WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Bu durumda, alacak talebine konu taşınmaz malın kişisel mal niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki 4721 sayılı TMK yürürlük tarihinden itibaren yapılan ödemeler ise edinilmiş mal grubundan karşılandığından, edinilmiş mal grubunun kişisel mal grubundan denkleştirme alacağı (TMK. m. 230/1); bu denkleştirme alacağı üzerinden de davacının artık değere katılma alacağı (TMK. m. 231, 236) mevcuttur. Mahkemece yapılması gereken; davacı tarafın dava dilekçesinde açıkca talebinin edinilmiş mallara katılma rejimi uyarınca katılma alacağı olduğu hususu da gözetilerek, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca iddia ve savunmalar doğrultusunda kooperatif üyeliğine ve ödemelere ilişkin belgeler üzerinde belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım almak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu şekilde davacının alacağının hesabı ve gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi olmalıdır. Gerekli tahkikat eksik yapılmıştır....

TTK'nın 122/4. maddesi gereğince denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. Denkleştirme talebinin üst sınırı, 6102 sayılı TTK’nın 122/2. maddesinde şöyle tanımlanmıştır: “Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır”. Üst sınırın hesaplanmasında, ilk basamaktaki hesaplamadan farklı olarak, acentenin her türlü geliri hesaplamaya dahil edilmeli ve bürüt gelir esas alınmalıdır. Üst sınır acentenin alacak talebini sınırlayan bir düzenleme olduğundan, hesaplamanın bu şekilde yapılması hakkaniyete uygun olacaktır. Dosyada mübrez ... 47....

Oysa davacının 3.12.2004 günlü dilekçe ile gerçekleşen isteği 545 parselde bulunan lokanta ve depoya yönelik olup “diğer taşınmazlarla ilgili dava hakkımızı atiye bırakıyoruz” beyanı ile katılma alacağı yönünde istemi bulunmadığı kendi anlatımı ile sabittir. Başka bir anlatımla diğer edinilmiş malların istek dışında bırakılması gerek bu taşınmazlarla ilgili DAPA (=değer artış payı alacağı), DAPB (=değer artış payı borcu), KMD (=kişisel malda denkleştirme), EMD (=edinilmiş malda denkleştirme) ve bu taşınmazlara ilişkin borçları bile inceleme dışı bırakır ki katılma alacağının doğru hesaplanmasına olanak kalmaz/açık aykırılık oluşturur. Olayları anlatmak taraflara doğru olarak niteleme yapamak hakime aittir. Davacının istemi, değer artış payı (Mehrwertanteil) alacağına (TMK. m. 227, ZGB. Art 206) ilişkin davanın normatif dayanağı olan 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 227 f....

Davalı lehine denkleştirme ve davacının artık değere katılma alacağı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malın,bu tarihteki durumuna göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1 m.).O halde; mahkemece açıklanan ilke esaslar çerçevesinde taşınmaz değerinin tespit edilmesi ,davalı eşin taşınmaz üzerindeki payı ve edinilmesine yaptığı kişisel katkı oranı dikkate alınarak denkleştirme alacağı düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden davacının 1/2 oranında artık değere katılma alacağı belirlenmesi gerekirken, davacı aleyhine yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Somut olayda uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminattır. TTK'nın 122/4. maddesi uyarınca denkleştirme isteminin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gerekir. Bu sürenin niteliği hususunda öğretide görüşbirliği olmadığı, hak düşürücü süre mi yoksa zamanaşımı süresi olup olmadığının yasal düzenlemede açıklanmadığı; maddenin gerekçesinde de sürenin niteliğinin uygulama tarafından belirlenmesi gerektiği yazılıdır.Acentenin denkleştirme istemini ileri sürmesi bir irade beyanıyla gerçekleşecek olup, bu beyanda bulunulmaması halinde acente TTK'nın 122. maddesinden doğan hakkını kaybetmektedir. Dolayısıyla denkleştirme miktarı kadar alacak hakkı kazanmanın ön koşulu, irade beyanının yöneltilmesidir....

Denkleştirme (TMK m. 230) hariç, tasfiyeye konu malvarlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227/1). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m. 227/2). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır. Artık değere katılma alacağı ise; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur....

Madde gereği denkleştirme tazminatı talep etme hakkı bulunduğu, dava dilekçesi ile 5.000,00 TL denkleştirme tazminat alacağı talebinde bulunulduğu gözetilerek bu talep miktarı üzerinden takdiren %50 oranında hakkaniyet indirimi uygulanması sonucunda 2.500,00 TL denkleştirme alacağı ve iadesi talep edilen teminat tutarından tarafların defter kayıtlarına göre davacının borç tutarı olan 1.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.500,00 TL teminat bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporu esas alınmakla teşvik komisyonu zararının oluşmadığı gözetilerek teşvik komisyonu talebi ve kar mahrumiyeti yani müspet zarar tazmini için yasal koşulların oluşmadığı yani davacı acentenin başka sigorta şirketleri ile aracılık faaliyetlerini sürdüğü gözetilerek kar mahrumiyeti talepleri yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise; TBK'nın 58 ve MK'nın 24. maddesi hükümlerine göre fesih nedeniyle davacının ticari itibarinin zedelendiğine ve bunun sonucu olarak zarara uğranıldığı...

Maddesine aslen yeni hukuki durum olarak değil de ilk defa kanuni düzenlemeyle denkleştirme istemi olarak isimlendirilen aynı tazminatı da isteyemeyeceğini, belirtilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı tarafından davalılar aleyhine açılan HMK 107.madde çerçevesinde belirsiz alacak davasıdır....

Bulunan bu ham alacak üzerinden, acentenin denkleştirme alacağını peşin olarak alacağı düşünülerek, faiz indirimi yapılır ve birinci aşamadaki ham alacak bulunur. İkinci aşamada hakkaniyet denetimi yapılır. Bu aşamada üst sınır dikkate alınmaz. Somut olayın özelliklerine göre, hakkaniyet ilkesi gereğince alacak tutarında indirim veya artırım yapılabilir. Örneğin, müvekkilin markasının tanınmışlığı yeni müşteri çevresinin oluşumunda etkili olmuşsa, alacak miktarından uygun bir oranda indirim yapılmalıdır. Acente olağanüstü çaba göstermiş, önemli reklam ve tanıtım çalışmaları yapmışsa alacak miktarı hakkaniyet gereği artırılabilir. Hakkaniyet ölçüsü de uygulanarak, acentenin denkleştirme alacağı hesaplanmış olur. Üçüncü aşamada, hesaplanan denkleştirme alacağının, yasal üst sınırı aşıp aşmadığı denetlenir. Eğer üst sınırın altındaysa hesaplanan alacağa aynen hükmedilir; üst sınırı aşıyorsa, alacak tutarı üst sınıra indirilerek hüküm altına alınır....

Bu dava açıldığı tarihten sonra Davacı tarafından Davalının Alacağı ödenmiş olup, Taraflar arasında Cari hesaptan kaynaklı Borç Alacak ilişkisi dava tarihinden sonra Sıfırlanmış oluğu, taraflarında Cari hesaptan kaynaklı borç alacak itirazlarının kalmadığı, rapor içeriğinde mevcut tespit ve değerlendirmeler ışığında; davalının acenteliği haklı nedenle sona erdirdiğinden, “Portföy tazminatı” ve“Sözleşme Devam etmiş olması durumunda elde edilecek komisyon tutarı” konusunda takdiri Sayın mahkemeye aittir. * Sayın Mahkeme “Denkleştirme tazminatı ve Sözleşme Devam etmiş olması durumunda Davacının elde edeceği komisyon” ödenmesi görüşünde ise, a) Denkleştirme tazminatı olarak, Davacının 250.046,56.-TL tazminat alabileceği, b) Sözleşme Devam etmiş olması durumunda Davacının elde edeceği komisyon tutarının 73.270,86.-TL olacağı,.." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur....

UYAP Entegrasyonu