Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gaziantep 2. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı Kılıçbey Elektrik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (...) elektrik dağıtım şebekelerindeki arıza onarım ve bakım işlerini ihale yoluyla 24.04.2009 tarihinde davalılar Kılıçbey Elektrik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Kılıçbey Ltd. Şti.) ile ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Ltd....
İş kazası veya meslek hastalığına birlikte sebebiyet veren sorumluların işveren ve üçüncü kişi olması durumunda ise, işverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar, 1. fıkra gereğince kendi kusur payı gözetilerek sorumlu tutulacağı miktarın (gelirin ilk peşin sermaye değeri X işverenin kusur oranı), üçüncü kişinin 4. fıkraya göre sorumlu olacağı tutar (gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı X üçüncü kişinin kusur oranı) ile toplamı kadar olmalı, kanun koyucunun getirdiği “gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı” sınırlaması karşısında üçüncü kişinin müteselsilen sorumlu tutulacağı miktarın ise, gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı ile işveren de dahil olmak üzere tüm davalıların kusurları toplamının çarpımı sonucu elde edilecek tutar kadar olması gerekmektedir. Bu yaklaşım ve uygulama, işvereni, iç ilişkide üçüncü kişiye rücu edemeyeceği miktarı Kuruma ödemek zorunda bırakmadığından da hakkaniyete uygundur." şeklinde karar vermiştir....
İş kazası veya meslek hastalığına birlikte sebebiyet veren sorumluların işveren ve üçüncü kişi olması durumunda ise, işverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar, 1. fıkra gereğince kendi kusur payı gözetilerek sorumlu tutulacağı miktarın (gelirin ilk peşin sermaye değeri X işverenin kusur oranı), üçüncü kişinin 4. fıkraya göre sorumlu olacağı tutar (gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı X üçüncü kişinin kusur oranı) ile toplamı kadar olmalı, kanun koyucunun getirdiği “gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı” sınırlaması karşısında üçüncü kişinin müteselsilen sorumlu tutulacağı miktarın ise, gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı ile işveren de dahil olmak üzere tüm davalıların kusurları toplamının çarpımı sonucu elde edilecek tutar kadar olması gerekmektedir. Bu yaklaşım ve uygulama, işvereni, iç ilişkide üçüncü kişiye rücu edemeyeceği miktarı Kuruma ödemek zorunda bırakmadığından da hakkaniyete uygundur." şeklinde karar vermiştir....
nin yatırımcılarının, ücretini alamayan ya da işsiz kalan çalışanların da etkilendiği, Diğer yandan ....Holding A.Ş. ile ....Makina Sanayi A.Ş.'de tespit edilen işlemlerin özünde sermaye ve menkul değer ihracatı olduğu, yeterli sermayesi olmayan, ortakları açıklanmayan yabancı şirketlere sermaye ya da menkul değer ihracatı görüntüsüyle suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama eyleminde bulunulmasının teşebbüs özgürlüğü kapsamı içerisinde değerlendirilebilecek bir faaliyet olmadığı, Sermaye Piyasası Kurulu uzmanlarının da yaptığı tespit ve değerlendirme çerçevesinde; ....Corparation N.V.'nin, Holder'i 15.06.2005 tarihinde satın almasına yine ....Makina Sanayi A.Ş.'...
İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de belirtilmiş olduğu üzere, her ne kadar bilirkişi raporunda ve davacının beyanlarında da binanın Otele dönüştürülmesi işlemleri için 3-4 ay kaldığı ve müvekkil şirketin inşaat çalışmaları nedeniyle otelin açılmasının geciktiği iddia edilmişse de mahkememizce yapılacak olan keşif esnasında da tespit edileceği üzere binanın otel olarak açılabilmesi için bina da yapılması gereken ahşap, döşeme kaplaması vs. gibi ince işçilik gerektiren ve tamamlanması uzun zaman alacak birçok işlemin henüz davacı tarafından tamamlanmadığını, binanın ve dış cephenin tadilat ve boya işlemleri de sona ermediği, bu nedenle davacının otelin tamamlandığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D....
Bu halde somut olayda olduğu gibi hak sahiplerinin tamamının veya bir kısmının geç harekete geçmiş olması ve dava açması ve/veya hak sahiplerince süresinde dava açılmış olsa dahi tarafların iddia ve savunma ile hukuki dinlenilme haklarını kullanmasından kaynaklı olarak yargılamanın uzaması sebebiyle zarar gören hak sahiplerinin alacağına geç kavuşması gerçek zararın kapsam ve mahiyetini değiştirmemelidir. Olsa olsa bu halde zarar görenlerin alacağına geç kavuşmuş olmasından kaynaklı olarak temerrüt faizi ve enflasyonist ortamda ise munzam zararın doğabileceğinden bahsedilebilir....
nakliyesinin ayrıntılarıyla açıklanan ve miktarı belirli olan B.F.40 pozuna dahil edilmesi yönündeki düzenlemenin açık ve anlaşılır olduğu ve herhangi bir tereddüte mahal vermediğinden, dava konusu Kurul kararında bu iddia açısından hukuka aykırılık bulunmadığı; 14- B.F.30 ve B.F.31 no’lu pozların detaylı açıklamasına yer verilmediği, B.F.42 no’lu poz miktarının çıkan malzemenin nakline yetmeyeceği, diğer B.F. 40 pozunun ise B.F.29, B.F.30 ve B.F.31 pozlarına yetmeyeceği iddiasının değerlendirilmesinden; Başvuruya konu B.F.29 poz numaralı “Makine İle Her Cins Zeminde Her Derinlik ve Genişlikte Her Türlü Kazı Yapılması” işi, B.F.30 poz numaralı “Makina İle Bordür Sökülmesi” işi ve B.F.31 poz numaralı “Parke Taşı, Beton Plak, Adi Kaldırım Taşı Sökülmesi” işinde çıkan malzemenin nakliyesi için kendi pozlarından ödeme yapılacağının belirtildiği, bu kapsamda B.F.40 poz numaralı “Toprak ve Moloz Nakli” işi ve B.F.42 poz numaralı “Malzemenin Belediye Şantiyesine Nakli” işlerine işaret edildiği...
5190 SK ile getirilen ek sayesinde faaliyete geçirilen "5190 SK ile yetkili ağır ceza mahkemeleri" adı altında faaliyet göstermeye başlamış, 5271 sayılı CMK'nın yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden sonra ise CMK'nın 250'nci maddesi ile yetkili ve görevli savcılık birimleri ile ağır ceza mahkemeleri hayata geçirilmiş, bu tarihten sonra faaliyete geçen CMK'nın 250'nci maddesi ile görevli ağır ceza mahkemeleri "Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri" ve savcılık birimleri ise "Özel Yetkili Savcılıklar" olarak adlandırılmaya başlanmış, öte yandan FETÖ/PDY terör örgütünün yargıdaki kadrolaşmasının belli bir yoğunluğa erişmesi, özel yetkili savcılıklar ve mahkemelerin kanundan kaynaklı görev, yetki ve yargılama usullerindeki farklılıklar ile görev alanına giren suçların niteliği, ağırlığı ve önemi karşısında bu yargı birimleri Örgütün özellikle ilgi ve hedef alanına girmiş, bu itibarla Örgüt, faaliyete geçtikleri tarihten itibaren özel yetkili savcılık birimleri ile mahkemelerde kadrolaşmaya...
5190 SK ile getirilen ek sayesinde faaliyete geçirilen "5190 SK ile yetkili ağır ceza mahkemeleri" adı altında faaliyet göstermeye başlamış, 5271 sayılı CMK'nın yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden sonra ise CMK'nın 250'nci maddesi ile yetkili ve görevli savcılık birimleri ile ağır ceza mahkemeleri hayata geçirilmiş, bu tarihten sonra faaliyete geçen CMK'nın 250'nci maddesi ile görevli ağır ceza mahkemeleri "Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri" ve savcılık birimleri ise "Özel Yetkili Savcılıklar" olarak adlandırılmaya başlanmış, öte yandan FETÖ/PDY terör örgütünün yargıdaki kadrolaşmasının belli bir yoğunluğa erişmesi, özel yetkili savcılıklar ve mahkemelerin kanundan kaynaklı görev, yetki ve yargılama usullerindeki farklılıklar ile görev alanına giren suçların niteliği, ağırlığı ve önemi karşısında bu yargı birimleri Örgütün özellikle ilgi ve hedef alanına girmiş, bu itibarla Örgüt, faaliyete geçtikleri tarihten itibaren özel yetkili savcılık birimleri ile mahkemelerde kadrolaşmaya...


