WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, "Davacı erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, eşine küfür ve hakaret ettiği, davalının evden ayrılması amacıyla müşterek konutu eşine sormadan sattığı, buna karşılık davalı kadının eşine ve ailesine hakaretlerde bulunduğu, müşterek konuta kocanın ailesinin gelmesini istemediği, kocanın ailesine ziyaretlere gitmediği ve kayın pederinin cenazesine katılmadığı" kabul edilerek evlilik birliğinin davacının ağır kusurlu davranışları sonucu temelden sarsıldığı gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı aleyhine boşanma davası açtığını, davadan önce müşterek konutu terk etmek zorunda kaldığını, düğünde takılan ziynet eşyalarının davalı ile yaşadıkları müşterek konutta kaldığını ileri sürerek, düğün merasimi sırasında takılan 40 gr. ağırlığında iki adet ... bilezik ile, 30 adet çeyrek altın ve 5 adet yarım altın'ın aynen bunun mümkün olmaması halinde ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla ödeme günündeki bedellerinin tespiti ile şimdilik 11.620,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....

davacının dava konusu ipotek sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile taşınmaz üzerindeki 29.08.2007 tarihli ve ... yevmiye nolu işlem ile tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....

Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır. Somut olayda, dosya kapsamındaki delillerle davalı erkek eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğu ispatlanamamıştır. Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi ... olmakla beraber, boşanma davası açmakla ayrı yaşama hakkı kazanan davacı kadına çocuklarıyla beraber ortak konutu terk ettiği kusurunun yüklenmesi ... olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla ... bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1....

Ltd.Şti.nin tarafı olduğu genel kredi sözleşmesine ipotekten dolayı davacının dava açmasında hukuki yararının ve aktif husumet ehliyetinin bulunmasına, kefalet ve ipotek farklı farklı hukuki kurumlar olup, geçerli olmaları için gerekli şekil şartları ve sağladıkları teminatın niteliğinin farklılık arzetmesine, taraflar arasında ipotek sözleşmesi bulunduğu hususlarının sabit olup, davacının hissedarı olduğu ipotek tesisi kurulan taşınmazların tarla vasfında oldukları ve aile konutu mahiyetinde olmadığından, eş rızasının aranmayacağının, tapuda resmi ipotek senedi ile kurulan ipoteğin ve ipoteğin paraya çevrilmesine dayalı icra takibi üzerine ipoteğin geçerli olduğunun anlaşılmasına, asıl borçlu ve davacının ihtarname ile temerrüde düşürülmesi karşısında davalı alacaklı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesine dayalı icra takibi başlatmasında ve ipotek borcunun davacı tarafından ödenmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı vekili tarafından her ne kadar davanın süresinde açılmadığı iddia edilmiş ise de; ilgili istinaf dairesi ile yapılan yazışma sonucunda iddia edilen tapu kaydının istinaf başvuru dilekçesi ekinde bulunmadığının bildirilmesi karşısında şikayetin 103 davetiyesinin tebliğ tarihinden itibaren süresinde olduğunun anlaşıldığı, mahkemece şikayete konu taşınmazın borçlunun haline münasip evi niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından ekonomik ve sosyal durum araştırması ile taşınmaz başında keşif yapıldığı, bilirkişi kök ve ek raporlarında dava konusu mesken niteliğindeki taşınmazın keşif tarihi itibariyle değerinin 1.650.000,00 TL olduğu, davacının eşi ile birlikte iki çocuğu ve annesi ili birlikte bir aile olduğunun kabulü halinde ve şikayetçi borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin araştırma sonuçları da nazara alınarak taşınmazın bulunduğu yer dışında başka mahallelerde yer...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminin tasfiyesi ... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair ... 1. Aile Mahkemesinden verilen 08.06.2011 gün ve 459/629 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeni ile davalının 34 yıllık evli olduklarını, ... 1....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin cevap dilekçesinde hala eşini sevdiğini söylemekle kadının tüm kusurlarını affetmiş sayılacağı, bu nedenle kadına kusur verilmemesi gerektiği halde verilmesinin hatalı olduğu, kadının ise iddialarını ispatlayamadığı anlaşıldığından boşanma talebinin reddinin, kadın için tedbir nafakası verilmesi ve miktarının doğru olduğu, dava tarihinden itibaren çocukların baba yanında kaldığı, çocuklar için tedbir nafakası verilmemesinin doğru olduğu gerekçesi ile kadının kusura yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile tarafların kusursuz olduğunun tespiti ile kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, sair istinaf taleplerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A....

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin akaryakıt istasyonu işi için davalı şirket ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, ilgili sözleşme gereğince aile konutu üzerine davalı lehine 150.000-TL bedelle ipotek tesis ettirdiğini, sözleşmenin kurulmasından bir süre sonra müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından bayilik sözleşmesinin fesh edildiğini, feshin noter ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini, ayrıca bedelsiz kalan ipoteğin kaldırılması için de davalı tarafa ihtar gönderildiğini, bunun üzerine davalı tarafça müvekkili aleyhine afaki borç miktarlarını içeren yazı ve fatura gönderildiğini, müvekkilinin bu alacaklara itiraz ettiğini, davaya konu ipoteğin de aile konutu üzerine konulmuş bir ipotek olduğunu ve müvekkilinin eşinden muvafakat alınmadan yapılan bu ipotek işleminin aslen geçersiz olduğunu beyan ederek müvekkilinin davalıya borcu...

Mahkemece “..davalının kapıcılık hizmeti karşılığı kapıcı dairesinde oturduğu, kesinleşen karar ile kapıcılık hizmetini verenin davalının eşi olduğu ve aradaki hizmet akdinin 31.12.2008 tarihinde sona erdiği, kira sözleşmesinde kiracı konumunda olan tarafın davalı olduğu ancak kapıcı dairesinin aile konutu olarak kullanılması sebebiyle husumette hatanın olmadığı, hizmet akdinin bittiği tarih itibarı ile oturmaya devam eden davalıdan 300,00 TL kira ödenmesinin istenmesinin haklı olduğu, sözleşme eski tarihli olmasına rağmen kira bedelinde arttırıma gidilmediğinden istenilen tarihler arası kira bedeli tespitinde hukuki yarar görülmemiş, kira sözleşmesi kapıcı dairesine ilişkin olup kapıcılık görevi sona erdiğinden..” bahisle 660,00 TL kira alacağının tahsiline ve tahliyeye karar verilmiştir. 1- Dosya kapsamına, mevcut delil durumuna göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacının alacağa ilişkin temyiz itirazına gelince...

UYAP Entegrasyonu