WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi _K A R A R_ Davacı, 89 ada 22 parselin aile konutu olduğunun tapu kütüğüne Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca "aile konutu" şerhinin işlenmesini ve taşınmaz aile konutu olduğundan kendi rızası sağlanmadan davalı lehine konulan ipotek şerhinin terkinini istemiş bulunduğundan hükme yöneltilen temyiz itirazları incelenmek üzere dosyanın Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava; aile konutu olan taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulması isteğine ilişkindir (TMK m. 194). İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar davacı kadının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olması halinde tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasına, taşınmazın tapusunun davalı adına kayıtlı olması halinde 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir....

nun ailesinin destek olduğu, devredilen taşınmazın muris ve eski eşin oturduğu aile konutu olduğu, murisin vefat tarihi ile dava tarihi arasında uzun zaman geçtiği, davacının murisinin vefatı ile dava tarihi arasında yaklaşık 16 yıl bulunduğu, davacının Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/679 E. sayılı dosyası ile murisin son eş ve çocuklarına karşı muvazaa iddiası ile dava açtığı, ancak davalılar ve murisleri ... ...'e davayı yöneltmediği, davacının belirlenen sürede muvazaa iddiasında bulunmadığı, her ne kadar muris muvazaası dosyalarında hak düşürücü süre ve zaman aşımı def'inin ileri sürülmesi mümkün değil ise de uzun süre sonra hakkın kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirileceği, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ç....

bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz."...

Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2013 tarih 2013/109 değişik iş sayılı kararı ile; “aramanın nedenini oluşturan fiil olarak sadece 2911 sayılı yasanın gösterildiği, bunun dışında ne tür bir ihbar ve şikayet olduğunun ortada ne tür bir makul şüphe olduğunun gösterilmediği” gerekçesiyle arama kararın kaldırılmasına karar verildiğini, arama kararının Kanun’da belirtilen nitelikleri taşımadığını, gerekçeden yoksun olduğunu, arama işleminin de usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığını, müvekkiline isnat edilen fiilin 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve görevli memura direnme olması nedeniyle bu suçlamalara ilişkin delillerin fiilin gerçekleştiği yerde aranması gerekmesine rağmen, evde yapılan arama ile delil arandığını, arama işlemi sırasında soruşturma ile ilgisi olmayan kişilerin odalarının ve özel eşyalarının arandığını, zorunluluk ve ölçülülük kriterlerinin açıkça ihlal edildiğini belirterek, mahkeme tarafından kaldırılan arama kararı ve bu karara istinaden yapılan arama işlemi nedeniyle 20.000...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tapu İptali-Tescil- Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Karar tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespit edilmesi doğru ise de, tarafların hükümden sonra 12.1.2009 tarihinde boşandıkları anlaşılmaktadır. Evlilik boşanma ile sona ermekle bu talep yönüyle davanın konusu kalmamıştır. Bu nedenle taşınmazın aile konutu olarak tescil edilmesi doğru değildir....

Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi “konulmuş olmasa da” eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa dahi aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh “Kurucu” değil “Açıklayıcı” şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, “Emredici” niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “Belirli olan” bir işlem için verilebilir....

Aile Mahkemesine başvurması üzerine anılan Mahkemece 06/09/2019 tarihli ve E.......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, aile konutu olduğu iddia edilen taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına ilişkin olup, mahkemece tarafların evlendikten sonra Yeni ...'da yaşadıkları, dava konusu taşınmazı Türkiye'ye tatil amaçlı geldikleri sırada kullandıkları, bu sebeple taşınmazın aile konutu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Toplanan delillerden, davacı ile davalı ...'...

Emsal Hukuk Genel Kurulu kararında yer alan yerel mahkemenin “direnme gerekçesinde” açıkça belirtildiği üzere TMK m. 194 hükmü ile eşlerin fiil ehliyetine getirilen sınırlama aile konutuna şerhin konulması ya da konulmaması koşuluna bağlanmadığı gibi işlem tarafı olan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmamasının da herhangi bir önemi bulunmamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesine göre, “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları smırlayamaz.” Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi “konulmuş olmasa da” eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa dahi aile konutudur....

UYAP Entegrasyonu