Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, adi ortaklık kapsamında kar ve ortaklık payı talebinden kaynaklanmaktadır. Dava doğrudan Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de ;adi ortaklık sözleşmesi TBK'da düzenlenmiş olup TTK'da belirtilen mutlak ticari işlerden değildir. Diğer yandan davacı ve davalı taraf gerçek kişi olup dosya içinde ticaret sicil kayıtları bulunmamaktadır....
Dava,adi ortaklığın tasfiyesi ile adi ortaklık kaynaklı alacak talebine ilişkindir....
Taraflar arasında adi ortaklık ilişkinin bulunduğu yönünde uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu ilişki kapsamında davacının davalıdan adi ortaklık payı alacağının bulunup bulunmadığı, davacının adi ortaklığı temsilen ...'e verilen vekaletin azledilip azledilmediği, azledilmeye rağmen ...'in adi ortaklık adına olması gereken paranın şahsi hesabına ve ... Elektrik Ltd Şti hesabına aktarılıp aktarılmadığı, vekaletten dolayı ...'in sorumlu tutulup tutulmayacağı, Bankanın yapılan işlemlerden dolayı sorumlu tutulup tutulamayacağı, davacının adi ortaklık kar payı alacağı olarak alacağının bulunup bulunmadığı yönünde uyuşmazlık bulunduğu tespit edildi. Mahkememizin 07/12/2018 tarihli duruşmasında; dosyanın bilirkişi ..., ... ve ....'a verilerek söz konusu uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir....
tan dava konusu ortaklık nedeniyle hiçbir alacağı kalmadığının sabit olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 5.978,31 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar; dahili davacılar ve davalı-birleşen dosyada davacı tarafından (asıl ve birleşen dava yönünden) temyiz edilmiştir. 2. Dairece verilen 10.02.2021 tarihli ve 2020/9933 E. 2021/1183 K. sayılı ilamla; dahili davacıların sair, davalı-birleşen davada davacı ...’ın asıl davaya yönelen tüm temyiz itirazları reddedildikten sonra, "...2)Dahili davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Taraflar arasındaki ortaklıkta, davacı ...'ın % 33 oranında payı olduğu, hükme esas alınan tasfiye raporunda ise; ortaklıktan kaynaklı kar payı, ücret alacağı ve telefon faturalarından ödenmesi gereken miktar hesaplanmakla birlikte, (davacı ...'ın payı bulunmasına rağmen) ortaklığa konu otoparkın devir bedelinin hesaba katılmadığı görülmektedir....
nin adi ortaklığı tasfiye sürecine sokmadığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiye payının belirlenemediğini, haciz edilen kar payı- nın da belirlenip icra dosyasına ödenmediğini, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından alacak talepli ikame edilen davanın ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsayacağını, böylece taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin TBK 639 gereğince sona erdiğini beyanla; Davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ortaklığın menkul mallarının muhafaza altına alınmasına yönelik teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tasfiye görevlisi tayin edilerek tasfiye ve kar payının tespitine, tasfiye ve kar payından davalı borçluya düşen tasfiye ve kar payının davacı alacaklıya veya takibin yapıldığı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San....
Bu konuda atanan tasfiye memuru YMM ...’ün 26.04.2021, 24.09.2021, 24.06.2022, 12.05.2023 ve 28.12.2023 tarihli tasfiye memuru raporlarında taraflar arasındaki 22.08.2019 tarihli ortaklık sözleşmesi gereğince tarafların net gelir miktarlarına ilişkin belge sunulmadığı, adi ortaklığın aktifinin (kasa, banka, alacak v.s) pasifinin (borçlarının) ve adi ortaklık kapsamında elde edilen gelir ve giderleri arasındaki karının tespiti gerektiği, aktif – borçlar = öz varlığı (karda dâhil) yani dağıtılabilir tasfiye tutarının hesaplanması gerektiği, somut olayda hem tasfiye memuru, hem de bilirkişi raporunda aktifle ilgili olarak adi ortaklığın varlık kalemleri olan nakit, banka bakiyesi, alacak (ortaklardan alacak hariç) bakiyesi, stok (hammadde, mamül, ticari mal gibi) bakiyesi, durağan varlığı (taşınmaz, tesis vs) olmadığı, borçlarının bakiyesinin bulunmadığı, gelir gider ve karla ilgili olarak adi ortaklığın kuruluş amacı olan organizasyonda 64.281,28 TL gelir elde ettiği, bununla birlikte adi...
Orman İşletme Müdürlüğü’nden aldığı işin bedeli yaklaşık 95.000,00 TL civarında olduğunu, bu bedelin tamamı davalı şirket tarafından tahsil edildiğini ve davalı şirketin kasasına girdiğini, bu bedelden öncelikle adi ortaklığın giderleri ödenmesi gerektiğini, bu giderlerin başında da davacı adi ortağın fatura konusu alacağı geldiğini, adi ortaklık, yaptığı işin tüm giderlerini, dava konusu fatura bedeli de dahil olmak üzere, ödedikten sonra kalan bedel adi ortakların karı olup, ortakların bu kalan bedeli ortaklık oranlarına göre paylaşmaları gerektiğini, davalı şirket davacı şirketten aldığı vekaletle tüm işleri kendisi takip ettiğini, aslında adi ortaklık adına banka hesabı açarak kurum ödemelerini bu hesaba alması gerekirken bunu yapmadığını, kendi hesabını kullandığını, İş sahibi kurum da işin bitirilmesi sonrasında tüm bedeli davalı şirketin açtığı bu hesaba havale ettiğini, davalı şirket, adi ortaklığın bir gideri niteliğindeki davacı müvekkili alacağının 40.000,00 TL’sini ödediğini...
de bulunan ... içerisindeki restoranını "..." adında işletilmesi konusunda İş Ortaklığı Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre restoran fiilen işletilecek olup sonuçta elde edilecek kar belirtilen oranlarda paylaşılacağını, bu durumda taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu, davacı sadece sermaye koymuş olup davalıların da emek ve sermayelerini koyduklarını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiyesi olup davacının sermaye payı ve kar payı talep etme hakkı olmadığını, haksız ve kötü niyetle yapılan takibin reddi ile mahkeme masrafları ile ücreti vekâletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini..." talep olunmuştur. .... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyamız içerisine getirtilmiştir....
de bulunan ... içerisindeki restoranını "..." adında işletilmesi konusunda İş Ortaklığı Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre restoran fiilen işletilecek olup sonuçta elde edilecek kar belirtilen oranlarda paylaşılacağını, bu durumda taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu, davacı sadece sermaye koymuş olup davalıların da emek ve sermayelerini koyduklarını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiyesi olup davacının sermaye payı ve kar payı talep etme hakkı olmadığını, haksız ve kötü niyetle yapılan takibin reddi ile mahkeme masrafları ile ücreti vekâletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini..." talep olunmuştur. .... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyamız içerisine getirtilmiştir....
GEREKÇE: Dava, asıl davada adi ortaklıkta pilot ortak olan davacının hakedişlerine özel ortak olan davalının borçları nedeniyle el konulması suretiyle davalının haksız kazanç sağladığı iddiasıyla tazminat, karşı davada adi ortaklık kar payı alacağına ilişkindir. Mahkememizce...... E. K. sayılı, 30.04.2012 tarihli karar ile :''...Davacı -karşı davalı ... Ltd. Şti. Nin açtığı alacak davasında davalı karşı davalı ile ortaklaşa kurmuş oldukları adi şirketin tüm kayıtlarının kendi defter kayıtları üzerinde gözüktüğü adi şirketin Hiçbir kaydının ayrı tutulmadığı bu haliyle ıspat edilemeyen alacak davasının reddine, Davalı-karşı davacı...Ltd. Şti. Nin ise aynı şekilde istelerinin ve karşı davada yapılan yargılama ile adi şirketin kuruluşu ile ilgili bir delil sunulmadığından açılan karşı davanın da reddine...'' karar verilmiş, Asıl davada davacı vekilinin temyizi üzerine Mahkememiz kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2012/8575 - 2013/2919 E. K....


