda okunması halinde genel kurul sessiz kalmışsa Yargıtay 23. Hukuk Dairesi zımni kabulün gerçekleştiğini kabul etmektedir. Somut olayda ise davalı hakkında ne daha önce genel kurulda ne de daha sonra yönetim kurulunda alınmış bir karar vardır. Mahkememizce davacı kooperatifin bütün genel kurul toplantı tutanakları okunmuş, davalı hakkında Yönetim Kurulu'nun böyle bir karar alıp bu kararın Genel Kurul'a okunduğu yönünde herhangi bir kayıt görülmemiştir. Dolayısı ile zımni kabulün şartları oluşmamıştır. Davalı vekili, müvekkiline karşı herhangi bir alacak talebinde bulunulamayacağını ileri sürmüştür....
Maddesinde belirtilen yönetim kurulu üyeleri ile kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi ve başkasına ait bizzat ve dolaylı olarak kooperatif ile kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz maddesini ihlal ettikleri ve böylece sanıkların sübut bulan 1163 Sayılı Yasa’nın ek 2. maddesinin 1. fıkrası kapsamındaki suçlarını işledikleri anlaşıldığı ve 1163 Sayılı Yasa’nın " Madde 62 - Yönetim Kurulu, kooperatif işlerinin yönetim için gereken titizliği gösterir ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf eder. Yönetim Kurulu, kendi tutanakları ile Genel Kurul tutanaklarının, gerekli defterlerin ve ortak listelerinin muntazam hazırlanıp, tutulup, saklanmasından ve işletme hesabiyle, yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp tetkik olunmak üzere denetleme kuruluna verilmesinden sorumludur. Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar....
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 21/07/2006 BİRLEŞEN ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2009/304 ESAS SAYILI DAVADA DAVACI : ... - ... DAVALI : ... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/05/2009 KARAR TARİHİ : 16/02/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2022 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 1998 yılında kurulduğunu, davalılardan ...'ın 1998-21/05/2006 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı, ...'ın 1998-21/05/2006 tarihleri arasında yönetim kurulu muhasip üyesi, ...'nun 1998-06/06/2001 tarihleri arasında yönetim kurulu muhasip üyesi, ...'in 2001-21/05/2006 tarihleri arasında yönetim kurulu muhasip üyesi, ...'ın 2000-21/05/2006 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ...'ın 2002-21/05/2006 tarihleri arasında 2002-21/05/2006 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ...un 2002-21/05/2006 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ... ve ...'nun ...'ın şirketine ait işlerin yanında kooperatif sekreterliği, ...'...
tazminatına hükmedildiğini, müvekkilini davacı kooperatiften alacaklarını tahsil edemediğini ve davacı kooperatifin yönetim kurulu üyesi ......
yönünden devam ettiğinin asla kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; Davacı kooperatif yönetiminin, müvekkilimden talep ettiği alacağa dayanak olarak tümüyle afaki ve keyfi nedenler ileri sürdüğünü, aldıkları duyumlara göre de önceki yönetim ve kooperatif başkanı müteveffa ... hakkında yeni yönetimce savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, kooperatif kayıtlarının davacı kooperatif yeni yönetimine teslim edilmediğini, şaibeli ve muvazaalı işbu durumların yeni yönetim tarafından oluşturulan üç kişilik bir heyetten aldırılan Hesap Tetkik Komisyonu Raporu ile de kanıtlanmış bulunduğunu, önceki kooperatif başkanı tarafından kendisine bu yönde bir yetkinin üyelerce ayrıca ve açıkça verildiğine dair hiçbir bilgi ve belge olmamasına rağmen kooperatif avukatı ile usule aykırı şekilde tek başına fahiş miktarda vekalete ilişkin ücret sözleşmesi imzalanmış olması hukuken kabul edilemez olması karşısında, yeni yönetim tarafından hukuken var kabul edilerek ücretin üyelere ödetilmesine çaba gösterildiğini...
Davacının önceki kooperatif yönetim kurulu ile işbirliği içinde olduğu ve bu suretle davalı kooperatife zarar vermeye çalıştığı iddia ve ispat edilmediğine göre, yönetim kurulunun yaptığı hatalı işlem, kooperatifin iç ilişkisi niteliğini taşımakta olup, davacıyı ilgilendirmez. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 17/05/2013 tarihli, 2013/2925 Esas ve 2013/3294 Karar sayılı emsal kararı bu doğrultudadır....


