İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının, erkeğe onur kırıcı ve hakaret içeren sözler söylediği, kadının müşterek konutu habersizce terk ederek özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, kadının çocuklara kötü davrandığını, bu haliyle kadının tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki düzenlenmesine, çocuk yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, erkek yararına 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....
Aile Mahkemesinin 2011/60 D. İş sayılı dosyası ile sabit olduğu üzere davacının evin kilidini değiştirmek suretiyle eşini eve almadığını, önceki evliliğinden olan çocuklarına kötü davrandığını, evdeki huzursuzlukları işyerine taşıdığını, müvekkilinin profesyonel ressam olduğunu, ulusal ve uluslararası sergiler açtığını, davacının özellikle sergi dönemlerinde tamamen hırçınlaşarak eşinin sergi ve sanata ilişkin faaliyetlerini sabote etmeye çalıştığını, davalının evden kovulması nedeniyle aile mahkemesinden delil tespiti istemek zorunda bırakıldığını, ortak konutta emanet olarak bulunan paraların davacı eş tarafından izinsiz şekilde harcandığını, davacı tarafından açılan ve yargılaması yapılan tedbir nafakası davasında davacının kusurlu davranışlarının tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. ......
itibarıyla farklılıklar olduğunu, dava konusu işlemin sosyal devlet ilkesine aykırı olduğunu ayrıca söz konusu işlem ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde düzenlenmiş olan yaşam hakkı ile özel ve aile hayatına saygı hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmektedir....
İstinaf Nedenleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın hukuki ehliyeti bulunmadığını, kandırıldığını, aile konutu devredilirken eşin muvafakati alınmadığını, mirasbırakanın iradesinin varlığından ve mal paylaştırmasından söz edilemeyeceğini, gerçek iradesini yansıtmadığını (ölünceye kadar bakma ve bakılma iradesi zaten bulunmadığını) bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6....
da tarafların 2 sene önce anneler gününde baba evine geldiğini ve tarafların bir daha bir araya gelmediğini doğruladığı, tanığın davacı-davalı tarafından ilk açılan boşanma davasında verilen feragat dilekçesinden sonra olan olaylara ilişkin beyanlarının ise soyut mahiyette olduğu, davacı-davalı tarafından dayanılan vakıaların ispatlanmadığı, ancak davacı - davalı kadın eşin not bırakarak geçerli bir neden olmaksızın evi terk ettiği dosya kapsamında toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile kanıtlandığı, sonuç olarak not bırakarak geçerli bir neden olmaksızın evi terk eden davalı-davacı kadının tam kusurlu, davalı- davacı erkeğin ise kusursuz olduğunun anlaşıldığı, İlk derece mahkemesinin kusur tespiti maddî gerçeğe uygun olmadığından davalı-davacının kusur tespitine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinin boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının tam kusurlu, davalı-davacı erkeğin ise kusursuz olduğu şeklinde düzeltilmesine...
Taşınmazın aile konutu olması da davacının edinme tarihinden önce tesis edilmiş ipotek yönünden hukuki bir engel oluşturmamaktadır. İpotek ile sorumlu olunan borç miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bankacı bilirkişi ... raporunda özetle; Davalı Bankanın dava dışı...A.Ş....
Mahkemece, davacı-davalı ... tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı-davalının dava konusu araçla ilgili olarak 2.150 TL katılma alacağı olduğunun tespitine, bu alacağın davalı-davacı ...'den alınıp davacı-davalı ...'a ödenmesine, davacı-davalının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalı-davacı ...'nin karşılık davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı-davacının dava konusu edilen,...'deki taşınmaz için toplam 30.000 TL katılma alacağı, ...'daki taşınmaz için 6.850 TL katkı alacağının (değer artış payının) olduğunun tespiti ile bu alacağın davacı-davalı ...'dan alınarak davalı-davacı ...'ye ödenmesine, davalı-davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, tarafların katılma alacaklarının TMK'nun 236/1. maddesi gereğince takas edilmesi ile sonuçta 27.850 TL katılma alacağı ile 6.850 TL katkı alacağı (değer artış payından oluşan) toplamı 34.700 TL alacağın 22.05.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacı-davalı ...'...
araştırma tutanağına göre kadının, posta dağıtıcısı olduğu ve asgari ücretin üzerinde gelirinin olduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği ve kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ortak çocuğun ihtiyaçları, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak az olduğu, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarının ise yeterli olduğu belirtilerek; davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı-karşı davacı kadın vekilinin ise kısmen istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu kısımlar yönünden tekrardan esas hakkında hüküm kurulmasına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun tespiti ile İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesine, kadın yararına tarafların...
İncelenen dosya kapsamından; Eşini tasarlayarak öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilen ve re'sen temyize tâbi olan hükmün sanık müdafii tarafından da temyizi üzerine Özel Dairece, somut olayda tasarlamanın şartlarının olmadığı ve bozmada belirtilen eksiklikler giderildikten sonra haksız tahrikin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş, Yerel mahkeme ise, bozmadan sonra tensiple haksız tahrikin değerlendirilmesi amacıyla maktulün evi terk ettiği dönemde bir sığınma evinde kalıp kalmadığının tespiti için İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne yazı yazılmasına, UYAP kayıtlarından maktulun açtığı boşanma davası olduğu anlaşılan ... Aile Mahkemesinin 2010/783 esas sayılı dosyasının incelenip iade edilmek üzere istenilmesine, maktulün adına kayıtlı telefonların tespiti için cep telefonu operatörlerine yazı yazılmasına karar vermiş, gelen yazı cevaplarından sonra tasarlamanın şartlarının olup olmadığıyla ilgili olarak "... sanığın maktul eşi ...'...
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu işleme dayanak alınan konutun davacının eşi adına 21.07.2023 tarihinde satın alınmış olduğu, depremde hasar gören konutu dışında başkaca bir konutunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, afet nedeniyle yıkılmış veya oturulamayacak derecede hasar gören konutu bulunan afetzedenin, kendisine veye eşine ait o yerde müstakil hasarsız başka bir konutunun bulunmaması koşulunun afet tarihi itibarıyla aranması gerekeceğinden, olayda, davacının hak sahibi olarak kabul edilmemesine neden olan hasarsız konutun deprem tarihi itibarıyla mevcut olmadığı, deprem tarihi olan 06.02.2023 tarihinden sonra 21.07.2023 tarihinde satın alındığı görüldüğünden, davacının eşinin aynı yerde hasarsız başka konutu bulunduğu gerekçesiyle davacının hak sahipliği başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir....


