WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, aile konutu şerhi konulması ipoteğin kaldırılması davası olup, uyuşmazlık davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, taşınmazın aile konutu vasfının bulunup bulunmadığı, ipoteğin geçerli şekilde kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 6 ncı ve 194 üncü maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi. 3....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, mahkemece hükmolunan tazminatlar, reddine karar verilen tazminat talepleri, aile konutu şerhi davası ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.11.2017 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Aile Konutu Şerhi Konulması - İpoteğin Kaldırılması Taraflar arasındaki “aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması ve tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasına" ilişkin davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı şirket tarafından şerhle ilgili karar yönünden; davacı tarafından da ipoteğin kaldırılması talebi hakkında verilen karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okundu. Gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı şirket; kararın, yalnızca taşınmazın tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasına ilişkin bölümünü temyiz etmiştir....

TMK'nın 193. maddesi dikkate alındığında kural olarak eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlem yapma serbestisi Türk Medeni Kanunu felsefesi içinde kabul edilmişken, aynı Kanunun 194. maddesi ile bu kurala istisna getirilmiş, aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılması esası kabul edilmiştir. TMK'nın 194. maddesinin birinci fıkrası; “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." hükmünü içermektedir. Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı bulunduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, emredici niteliktedir....

DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı evlendikten kısa süre sonra evi terk ettiğini, o tarihten sonra ailesinin yanında yaşamaya başladığını, davacı erkek tarafından boşanma davası açıldığını, derdest olduğunu, aile konutu şerhi konulan konutun tarafların ortak olarak ikamet ettiği aile konutu olma özelliğini taşımadığını Antalya ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Mevkii 566 ada 3 parselde kayıtlı yapının 4. Kat 12 nolu Bağımsız bölüm mesken niteliğinde taşınmaz üzerindeki aile konutu şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu evin aile konutu olduğunu, erkeğin kendisini evden zorla kovup, evin anahtarlarını değiştirdiği, tüm eşyalarının bu evde kaldığını, eve giremeyince aile konutu şerhi koydurduğunu, aile konutunun kendisine tahsis edilmesini talep ettiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. III....

Tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa dahi aile konutuna ilişkin olarak; eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemeyecek, aile konutunu devredemeyecek ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamayacaktır. Malik olmayan eşin izni için şekil şartı bulunmamakla birlikte, iznin açık olması gerekmektedir. Açık rızanın varlığını ispat yükü ise aile konutu ile ilgili tasarrufta bulunana aittir. Öte yandan; 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinde öngörülen sınırlandırma, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulduğu için değil, konut aile konutu vasfı taşıdığı için getirilmiştir. Bu sebeple taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa bile o konut aile konutu özelliğini taşır....

Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/340 E., 2021/817 K. Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ipoteğin kaldırılması davasının kabulüne aile konutu şerhi davasının hukuki yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davalı banka vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak harçlar tamamlanmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ipoteğin kaldırılması davasının kabulüne, aile konutu şerhi konulması davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir....

Mahallesinde bulunan dava konusu bağımsız bölümün %68 hissesine kendisinin, kalan %32 hisseye ise 21.04.2014 tarihinde ölen eşi ...’in malik olduğunu, evlilik birliği içerisinde bu taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını, halen bu taşınmazda mukim olduğunu, taşınmazın diğer mirasçılar tarafından izaleyi şuyu davasına konu edildiğini belirterek taşınmazın aile konutu olarak tespiti ile aile konutu şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir. Mahalli mahkemece davacı ve ...'in 11/09/1993 tarihinde evlendikleri muris ...'in 21/04/2014 tarihinde vefat ettiği böylece davacı ile muris arasındaki evliliğin ölüm ile 21/04/2014 tarihinde sona ermiş olduğu anlaşıldığından evlilik birliğinin sona ermesinden sonra aile konutu şerhi konulması yasal olarak mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların 17.10.2012 tarihinde evlendikleri, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine 01.08.2019 tarihinde aile konutu şerhi konulduğu, tarafların evlilik birliğinin fiilen devam ettiği süre içerisinde birlikte bu taşınmazda ikamet ettikleri, taşınmazın evlilik birliği içinde fiilen aile konutu olarak kullanıldığı, taraflar arasındaki boşanma davasının kesinleştiği, evlilik birliğinin hukuken sona erdiği, davacının aile konutu şerhinin terkini talebinin Erdemli Tapu Müdürlüğü'nün 11.04.2022 tarihli kararı ile reddine karar verildiği davacının karara itiraz ettiği, Hatay 12....

Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa da aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh “kurucu” değil “açıklayıcı” şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, “emredici” niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir....

UYAP Entegrasyonu